BENİM İÇİN YAŞA

20. Bölüm: "Mutluluğa Düşen Gölge"

Yazar:

BENİM İÇİN YAŞA – Elif Yavuz kitap kapağı
BENİM İÇİN YAŞA – Elif Yavuz kitap kapağı

20. Bölüm: “Mutluluğa Düşen Gölge” “Ben babamı sadece fiziken kaybettim. Aslında hayat, sevdiğin bir insanı kaybettirirken tamamen kaybettiğini sandığın insanı da tekrar bulduruyor.” Zihnim, Eymen’in az evvel söylediği sözlerin ne anlama geldiğini bulmak için hummalı bir çalışma yürütürken ben ona ufak bir şaşkınlıkla bakıyordum. Duyduğum bu cümleler, onun beni daha önce de tanıdığı düşüncesine iterken bir yandan da neden bunda kendime pay çıkardığımı sorguluyordum. Söylediği her cümleye adımın gölgesini düşürüyordum. Çünkü ağzından çıkan her sözün benimle ilgili olmasını istiyordum. Burada, bu hastanede onunla vakit geçirdikçe birbirimize daha da yakınlaşıyorduk. Ben artık Eymen’in kalbinin eşiğinde beklemiyordum. Onun beni kalbinin eşiğinden içeri aldığını düşünüyordum. En güzeli de bunu bana hissettiriyordu. Bazen bir şey söylemesine bile gerek kalmıyordu; tek bir bakışı, beni zaten seneler evvel kalbine aldığını düşündürüyordu. O gün beni o kazadan kurtardıktan sonra onunla aynı okulda okuduğumuzu öğrendiğimde ona karşı özel bir ilgim oluşmaya başlamıştı. Onu spor salonunda antrenman yaparken, kantinde arkadaşlarıyla neşe içinde sohbet ederken ya da bahçede yalnız otururken hep izlemiştim. Ama onu bir kere bile bana bakarken görmemiştim. Benim farkımda bile değildi. Peki neden böyle cümleler sarf ediyordu? Neden ben her sözü üzerime alıyordum? Onu izlerken ona karşı hisler beslemeye başlamıştım ve bu hisler zamanla içimde çığ gibi büyümüştü. Sonunda ona âşık olmuştum. Şimdi ise ona çok âşık bir kızdım. Şu an ona bakarken ne demek istediğini sormayacaktım. Çünkü bu anın büyüsünü bozmak niyetinde değildim. Her şeyin bir zamanı vardı, öyle değil mi? Üstelik beni önceden tanıyor olsun ya da olmasın, ben şu anımızdan oldukça memnundum. Olmam gereken yerde, onun yanındaydım. Onun güzel kahvelerinin derinliğinde kaybolacak kadar da yakındım ona. Önemli olan da bu değil miydi zaten? Ben Eymen’e bakmayı sürdürürken o kafasını yana çevirip kolunu komodine uzattı. Üzerindeki suyu alıp bana uzattı. “İçer misin?” diye sordu. “Hayır, teşekkür ederim.” Suyu nazikçe reddettiğimde kafasını olumlu anlamda salladı. Elindeki pet bardağın ambalajını açmak üzereyken kapı çalındı ve içeri Sevda abla, onun arkasından da Aleyna girdi. Aleyna’yı gördüğüm an huzursuz oldum ve sıkıntılı bir nefes verdim. Eymen bana kısa bir bakış atıp elindeki sudan bir yudum aldıktan sonra bardağı yerine koydu. “Merhaba gençler.” Güler yüzüyle yatağın ucuna gelen Sevda ablanın yanında Aleyna da yerini aldı. “Merhaba abla.” Eymen Sevda ablaya karşılık verirken ben dik dik Aleyna’ya bakıyordum. İşin tuhafı, onun da gözleri Eymen yerine beni hedef almıştı. Fakat onun bakışları benimki gibi sert değildi. Aksine yumuşaktı. Üstelik hâlâ Eymen’e bakmamıştı. Ne olmuştu bu kıza böyle? “Eymen, senden bir miktar kan almaya geldik.” Sevda ablanın sesiyle gözlerimi Aleyna’dan çekip ona odaklandım. Yapacakları işleme kolaylık sağlamak için yerimden kalktım. Yatağın çevresini dolanarak yanındaki sandalyeye oturdum. “Abla,” dedi Eymen, Sevda ablaya muzip bir şekilde bakarak. “Böyle zamanlarda sizi hemşire değil de vampir gibi görüyorum.” “Bunu bayıla bayıla yapmıyoruz tabii ki, Eymen. Bir takım testler için gerekli.” Sevda abla elindeki tıbbi malzeme tepsisini mini masaya koyduktan sonra devam etti. “Gören de kanını içiyoruz sanır.” Daha sonra yüzünü tuhaf bir hâle büründürüp kafasını iki yana salladı. “Tövbe tövbe… Nasıl konuşturuyorsun insanı Eymen ya?” Eymen sırıtırken benim bakışlarım tekrar Aleyna’ya kaydı. Dakikalardan sonra ilk defa dudaklarında ufak bir tebessüm belirdiğini ve Eymen’e baktığını fark ettim. Bu kez ona kızmadım. Kıskançlık bedenimi esir almadı. Çünkü Aleyna, Eymen’e ilk defa beğeniyle değil, sıradan bir hasta gibi bakıyordu. Bakışları mesafeliydi ve bu beni oldukça memnun etmişti. “Eymen, istersen kanını Aleyna alsın.” Eymen Aleyna’ya kısa bir bakış attıktan sonra tekrar Sevda ablaya döndü ve başını sallayarak onu onayladı. Aleyna da Eymen’in izin vermesiyle…

Bölümün tamamını WritePad'de oku