Beklenmeyen Misafir

BÖLÜM 1: KİM MAKARNA SEVER?

Yazar:

Beklenmeyen Misafir - Çınar kitap kapağı
Beklenmeyen Misafir kitap kapağı

Karların lapa lapa yağmasını izlerken kulaklığımda çalan şarkıya mırıldanarak eşlik ediyordum. “To all of you American girls in the movies.” “No one can tell where your heart is” “American girls dollies.” Kulaklığımın bir anda kulağımdan ayrılmasından sonra yanımdaki Kendrick’e döndüm. “Ver şu kulaklığı Kendrick!” Kendrick ciddi bir şekilde yüzüme bakarken yola döndüm, minibüs yavaşlamış ve bir dağ evinin kenarına park etmeye hazırlanıyordu,” İki saattir sana sesleniyoruz duymayınca kulaklığını almak zorunda kaldık kusura bakma artık.” “Jason ucuz olsun diye nasıl bir minibüs kiraladın, bune ya camdan hava giriyor donduk!” Tiffany ellerini birbirine sürterken Jason gözlerini devirdi “Alt tarafı altı saatlik yol Tiffy ne abarttın Tanrı aşkına, geldik zaten.” “Hayatım kusura bakma ama koltuklar taş gibi boynum kopacak ya.” diye söylenen Clara boynunu tutarak hafif inlemeler çıkarıyordu “Söylenmeyin ya, geldik işte.” diyip arabayı durduğunda hepimiz yavaş yavaş elimize çantalarımızı alıp neredeyse kırk yıllık olan minibüsten indik. Lily önüne düşen kahküllerini bir eliyle yana doğru attı. “Jason açar mısın şu kapıyı ? Belim koptu ya.” Jason herkese bakıp göz devirirken anahtarları gözümüzün içine sokarak kapıya doğru ilerledi ve zorlu geçen bir kaç saniyenin ardından kapıyı açtı. Hepimizin burnuna vuran o eski eşya kokusu beyin fonksiyonlarımızın ölmesine sebep oldu. Madison yavaşça eve girip dolaşırken bize döndü “En son buraya geleli 2,5 yıl falan olmuştur değil mi?” diye sorduğunda Clara hariç hepimizin suratı buz kesti. “Siz buraya daha önce geldiniz mi?” diye soran Clara’ya karşılık hepimiz neşemizi koruyarak olumlu yönde başımızı salladık. Arthur yavaşça Madison’un yanına ilerleyip kolunu onun beline sardığında hepimiz güldük, “Hadi ayrılın da hepiniz camları açın bari, bende elektrikleri açayım. Drew sende suyu açar mısın ya.” diye hepimize bir iş veren Jason Drew’un “Evet” manasında kafasını sallamasından sonra elektrik ve su işini halletmeye gittiler. Kendrick camları açarken Tiffany, Madison, Adrian ve ben koltukların üzerindeki beyaz örtüleri kaldırmaya başladık, Clara tek tek kapıları açarken aşağıya doğru merdiveni olduğunu bildiğim bodrum katının kapısına yöneldi. “Açma orayı!” diye bağırdığımda herkes bi anda bana baktı, Clara ise sorgula bir biçimde bana bakıyordu. “Ne bağırıyorsun Hazel ya, ne var ki açmayayım.” “Açma boşver sen git yukarının camlarını aç en iyisi.” Clara hiç bir şey demeden merdivenlerden yukarı çıkmaya başlarken tiz bir çığlık sesi bizi yerimizden hoplattı, tuvaletten gelen sese karşı hepimiz koşmaya başladık. Kapıda Tiffany’i gören Ophelia “Ne old-” dedi u harfini getiremedi tuvalete baktığımda gözlerim fincan gibi açıldı. “Karga yuvası mı bu ya?” diye soran Lily masum gözlerle hepimize sırasıyla baktı. “Cam niye kırık biz en son iki buçuk yıl önce geldiğimizde kırık değildi?” diye bir soru yönelten Arthur karşısında hepimiz suspus bir şekilde durduk. Işıklar bir kaç saniye yanıp sönmeye başladığında. Jason’un elektriği hallettiğini anladık zaten çok zaman geçmeden Jason yanımıza geldi ve banyonun içine yapılan karga yuvasına ağızı açık şekilde baktı. “Oha!” diye verdiği tepkiyi garipsemedik. Lily elini çenesine yerleştirdi ve “Nasıl temizleriz burayı ya? Çok kötü durumda.” “Hallederiz bir şekil yapaca kbir şey yok.” diye insanları sakinleştirmeye çalışan Madison nötr bir ifadeyle karga yuvgasına yaklaştı ve ilk önce etraftaki siyah tüylere sonra ise gelişigüzel konulan dallara baktı. “Karga yuvayı tamamlayamamış.” dedi Madison hepimiz ona bakarken Tiffany alaycı bir gülümseme ile “Kör müsün Mad, baksana her dal ve çalı çırpı ile dolu” Madison bordo rujunu yalayarak cama sıkışan dalları gösterdi “Karga sadece yuva yapmaya çalışmış ama yapamamış ve yarıda kalmış.” Tiffany oflayarak “Senle uğraşamam” der gibi bir bakış attı ve oturma odasına doğru yürümeye başladı. “Ben burayı hallderim siz içeriyi halledin” dedi Madison yüzündeki sert ifadeyi hiç bozmayarak, ona karşılık hepimi başımızı sallay…

Bölümün tamamını WritePad'de oku