BENİM İÇİN YAŞA

1. Bölüm – İlk Adım

Yazar:

BENİM İÇİN YAŞA - Elif Yavuz kitap kapağı
BENİM İÇİN YAŞA kitap kapağı

Bölüm – İlk Adım “İyi düşündün mü kızım?” Akşam yemeğinin sonuna yaklaşmıştık. Masayı dolduran çatal bıçak sesleri, yaklaşık on dakikadır süren sessizliğin tek hâkimiydi. Babamın tok sesi o sessizliği usulca böldüğünde elimde tuttuğum çatalı yavaşça tabağımın kenarına bıraktım. Başımı kaldırdığımda annemle abimin gözleri bana çevrilmişti. İkisi de ağzımdan çıkacak cevabı bekliyordu. Ben ise yalnızca babama bakıyordum. “Evet baba,” dedim kararlı ama yumuşak bir sesle. “İyice düşündüm. Bunun hem bana hem de onlara iyi geleceğine karar verdim.” Babamın yüzündeki ifade neredeyse hiç değişmedi. Yalnızca dudaklarının kenarında beliren belli belirsiz çizgi, içini kemiren endişeyi ele veriyordu. Onu tanımayacak kadar yabancı değildim. Yılların verdiği alışkanlıkla, gözlerinden geçen en küçük duyguyu bile okuyabiliyordum. Gözlüğünü çıkarıp peçeteyle silmeye başladı. Bakışlarını benden kaçırması, aslında söylemek istediği çok şey olduğunun en açık göstergesiydi. “Kızım…” Annemin sesini duyar duymaz yüzümü ona çevirdim. “Anne lütfen,” dedim nazikçe sözünü keserken. “Şu an itirazlarınıza değil, yanımda olmanıza ihtiyacım var.” Yüzüne sıcacık bir gülümseme yayıldı. Elini sessizce bana uzattı. Hiç tereddüt etmeden avucuma bıraktım elimi. Parmaklarını usulca kapatarak elimi kendi sıcaklığının içine aldı. “Biz her zaman yanındayız güzel kuzum.” Sonra başını babama çevirdi. “Değil mi Melih?” Sesinde yumuşak ama kararlı bir otorite vardı. Babama kızmıyor, sadece ona beni hatırlatıyordu. Onların birbirine bakışını izlerken içim istemsizce ısındı. Çocukluğumdan beri sevgiyi, saygıyı ve huzuru onların evliliğinde görmüştüm. Bir gün evlenirsem, eşimle aramdaki bağın da onlar gibi olmasını dilerdim hep. Birbirine ses yükseltmeden anlaşabilen, sevgisini küçük hareketlerle gösterebilen iki insan… Babam gözlüğünü yeniden taktı. Bu kez doğrudan bana baktı. Ben de bütün masumiyetimi toplayıp ona yavru köpek bakışları attığımda daha fazla direnemedi. Dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı. Başını yavaşça sallayarak onay verdi. O an içimdeki sevinç öyle büyüdü ki yerimde duramadım. Sandalyeden hızla kalkıp arkasına geçtim. Kollarımı boynuna doladım. “Teşekkür ederim baba.” Babam iki eliyle kollarımı sıvazladı. “Mutlu ol yeter.” Başımı kaldırıp abime baktım. O da bana göz kırparak gülümsedi. Ben de ona abartılı bir öpücük gönderdim. “Neyse millet,” dedim neşeyle, “ben gidip biraz ders çalışayım. Malum, üniversite öğrencisiyim. Dersler desen ayrı bir dünya.” Annem kaşlarını kaldırdı. “Hiç ‘Anama yardım edeyim de bu gece bulaşıkları ben yıkayayım.’ deme evladım. Koca elinde ne yapacaksın ben bilmiyorum.” Sanki hiçbir şey duymamış gibi davranarak arkamı döndüm. Tam odama yöneliyordum ki abimin sesi arkamdan yetişti. “Allah kocasına sabırlar versin. Şimdiden acıyorum adama. Zavallı.” Omzumun üzerinden dönüp ona baktım. Dilimi çıkarınca kahkahasını tutamadı. Başını iki yana sallayarak gülümsedi. Tam anlamıyla umutsuz vaka der gibiydi. Ben de gülümseyerek odama doğru yürümeye devam ettim. Kapıyı usulca kapatınca evin sesleri geride kaldı. Çalışma masama ilerledim. Sandalyeyi hafifçe geriye çekip oturdum. Parmak uçlarım masa lambasının düğmesine dokunduğu anda oda, göz yormayan yumuşak bir loşluğa büründü. Parlak ışıkları hiçbir zaman sevmezdim. Loşluk bana hep huzur vermişti. Sanki düşüncelerim, karanlığın o sakin kollarında daha rahat nefes alabiliyordu. Önümde üst üste duran ders kitaplarına baktım. PDR okuyordum. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik… İnsan ruhunu anlamayı öğreniyorduk ama bazen kendi ruhumu anlamakta bile zorlanıyordum. Dersler ağırdı. Yoğundu. Bazen saatlerce çalışmadan yetişmesi mümkün değildi. Bir süre kitapları öylece izledim. Sonra derin bir nefes verdim. “Bu gece benimle değilsiniz.” Kendi kendime mırıldanırken istemsizce güldüm. İvana Sert edasıyla söylediğim bu cümleyi annem duysa muhtemelen uzun bir nutuk dinlemek zorunda kalırdım. Kitapları kapatıp masadan kalktım. Yatağıma geçtim. Pikeyi üzerime çektim. Sırtımı başlığa yaslayıp kollar…

Bölümün tamamını WritePad'de oku