Bataklık Çiçeği

*“hangi aşk dindirebilir öfkeni?”

Yazar:

Bataklık Çiçeği - Büşra Nur kitap kapağı
Bataklık Çiçeği kitap kapağı

BÖLÜM: 9 * “hangi aşk dindirebilir öfkeni?” Göğsümün içinde hissettiğim bu acı korkudan besleniyor. Nefesim sanki boğazımda bir el sıkı sıkıya kavramış gibi zorla geçiyor içimden. Boğuluyorum ve bu ruhen değil. Derin derin nefes almaya çalışıyorum. Yüzüme birkaç damla yağmur tanesi düştü. Yanağım toprağa değdi. Takvim yaprakları birer birer geriye sardı. O geceye geri döndüm. Boğazıma amcam tarafından sıkı sıkı sarılan ellerle birlikte. Issız bir köprü altına. Ayaklarımın çıplak bir şekilde cam kırıklarının üzerine itildiği o ana. Eski bir arabanın arka koltuğuna savrulduğum ana. Ölüme götürüldüğüm ana. Ne çabuk kapatmıştım oysaki o anı. Bir daha hiç geri gelmeyecekmiş gibi. Ne kadar inanmıştım geçtiğine her şeyin. Oysa bir kere ışığı çalınan kızların aynı karanlığa dönmesi için bir çift söz, bir bakış yeter. Travma öyle bir izdir ki insanın ruhuna kalan. Seni teninin kesildiği ilk ana götürmesi için kanının yeniden akmasına gerek olmaz. Zihnin zaten hep aynı tetikleyici anı bekliyordur bir köşede. Gözümden yaşlar süzüldü. Devrim’in sesini işittim fakat kendimde değildim. Ona cevap veremiyordum. Devrim’in öfkeli sesi doldu kulaklarıma, tepki veremedim. “Muhammet çarşının, Trabzon’un her bir köşesini arayacaksın. O it hangi deliğe girdiyse oraya gömeceksin onu! İçeri attıracaksın gerekirse.” “Kapat telefonu.” Ardından Devrim’in kucağına alındığımı hissettim. “Yapmadım,” dedim gayriihtiyari “Yemin ederim ben kötü bir şey yapmadım.” Bir anda hıçkırık kaçtı dudaklarımdan. Hıçkırarak ağlamaya başladım. Kollarımı Devrim’in boynuna sardım. Kokusunu içime çektim. “Yapmadım,” dedim yeniden. “Yemin ederim amca. Ben yapmadım. Bir şey yapmadım.” Aldığım nefes göğsüme yetmiyordu. Nefes alışverişlerim sıklaştı. Sırtım yumuşak bir zemine değdiğinde arabanın koltuğuna yatırıldığımı anladım. Gözümü açmaya bile mecalim yoktu. Tüm vücudum tir tir titriyordu. Hep böyle mi hissettirecekti? Bir sevda hep içimde böyle acı mı bırakacaktı? “Gitme,” dedim Devrim’e. Koluna uzanmaya çalıştım fakat elimi nereye uzattığımı göremiyordum. “Sakin ol,” eli saçımda dolaştı. Kendisi de arka koltuğa binerek kapıyı kapattı. Başımı dizlerinin üzerine aldığını anladım. “Buradayım Sezen. Ben buradayken sana hiç kimse hiçbir şey yapamaz. Sakin ol…” cümlesine devam edecek gibi nefes almış fakat susmuştu. “Özür dilerim,” dedim Devrim’e. “Özür dilerim. Her şeyi mahvettim. Her bir şeyi mahvettim.” Annemin sabah haykırdığı namus kelimesi yankılandı zihnimde. Bir kırmızı kurdele kurtarabiliyorsa yaşananları ne ala! Namus eğer bir bez parçasından ibaretse ben onu kaybedeli çok uzun zaman olmuştu. “Sezen,” dedi şefkatli bir sesle Devrim. “Gözlerini aç,” dedi aynı usul tonda. “Aç gözlerini güzelim.” “Kötüyüm ben,” dedim ne diyeceğimi bilemeyerek. “Neden beni istedin, neden beni sevdin ki? Na…” “Sakın!” dedi Devrim sert bir sesle. “Sakın o cümleyi tamamlama. Yapma bunu kendine. Sen yanlış olan hiçbir şey yaşamadın, duydun mu beni.” Yüzümü avuç içine aldı. Gözlerimi aralamaya çalıştım. Gözlerini görmek istedim. Gerçek miydi cümleleri yoksa beni avutmak için mi söylüyordu bilmek istedim. Sonunda zar zor gözlerimi araladım. Gözleri öfkeden kızarmıştı. Fakat bana büyük bir ciddiyetle bakıyordu. “Bana bak,” dedi sesini alçaltarak. “Sen yanlış hiçbir şey yaşamadın. Bir kusurun yok Sezen. Sevdiğin adamla bir ilişki yaşadın. Bana bak, duyuyor musun beni? Hiç kimsenin sana olduğundan değersiz hissettirmesine izin vermem.” Sustu, beni izledi. “Senin bile. Duydun mu? Senin değerin bedeninden ibaret değil. Sana böyle hissettirmelerine izin verme. Sen bunu kendine yaparsan ne farkın kalacak kendini olduğu yerden bir adım öteye taşımadığına inandığın annenden? Duydun mu?” O kadar kızmıştı ki bana kendime kızdığım için o an, kısa bir an kendime yaptığımın yanlış olduğuna inandım. Gerçekten böyle mi düşünüyordu yoksa bu kendi canıma kıymayayım diye beni avuttuğu cümlelerden mi ibaretti? “Sana yalan söylemem Sezen,” dedi net bir sesle. “Susarım, cevap vermem. Kırmak istemem ama inan ki bana ya…

Bölümün tamamını WritePad'de oku