Soykırım

Geçmişimiz

Yazar:

Soykırım - Zehra kitap kapağı
Soykırım kitap kapağı

Herkes yaşlı meşe ağacının gövdesine asılmış olan kural kağıdına bakıyordu. Kağıtta yine elf halkının sihirli güçlerini kullanmasına mani olucak birkaç kural eklenmişti. Neden mi? Çünkü burası Leaf Diyarı ve burada elf halkı soyluların emrinden çıkamaz ve soylular daha üstün kabul edilir. Oysaki halk tüm soyluların yapamayacağı şeyleri yapar ve bu soyluları sinir eder ne de olsa onlar halktan daha üstün ama halk onların yapamadığı şeyleri yapıyor. Bu durum onların o kadar canını sıkar ki halka "yusi" yani Leaf dilinde; ezik,aşağılık anlamına gelen bu iğrenç lakap ile hitap ederlerdi. Peki halk ne yapıyor da soyluları bu kadar sinirlendiriyor. Halkın sihirli güçleri var fakat soylu kişilerde Kral Oliver'ın normal bir insan ile evlenmesinden sonra onlar bu yetenekten muaf tutuldu. Kadim kitaplarda yazan fakat kimsenin umursamadığı bir madde vardı. Eğer bir elf, elf veya peri dışı birisi ile birlikte olup çocuk yaparsa işte o zaman soyu lanetlenir ve soyundan gelen herkesin büyülü güçleri elinden alınır. İşte bu yüzden Oliver'ın soyundan gelen herkes sihirli güçleri olmadan sıradan bir insan gibi doğmaya başladı. Onları normal bir insandan ayıran tek özellikleri ise sivri kulaklı olmalarıydı. Zamanla Oliver'ın soyundan gelenler sihirli güçlere sahip olan elfleri ucube olarak görmeye başladı. Oysaki asıl ucube onlardı ve bunun farkında değillerdi. Ama zamanın birininde bir elf çıktı. Bu elf soyluların bütün bu düşünce yapısını değiştirmeye kararlıydı. Onun sihirli gücü geçmişi görebilmesiydi. Sadece kendi değil istediği kişilere de gösterebiliyordu. Planı basitti, soyluların yaşadığı saraya gidecek gücünü kullanarak geçmişlerini gösterecek ve diyecek ki "Bakın siz de zamanında sihirli güçlere sahiptiniz. Fakat Kral Oliver'ın yaptığı evlilik her şeyi bozdu. Sizden isteğim elflerin olması gerektiği gibi olduğunu sizin farklı olduğunuzu kabul etmeniz" diyecekti. Aslında bakacak olursak oldukça mantıklı geliyordu. Ama planı hiçte beklediği gibi gerçekleşmedi. Soylular adamın güçleri ile onları kandırmaya çalıştığını düşündü. Onlara göre Kral Oliver asla böyle bir şey yapmaz aksine elflere karşı takınılan bu tavrın onun fikri olduğunu düşünüyorlardı. Ve bu adamın Kral Oliver'a leke sürmeye çalıştığını bile düşündüler. İşte bu yüzden adamı ağır bir şekilde cezalandırmak istediler. Nasıl mı cezalandırdılar? Oldukça vahşi bir şekilde. Önce falaka'ya yatırdılar ardından psikolojik şiddet uyguladılar ve en sonunda "Gridiron" yöntemi ile onu öldürdüler. Ve en vahşicesi bu yaptıkları bir başarıymış gibi övüne övüne anlattılar. Diğer elflere bu olayı örnek gösterip göz dağı verdiler. "Eğer bir daha güçlerinizi bizim kontrolümüz dışında kullanırsanız sizinde sonunuz bu adam gibi olur" dediler. Elfler korktu. Korkmakta haklıydılar da. Kim olsa korkardı. İşte o zamandan bu zamana kadar elfler, kendilerine soylu diyen o aşağılık varlıkların gözetimi altında yaşıyor. Kimse o adamı suçlamıyor tâbi ki çünkü o sadece ailesinin daha özgür ve demokratik bir şekilde yaşamasını istemişti. O bir kahraman. Ve biz çok şanslıyız ki bu adamın soyundayız. Peki kim bu adam? Bu adam benim babam James ve ben onun intikamını almak için elimden ne geliyorsa yapacağım. Bu arada kendimi tanıtmayı unutmuşum ben son yılların en güçlü ve en çeşitli güçlerine sahip olan elfim. Ben James'in kızı Linda'yım. Ve sizin önünüzde yemin ediyorumki o aşağılık insanlardan intimamımı alacağım.

Bölümün tamamını WritePad'de oku