Batık Krallığın Mührü

Kuzgun

Yazar:

Batık Krallığın Mührü – Es kitap kapağı
Batık Krallığın Mührü – Es kitap kapağı

İleriki bölümlerden ufacıkk bir alıntı eklemek istedim😋 İyi okumalar çiçeklerimm beğenmeyi unutmayınn💗 👑🪞 Kitaplığımdaki “Bilinen Tüm Irklar” adlı kitabıyla birkaç saattir oldukça haşır neşirdim. Okudukça yepyeni bilgiler öğreniyordum. Kapağı kapatarak içinden tekrar ettim. Tamam, kraliyet ailesinin de içinde olduğu metani ırkı, büyük bir bedel ödenmesi sonucunda doğaüstü güçlere hükmedebilen ırk. Fena havalıydı. Güçlerinin bir sınırlaması yoktu. Her daldan ve büyüden gelebilirdi. Cadılar ve büyücüler. Ve cadı kahinleri. Olmazsa olmaz. Asırlardır damarlarından gelen gücü kullanan yok edilmesi imkansız ırklar. Feyler, doğanın say büyüsünü, kaosu ve gizemi kullanan üstün ırk. Var olma zamanları bilinmiyor. Hatta bir Fey krallığıyla komşuymuşuz. Haritadan bakmıştım. Entler, periler, cüceler, dalesmenler, aerin ırkı… O kadar çok farklı ırk vardı ki, mesela ejder ırkı, yani draconidler, ejder soyundan gelen ve güçlerini ejderlerinden alan bir ırktı. Ancak sonraki sayfada, özel olarak ayrılmış 4 ırk daha vardı ve hakkında bilinenler çok sınırlıydı. Yani sayfanın altına öyle bir not düşmüştü kitabın yazarı. Aethelis : Asalet ve kadim enerjiden doğanlar. Fiziksel özellikleri, bilinmiyor. Yaşama yerleri, bilinmiyor. Büyü güçleri, bilinmiyor. Zenithian : Zirve noktasına ulaşan büyücüler, cadılar. Güçlerinin sınırı, bilinmiyor. Kaynağı, bilinmiyor. Celestials/Celestine: Göksel kökenden gelenler. Gören yok, bir mit ırk. Sunderin : İlk doğdukları anda yaydıkları büyü enerjisiyle yeryüzünü çatlatabilen mitolojik ırk. Gerçekliğine dair bir kanıt yok, efsane. Bazılarının hiçbir izi yoktu, yani efsaneden ibaretlerdi. Beynime yüklenen bilgilerle yatağa girdim. Odamdaki tek ışık kaynağı kapının yanındaki duvara asılmış bir mum ve penceremden içeri süzülen ayın parlak ışıklarıydı. Olduğum yerde sağa sola döndüm, üzerime saten kısa gecelik giymiştim. Dolabımdan bulmuştum bunu, rengi gece karasıydı ve göğüs kısmı dantelliydi. Kadınsı giysilerden hoşlandığımı fark ettim. Bir kendimi tanıma adımı daha. Gözlerimi kapatıp kendimi uykunun kollarına bırakmakla uğraşırken penceremden taş tıklaması gibi bir ses odayı doldurdu. Yerimde sıçradım ve hemen sesin kaynağına döndüm. Penceremin hemen dışında pervazda bekleyen şey bir kuzgundu. Tüyleri simsiyah ve parlaktı. Bir nebze rahatlasam da yine de penceremde bir kuzgun olmasından hoşlanmamıştım. Ne yapmam gerektiğini bilemeden öylece camıma bakarken onun kara gözleri de benim üzerimdeydi. Bir saniye sonra gagasıyla cama vurdu, ah, yani bu bir taş atılma sesi değildi. Onun gagasıydı. Lanetlendiğimi düşünerek çıplak ayaklarımı zemine bastırarak ayağı kalktım. Gece saatlerinde bir kuzgun ya da karganın ya da siyah tüylü bir şeyin camınızda belirmesi kesinlikle lanetlenmenin birinci adımıydı. O çukur karası irisleriyle her adımımı izlerken ani bir hareket yapmamak için yavaş adımlarla pencereye yaklaştım. Gözlerindeki parıltıdan sıradan bir hayvan olmadığı anlaşılıyordu, ruhaniydi. Ve onu kim neden buraya göndermişti öğrenmek istiyordum. Pencerenin kafamın hizasında kalan kulpunu yavaş hareketlerle çevirdim ve gecenin ferahlatıcı serin havasını odama buyur ettim. Artık aramızda bir engel kalmamıştı, bana saldırmak istiyorsa şu anda saldırabilirdi ancak o hiçbir şey yapmadan izlemeye devam etti. Kendimi istemsizce koruma moduna aldım ve kollarımı göğsümün altında birleştirerek kalkan yaptım. Kuşlara özgü bir ses çıkararak zıplar gibi yana kaydı ve o an tüylü bedeninin altına sakladığı parşömen kağıdığını fark ettim. Dikdörtgen bir parçası kesilmişti ve kuşun ağzında taşırken oluşturduğu gaga izi fark ediliyordu. Bunu küçük pençelerinde taşımak için bir çıkıntısı yoktu. Üzerindeki yazıları okumak için kağıdı parmaklarımın arasına aldım ve gözlerimin hizasına getirdim. Parmaklarımda bıraktığı hisli yağlı kağıt gibiydi. Bende sana ait bir şey var. Bahçenin girişinde bekliyorum. H. Saçmalık, benim bir şeyim yoktu ki onda bana ait bir eşyam olsun. Kalp atışlarım hızlandı, kulaklarım uğulduyordu. Ya beni tanıyan…

Bölümün tamamını WritePad'de oku