1. Bölüm
Yazar: Sirin

Yarı zamanlı iş olarak çalıştığım kitap kafeden çıkıp eve doğru yola çıktım. Çok yorgun olduğum için, hızlı adımlarla ilerliyorum. Ve her seferin de birisi ile çarpışıyorum. Metroyu beklemeye başladığımda, daha saatler öncesin de beni izleyen aynı kişiyle karşılaşmam dördüncü kez olmuştu. 'belkide aynı yere gidiyoruzdur.' diye fazla takmadım. Eve gidince ne yapacağımı düşünmeye başladım. Belkide sıcak bir duş fena olmaz ve sonra akşam yemeği ile ders çalışırım. Sınavlar başlıyordu çünkü. Metro geldiğin de, hızla kendimi içeriye attım. Boş bir yer bulduğum da oturdum. Metroda telefonumla ilgilenirken gözüme, az önceki adam çarptı. Bana bakarak telefonla konuşuyordu. Ben onu fark ettiğimi anlayınca arkasına dönüp konuşmaya devam ettirmişti. Evi ben geçindirmek zorundayım. Çünkü annem öldüğünden beri babam evde biriktirdiği paralarla alkol alıyor ve sarhoş olana dek içiyordu. Babam için yapabileceğim bir şey yoktu. Babam normalde anneme sadık bir insandı. Fakat her sarhoş olduğunda, barlarda veya kumarlarda yatıyordu. Bundan şikayetçi olmamaya çalışıyorum çünkü babamın sadece geçici bir süreç olduğunu umuyorum. Umudumu kaybetmek istemiyorum. Ben annemi 11 yaşındayken kaybettim. Babam o gün ilk defa sarhoş olduğunu gördüm. Amcan onu gece üç suları gibi eve getirmişti. Amcam bana o gün ihtiyaçlarımı sorsa da utancımdan birşey diyememiştim. Annemin öldüğü ile davalar çıksa da sonuç pek değişmemişti. Dava bir kaza ile kapansada -normal olarak- öyle olmadığını umuyordum. O kazanın altında bir şey olmalıydı. Babam annemle evden çıktığı gün tek başına gelemezdi, bu olmamalıydı. Metro inmem gereken yerde durduğunda hızlıca istasyondan çıkıp mahallemize geldim. Binanın girişinde anahtarı çıkarıp kapıyı açtım. Babam evde olmadığını biliyorum o'yüzden akşam yemeği hazırlamam gerekiyordu. Bugünün havası nedense çok garip ve gergin gibiydi. Eve girdiğim de rahat bir nefes almıştım. Odama gidip üstümü değiştirdikten sonra mutfağa girdim. Buzdolabın üstündeki not dikkatimi çekti. 'iş aramaya çıktım. Merak etme yanımda yeterince para var ve muhtemelen bu günler sürecek beni merak etme kızım :)' -baban Ali Çizgi halindeki dudaklarım bir gülümsemeye dönüştü. Umudumu kaybetmeyeceğime emindim. Notu masanın üzerine bırakıp, tezgaha yöneldim. Makarna yapacaktım. Makarnayı seviyorum çünkü hem hızlı hazır oluyor ve çeşitleri de vardı. Dolaptan, kelebek şeklinde ki makarnaları alıp ve tezgaha koyduktan sonra tenceredeki suyun kaynamasını bekledim. Çok geçmeden su kaynayınca makarnaları içine atıp haşlamaya bıraktım. Sos yapmak üşendim çünkü gerçekten de yorgundum. Ders çalışmak için test kitaplarımı odamdan alıp yemek masasına getirdim ve bir tabak makarna koyarım kendime. Yemek yerken test çözmeye bayılırdım. Yemeğimi bitirdiğim de ise mutfağı temizleyip banyoya geçtim. Kısa bir duş yapıp uyumam gerekti. Havlumu alıp banyoya yönelirken izlendiğimi hissettim. Gerginliğime vererek rahat bir şekilde duşumu aldım. Zaten kısa sürüyordu hep duşlarım. Havluyla üzerimi kapatarak, küçük ama hızlı adımlarla odama girip ve giyeceğim kıyafetleri çıkardım. Giyindikten sonra yatağıma geçtim. Saat daha erkendi. Erken uyumaktan nefret ederim. O yüzden telefonumu alıp sosyal medyada gezinirim. Sosyal medyada biraz gezinirken, uykumun beni içine çektiğini hissettim. Ama dur bir dakika daha erken ve ben neden uyudum? *** Kış olmasına rağmen ter içinde uyandım. Terden titriyordum üstelik. Gece yarısını geçmiş olmalıydı. İrkilerek uyanmıştım. Komodine uzanıp bir bardak su doldururken, yan odadan tıkırtı sesleri gelmeye başladı. Başımı kapıya çevirdim, sanki biri gelecekmișcesine. Eğer babam olsaydı bu saatte ayakta olmazdı. Hızlıca suyu içip, telefonumu sweatin cebine attım. Yataktan kalkarak, odanın çıkışına ilerledim. Sesiz adımlarla, koridoru geçtim ve salonun kapısına geldim. Kafamı kapının yanına koyup içeriye baktım. İçeride kimse yoktu. Derin bir nefes veririm ve arkama dönüp tam gidecekken gördüğüm siluet ile çığlık attım. Daha çığlığım bittirmeden ensemde hissetti…