Yirmi İkinci Düğüm

Yetenekliler

Yazar:

Yirmi İkinci Düğüm – Es kitap kapağı
Yirmi İkinci Düğüm – Es kitap kapağı

“Ne yapıyorsun? Düşeceksin, bu tarafa gel.” Diye bağırdım uçurumun kenarında korkusuzca oynayan küçük kıza. Beni duymuyormuş gibiydi, şayet sesime bir tepki vermesi gerekirdi. Pembe elbisesinin eteklerini tutarak kendinde bir tur oyun oynuyor gibi görünüyordu, adımlarını birbiri ardına atıyor; etrafında dönüyor ve küçük dudakları kımıldıyordu. Kalbim ona bir şey olacak korkusuyla göğüs kafesimi küçük ipnelerle delerken kendi elbisemin eteklerinden tutarak aramızda birkaç metre bulunan mesafeyi koşarak kapatmaya çalışıyordum. Ancak ona yaklaşmak bir kenara, daha da uzaklaşıyordum. Küçük kız altın sarısı saçlarını savurarak kahkahalar atarken her bir adımında kayıp düşecek gibi dengesini kaybediyordu. Bütün gücümle ona ulaşmak için tabanlarımı sertçe yere vurarak delilercesine koştum, durmak bilmeden arkamdan benim boğazımı parçalamak isteyen korkunç bir canavar takip ediyormuş gibi canım pahasına koştum. Soluk soluğa ellerimi dizlerime yaslayarak nefeslendiğimde yaşlı gözlerimin ardından küçük kızla aramdaki artan mesafeye baktım. Bir anlığına duraksadı ve etrafına baktı, “Anne!” diye bağırdığında sonunda hareket etmeyi bıraktığı için göğsümün üzerinde tepinen yaralı at sakinleşti ve bir nebze olsun daha rahat nefes aldım. Başımı döndürerek uçurumun etrafındaki ağaçların arasında gözlerimi hızla arıyordum, bende o kız gibi annesini arıyordum ancak etrafta hiç ses yoktu. Küçük kızın gözleri doldu ve ağlamaklı bir halde tekrar bağırdı, tekrar, tekrar, tekrar… artık minik boğazından hıçkırık sesleri yükselmeye başladığında yere oturdu ve dizlerini kendine çekerek ağlamaya devam etti. İçimden annesine kızdım, hangi kadın kızını böyle tehlikeli bir yerde tek başına bırakıp kaybolabilirdi? Az sonra, ağaçların arasında bir çıtırtı sesi duydum. Ayaklarının altındaki yaprakları ezerek yürüyen yalın ayak bir kadın ortaya çıktı. Tam yanımdan geçerken bir an duraksa da sonraki saniye yürümeye devam etti. Kadının bal köpüğü saçları ve yaşlılığın hiçbir emaresi bulunmayan pürüzsüz yüzü hızlı adımlarla küçük kıza ilerledi. Kadının dudaklarının hareket ettiğini ve kıza seslendiğini duyabiliyordum ancak sesi suyun derinliklerindeymişim gibi boğuk ve anlaşılmaz geliyordu. Kız başını dizlerinden kaldırıp da gelen kişiye baktığında yüzündeki küçük damlaları elinin tersiyle iterek ayağa fırladı. Koşup da kadının dizlerine sımsıkı sarıldığında ne kadar korktuğunu anladım. Kadına kızmak ve bağırmak istiyordum ancak sesimin notaları yerinde değildi ve benim için bir mırıltı dahi oluşturamıyorlardı. Kadın kızının seviyesine inerek yüzünü ellerinin arasına aldı ve minik kızı büyüleyici iri gözleriyle ona bakarken dikkatle onu dinledi. Bu görüntü karşısında artık göz yaşları dökülen bendim ve yanağımdan süzülürlerken cam parçaları misali ardında can yakıcı bir batma hissi bırakıyorlardı. Nefes nefese uyanmadan hemen önce, kadının başının bana doğru döndüğünü gördüm. İlk birkaç dakika boş bakışlarımla tavana bakarken az önce gördüğüm rüyayı idrak etmeye çalışıyordum. Bir anlam çıkarmam gerekiyor muydu ya da ne gibi bir anlam taşıyordu hiçbir fikrim olmasa da, bu rüya beni öylesine derinden etkilemişti ki, odamın kapısı tıklatılana kadar yerimden kıpırdayamadım ve sahneleri zihnimde döndürüp durdum. “Leydim, uyanmışsınız.” Ola bana hitaben konuştuğunda yerimden doğruldum ve ayaklarımı yataktan aşağıya sallandırarak terliklerimi ararken dudaklarımı araladım. “Evet, az önce uyandım.” Terliklerimi sonunda bulduğumda ayaklarımı içerisine sokarak ayağa kalktım ve doğruca balkona yöneldim. Araladığım cam kapıdan içeri dolan temiz havayı aç bir hasta gibi ciğerlerime çektim. “Banyo yapmak istiyorum,” dediğimde Ola hemen banyoya gitti ve suyu açtı. Şu an üzerimdeki sersemlikten kurtulmak için sıcak suyla temizlenmeye ihtiyacım vardı. Banyoya girip köpüklü küvetin içerisinde 20 dakika kadar oyalandıktan sonra çıktım, saçlarımdaki yaşı havluyla kurulayıp bedenimi saran havluyu giyinme odamda bir kenara attım ve gözüme ilişen beyaz, uzun kollu ancak diğerlerinin ete…

Bölümün tamamını WritePad'de oku