BENİM İÇİN YAŞA

2. Bölüm: “Yıllardan Sonra İlk Defa”

Yazar:

BENİM İÇİN YAŞA - Elif Yavuz kitap kapağı
BENİM İÇİN YAŞA kitap kapağı

2. Bölüm: “Yıllardan Sonra İlk Defa” Kalbinizdeki umut ışığı hiç sönmesin. Yüreğimin topraklarına umut tohumları ektim. Onları sevgimle ve şefkatimle sulayacağım. O tohumlar yeşerip çiçek açtığında, o çiçekleri umutları elinden alınmış insanların ellerine bırakacağım. O eller yeniden buram buram umut kokacak, o koku yüreklerine kadar işleyecek. Ben sadece bunu istiyorum. Hepsi bu… Bugün hastaneye gitmek için her zamankinden erken kalkmıştım. Normalde annem beni yataktan kazıya kazıya kaldırırdı ama bu sabah gözlerimi kendim açmıştım. Sanırım heyecan beni doğru düzgün uyutmamıştı. Aynadaki yansımama bakarken bir yandan da aynı cümleyi tekrar edip duruyordum. “Her şey yolunda gidecek.” Saçlarımı parmaklarımla geriye doğru tarayıp aynadaki hâlime son bir kez baktım. Ardından yatağın üzerindeki çantamı omzuma takarak odanın kapısını usulca açtım. Kapıyı sessizce kapatırken abim de odasından çıktı. Bir yandan kravatını bağlamaya çalışıyor, bir yandan da bana doğru yürüyordu. Yüzümde kocaman bir gülümsemeyle ona doğru ilerledim. “Günaydın.” Bana şaşkın bir ifadeyle baktı. “Günaydın.” Kendi kendime uyanmamı beklemediği her hâlinden belliydi. “Peçete verin. Gözyaşlarımı sileceğim.” Abimin alaycı sözleri karşısında boş gözlerle ona baktım. “Sebep?” Aslında cevabı biliyordum. Yamuk bağladığı kravatını bırakıp elini kumral saçlarının arasından geçirdi. “Sebebi belli değil mi kızım? Normalde annem seni uyandırmak için neler çekiyor. Kendi kendine kalkmış olman beni duygulandırdı.” Gülerek gözlerimi devirdim. Elimi heyecanla kalbimin üzerine koydum. “Heyecandan uyuyamadım ki abi. Bugün hastanedeki ilk günüm olacak.” Abimin yüzündeki gülümseme yavaşça silindi. Bir adım atarak aramızdaki mesafeyi kapattı. Omzuma dökülen saçlarımı nazikçe geriye itti ve gözlerimin içine baktı. Saklamaya çalıştığı endişe sonunda yüzüne de yansımıştı. “Kendini çok kaptırmak yok, tamam mı fıstık? Az buz şeyler yaşamadık biliyorsun. Ne kendini ne de bizi üz.” Onların bu korkusunu anlayabiliyordum. Benimle birlikte onlar da çok şey yaşamıştı. Yine de aynı nasihatleri tekrar tekrar duymaktan biraz sıkılmıştım. Yalan yok. Bir şey söylemeden onu rahatlatmak istercesine gülümsedim ve başımı salladım. Sonra elimi kravatına uzatıp düğümünü düzelttim. “Bir türlü öğrenemedin şunu bağlamayı.” “Sen ne güne duruyorsun? Bağla işte. İşin ne?” Başımı iki yana salladım. “Her zaman yanında ben olmayacağım, biliyorsun değil mi abicim?” Yüzüme muzip bir ifade yerleştirip devam ettim. “Neyse canım… Benden sonra Aslı abla halleder artık.” Gözlerini devirdi. “Ben de diyordum bu konuya ne zaman geleceğiz.” İşaret parmağıyla burnuma dokundu. “Beni evlendirmeye pek meraklısın.” Küçük bir çocuk gibi omuz silktim. “Ben artık görümcelik yapacağım bir yenge istiyorum.” Sonra ellerimi dua eder gibi açtım. “Çok şey mi istiyorum Allah’ım?” Abim gülerek başını iki yana salladı. “Senden korkulur vallahi.” Ben de tek kaşımı kaldırıp “Ne sandın?” der gibi baktım. Güldü. Ardından kolunu omzuma atıp birlikte mutfağa doğru yürümeye başladık. Mutfağa yaklaşınca kolunun altından sıyrılıp portmantoya yöneldim. Bana soru sorar gibi bakınca açıklama yaptım. “Kahvaltıyı okulda kızlarla yapacağız. Annemin haberi var.” Başını anlayışla salladı. “Görüşürüz.” Ayakkabılarımı giyerken ben de gülümsedim. “Görüşürüz.” Ayakkabılarımı giydikten sonra kapıyı açıp kendimi dışarı attım. Sabahın erken saatleri olduğu için hava henüz tam anlamıyla ısınmamıştı. Hafifçe ürpererek ceketimi üzerime biraz daha çektim ve yürümeye başladım. Bahçe kapısından çıkıp kaldırıma adım attığım anda bir an duraksadım. Kendi kendime verdiğim bu kararla birlikte durağa doğru yürümeye başladım. Rüzgârın yüzüme savurduğu saçlarımı elimle geriye itip gözlerimi yola çevirdim. Tam o sırada cebimdeki telefon titredi. Telefonumu çıkarıp ekranın kilidini açtım. Kızlarla kurduğumuz WhatsApp grubundan mesaj gelmişti. Gülümseyerek sohbeti açtım. NaDiSe WhatsApp Grubu Naz: Nerdesin Didem? Didem: Duraktayım. Direkt hastaneye gideceğim. Naz: Oha kızım…

Bölümün tamamını WritePad'de oku