BELKİ DÖNERSİN KAYBOLMADAN

SÜTLAÇ

Yazar:

BELKİ DÖNERSİN KAYBOLMADAN – şarap kitap kapağı
BELKİ DÖNERSİN KAYBOLMADAN – şarap kitap kapağı

"Vicdanın kulaklarını tıkamış olsa da, imgelerin hepsi sana" Çok değil, hayatınızda bir saniyenin bile fazlasıyla önemli olduğuna şahitlik ettiğiniz anlar olacak. O bikaç saniye içinde ya da birkaç dakika hiç fark etmez; sizi uçsuz bucaksız bir karanlığa sürükleyebilirdi. Ayrıca bilmelisiniz ki bunların önemini ben size söylediğimde ne de bambaşka filozoflarda okuduğunuzda anlayamacaksınız, farkına varamayacaksınız. Yalnızca yaşayınca o hissi derinlerinizde yutacak ve insanların alışkanlık ettiği şekilde yanlışlarınıza, yalanlarınıza ve hatalarınıza "tecrübe" diye hitap edeceksiniz. Acıyı indirgemek mi, yoksa vicdanı rahatlatmak mıdır bu bilemem. Fakat, her hata veyahut her yanlış tecrübe değildir. Evrensel ahlak ve etik kurallarının dışına çıktığınızda yaptığınız hatanın insan gözünde tecrübe denilemeyecek kadar aşağılık şeyler olduğunu anlıyor olacaksınız. Sadece yaşayın ve izleyin hayatınızı kanlı gözlerinizle çoğu zaman ya da çürümeye yüz tutmuş, üstü ekşimiz vicdanlarınızla. Her şeyi kendi ellerinizle mahvedişinizi keyifsizce izleyin... Tuna iki yana salladı kafasını, sanki "keşke söylemeseydim" der gibi bir hava takınmıştı mimikleri. Dik bakışlarımın hala üzerinde oluşu ve yüzümdeki mimikler gerilimini daha da arttırmış, kalp atışlarını muhtemelen optimum seviyede yaşıyor olmalıydı. Tükürüğümün boğazımdan akıp gitmesini beklerken bakışlarımı küçük balkonumdaki manzaraya çevirdim. Duvara yaslanıp cebimde kalan son dal sigaramın ucuna ateşini değirdim. Tuna`nın gözleri kızarmış, tepkisizliğime karşı pasif agresif bir tavır takınmıştı. En sonunda dayanamayıp nefesini verdi ve ayağa kalkmaya yeltendi. "Ne için yapacağız?" Diye sordum sonunda. Birini öldürebilmek, bir hayata son verebilmek göründüğü kadar zor değildi, vicdan sahipleri için. Kendimi bildim bileli iyi bir genç, iyi bir insan olmuştum. Şimdi yeni "suçlu" yaşamım taşıdığım vicdana bile ağır gelmişken benden rica ettiği şeyi nasıl yapardım emin bile değildim. Ama içimden bir ses hala kabul etmemi söylüyordu bana. İçimde insanlara ve çevreye karşı nedensiz biriken kinini durduramıyordum. Bana baktı birkaç dakika ve kalktığı yere tekrar oturdu. Masada yarısı dolu olan su bardağına dikti ela gözlerini. "Adalet, her zaman tam anlamıyla işlemiyor." "Ve bu iş bize kaldı öyle mi?" Dedim gülmeyle karışık, lafını kestiğim için ufak bir bakış attı bana. Ardından devam etti: "Cevabın hayır ise hayır de ben de gideyim." Bu durumdan sıkışmış gibiydi. Boğazındaki düğümü hissettiriyordu hafiften, gözleri daha çok dolmuş gitsem de kurtulsam diyordu. Pişman etmiştim onu söylediklerinden. Hiçbir şey yapmadan hem de. "Duymak istediğin buysa, cevabım evet" dedim yüzüne bir rahatlık gelmesi için. "Sadece net bir açıklama istiyorum." Kafasını eğdi yavaşça. "Yaşattıklarının acısını çeksinler istiyorum..." Susmasını istediğimden elimle sus işareti yaptım. Bana baktı ve devamını getirmedi. Yaslandığım duvardan ayrıldım. "Eğer bu yaptığın şey bir tuzaksa çocuk..." Dedim tehditvari sesimle. Oysa hiç içimden gelmemişti, görünüşümün verdiği bir cesaret ve güç vardı üzerimde. Düzenli bir hayatım varken kendime vakit ayırabileceğim farklı alanlar olmuştu şimdi ise onun ekmeğini yiyordum. Ona kıyasla yapılı bir vücudum ve uzun bir boyun vardı, muhtemelen 4 yaş kadar da büyüktüm ondan. Karşımdaki de cılız bir tip olduğundan onu korkutmam daha kolay oluyordu, vücutta salgılanan haz hormonlarımı bu şekilde tatmin ediyordum. İnsanlar olarak hep zayıf gördüğümüz ne varsa ezme eğilimindeyiz. Bizi insan yapan en iğrenç şey de bu işte. Kafasını iki yana salladı hafifçe. "Sadece yardım istiyorum, bunu kendi başıma daha fazla saklayamıyorum. Bu derde ikinci bir omuz arıyorum" diye devam ettiğinde içindeki şey her ne ise ona çok acı verdiğini, bugün yaşadıklarımdan kaynaklı olsa gerek anladım hemen. "Öyle bakmayı bırak da konuş, ortamı germekten başka bir şey yapmıyorsun." Dik bakışlarımın ardından ona bakarken kafamı onaylar anlamda salladım "telefon kullanmayacağız" "İsimler, bilgiler... Ne varsa hepsi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku