BARUT VE ŞİFA

4.Bölüm:Zamanın Düğümü

Yazar:

BARUT VE ŞİFA - Valerine kitap kapağı
BARUT VE ŞİFA kitap kapağı

“Yarayı saran el ile yarayı açan göz aynı adama ait olduğunda,zaman bile durup iyileşmeni bekleyemezdi.” Aradan tam bir hafta geçmişti. Şırnak'ın o haşmetli dağlarının ardındaki puslu sabahlar,yerini yavaş yavaş haziran ayının o yakıcı,sarsıcı güneşine bırakıyordu.Geçici karargahtaki askeri hareketlilik her geçen gün daha da artıyor,telsiz sesleri koridorlarda yankılanıyordu.O bir hafta, buradaki herkes için adeta zamana karşı verilen amansız bir sınav gibiydi.Ama en büyük mucize,Şırnak'ın bu çetin şaertlarında revir odasında yaşanmıştı.İlk gece göğsünden vurulan ve hayati tehlikesi bulunan Uzman Çavuş Bora Tönge,Doktor Gece'nin bir an bile başından ayrılmadığı,uykusuz gecelerle harmanladığı titiz tedavisi sayesinde ayağa kalkmıştı.Bugün,Bora'nın taburcu olup sarsılmaz bağlarla bağlı oldğu Pençe Timi'nin yanına dönme günüydü. Bora,üzerindeki hastane önlüğünü yavaşça çıkarıp askeri üniformasını giyerken,göğsündeki sızı yüzünden hala hafifçe inliyordu.Yinede yüzünde bir Türk askerinin o mağrur,gururlu ve neşeli tebessümü vardı.Düğmelerini sırasıyla iliklerken,masanın başımdaki ilaç kutularını düzenleyen Gece'ye minnet dolu gözlerle baktı. “Eline,emeğine,o güzel yüreğine sağlık Doktor Hanım”dedi Bora, sesindeki samimiyetle asker postallarını bağlamak için eğilirken.”Eğer o cehennem gecesinde senin o soğukkanlı parmakların,o neşter tutan ellerin olmasaydı,Pençe Timi bugün Şırnak dağlarında bir kişi eksik yürüyecekti.Hakkını helal et,bize hayatımızı geri verdin.” Gece,elindeki tıbbi dosyaları yavaşça masaya bırakıp derin bir nefes aldı.Göz hatlarındaki yorgunluk, bir haftadır neredeyse kesintisiz nöbet tuttuğunun kanıtıydı.Gözlerinin altı hafifçe çökmüştü ama bir canı kurtarmış,bir anayı evlatsız bırakmamış olmanın huzuru o deniz mavisi gözlerinden dalga dalga okunuyordu. “Helal olsun,Bora”dedi,Gece,sesini odadaki cihazların ritmik sesine uydurarak.”Görevini yaparken vatanı için canını ortaya koyan bir askere hayatını geri vermek,benim bu mesleğe ve bu btopraklara olan namus borcumdur.Ama unutmuyorsun,hala tam anlamıyla iyileşmedin dikişlerini yeni patlattığın için.Ağır kaldırmak yok.Kendine dikkat etmek zorundasın.” “Emredersiniz komutanım!”diyerek şakayla karışık esas duruşa geçip asker selamı verdi Bora.Onun bu neşeli hali revirin o kasvetli havasını bir nebze olsun dağıtmıştı. Tam o sırada revirin ağır ahşap kapısı yavaşça aralandı ve içeriye timin en kıdemlilerinde Üsteğmen Gökhan Sencer girdi.Gökha'nın o heybetli duruşu ve bakışlarındaki olgun hava,odaya adım atar atmaz kendini belli ediyordu.Sırdaşı Ateş'in bu mavi gözlü kıza olan dilsiz,gizli sevdasına yıllardır şahittir.Ankara'nın o yağmurlu,fırtınalı geçmişinde Ateş'in arkasında bıraktığı o eski fotoğraftaki kız, tam karşısında duruyordu.Gökhan herşeyi biliyordu ama bir subay disipliniyle sırrını kalbine gömmüştü.Ateş,Gece'nin kendisini tanıdığından tamamen habersizdi ve bu sırrı korumak şimdilik en doğrusuydu. “Bakıyorumda erken ayaklanmışsın Bora”dedi Gökhan,Bora'nın omzuna canını yakmamaya çalışarak dikkatlice vururken.”Yüzbaşı dışarıda asfaltta seni bekliyor.Timi tam kadro topladı,seni karşılayacağız.” Bora hemen ciddileşip başıyla onayladı,şapkasını eline alarak Gece'ye son kez minnetle teşekkür etti ve revir odasından hızlı adımlarla çıktı.Kapı kapandığında,odada sadece Üsteğmen Gökhan ve Doktor Gece kalmıştı. Gökhan,Gece'nin yorgunluktan bitap düşmüş ama asaletinden ödün vermeyen yüz hatlarını inceledi.”Sizde çok yoruldunuz Doktor Hanım”dedi Gökhan,sesindeki o abican ve ağır tonla.”Bir haftadır karargahtan,bu kapalı odadan dışarı tek bir adım bile atmadınız.Bugün Şırnak'ta hava güzel,güneş vuruyor dağlara.Biraz bahçeye çıkın,temiz bir nefes alın.Bizim Yüzbaşı serttir,katıdıe ama sizi burada hapi tutmuş gibi görünmek istemeyiz.” Gece hafifçe iç çekti,arkasındaki pencereden dışarı bakarken berrak mavi gözlerini Gökhan'a çevirdi.”Yüzbaşınızın sertliği Şırnak'ın havasından değil,Gökhan Üsteğmenim.Onun içinde geçmişten kalan,çözülmemiş,kör düğüm olmuş bir enkaz var.Bun…

Bölümün tamamını WritePad'de oku