BARLAS

5. Kalp Kurtaran Yas

Yazar:

BARLAS - Nacarhez kitap kapağı
BARLAS kitap kapağı

5. Kalp Kurtaran Yas Hiç aşık olmamanız gereken birine aşık oldunuz mu? Bana oldular . Sizi hep en derinden tanıdığını hissettiren, sanki karşısında onca duvara rağmen size camdan olduğunu söyleyen kişiden bahsediyorum. Aşkın her engeli aşacağını zanneden, onca imkansızlık ve onca gururun heba edilişinden sonra gelen o yüce farkındalık! Ne kudretli söz ama.. aşk ! Bir gece ansızın gelen, ben sana çok kötü aşık oldum mesajıyla titreyen ellerinizi sandınız mı hiç, siz de ona aşıksınız? Ah.. hadi ama ! O ilk andan beri bastırdığın hayal kırıklığının ortaya çıkarken bedeninde yarattığı dalgalanmaydı. Bana aşık olmaması gereken biri, bana aşık oldu. Onu içimde yıllarca taşıdım. Sevmesem de. Sevmesem bile. İnsan ne garip ya, karşılık veremediği aşkın ızdırabıyla sevemedim kimseyi. Onu sevmemem gerekti. Kötü, baskın, dili zehirli çocuktu. İnsanın içine işleyen o gün batımı gözleri sanki ne kadar yanlış varsa atla içine diye bağırıyordu. Ne kadar yanlış varsa yap, ne kadar bağımlı olabilirsen ol, ne kadar sert vurursan vur, ne kadar çok söylersen şarkıları, o kadar iyi gizlenirsin. Durma, yap. Ne kaybedeceksin? Kendini. Beni. Bizi. Yaratacağın bütün sorunlarla tamam deme hiçbir zaman. Tamam değil. Tamam değildi. Bana elimden tutup düştüğüm yerden birlikte kalkmayı teklif etti. Gerekirse sırtımda taşırım , dedi. Sırf bu yüzden yıllarca ondan nefret ettiğimi sandım. Yine de ayırmadım gözümün önünden onun kirlettiği fırçaları. Yıkamadım. Hep yatağımın karşısındaki çalışma masasının üzerinde, bej rengindeki çömlek kupada durdular. Sabah akşam izledim. Hiç kullanmadım. Ona ait olanları elimde tutmayı hiç beceremedim. " Davut heykeli gönderdi." Yediğim her lokma sanki kurşuna dönüşüp boğazıma dizilmişti. Karnım delik deşik olmuş gibi hissettim. Ediz'le yaptığım acımasız acılı konuşmadan sonra yavaşça, korka korka masadakilerden almaya başlamış ve tabağımı doldurarak yemeğe zorlamıştım kendimi. Düşünmeyerek. Ağlamayarak. Tek bir ekmek dilimiyle savaşmayarak.. Çünkü onun gözleri hala üzerimdeydi. Ediz'in. Hiçbir şey söylenmemişti lafımın üstüne. Ediz sadece birkaç dakika daha sessizce oturmuştu masada, daha sonra ise çalan telefonla kalkmış gitmiş, Mert ve Armina ise bunu fırsat bilerek Ediz'in peşinden kaçmışlardı yemek odasından. Bade 'yle tek ikimiz kalmıştık. Koca bir sofranın önünde. Bu görsel alışılmamış bir tabloydu. Bizim kahvaltılarımız genelde masanın üzerinde duran iki basit kaseden ibaretti. Ama sabahları ikimiz de o kadar çok konuşuyorduk ki, yediğimiz sütlü gevrekler yumuşamaktan yenilmeyecek kadar eriyor, bizde iştah bırakmıyordu. Biz hiç çeşiti fazla olan bir kahvaltı masasında oturmamıştık. Ama sanırım konuşacaktık. "Ne zaman?" Diye sordum ilgisiz gözükmeye çalışarak. Ama göğsümde kıyamet kopuyordu. "Üç gün önce.." diye cevapladı beni. Gözlerini yüzümün tepe noktalarında karınca karınca hissedebiliyordum. "Kaçırıldığından haberi yoktur. Siz en son ne zaman görüştünüz?" "Biz görüşmüyoruz, Bade. Arada bir karşılaşıyoruz." "O heykel her zaman geliyor ama.. bu kaçıncı? Beş.. altı?" Gözlerimi bana bakan gözlerine kaldırdım ve sorgulayan ifadesini izledim. "Bu konuyu konuşmanın zamanı mı sence, Bade?" "Seninle zamanı olan konuyu konuşmaya çok korkuyorum. Ki, seni konuşturmasam ölene dek susarsın sen, bu konuyu konuşalım işte! Ne var yani?" Kısacık saçlarını basit bir boyun hareketiyle arkaya doğru savurup yüzünde güçlü bir ifade tutmaya çalıştı. Hafifçe burnunu kırıştırdığı an dolan gözlerini kaçırsa da yakalamıştım. Ağlamamak için yukarıya doğru baktı ve dudaklarını ileriye doğru büzerek sesli bir nefes verdi. "Not var mıydı?" Ağzıma top peynirlerden atıp çiğnemeye başladım. "Gerçi huyu değildir yazmak, bu sefer de mi yazmamış?" "Yok.." dedi titrek bir sesle. "Yine yazmamış. Aman, bu keşin de olayı bu zaten. Anca böyle anlamlı anlamlı hareketlerle kendini hatırlatsın.. iki kelam bişey söylemesin!" İkimiz için de doğru olmayan cümleden sonra birbirimize kısaca baktık. Gözlerini ilk kaçıran o olsa da asıl korkak bendim bu sefer. Ba…

Bölümün tamamını WritePad'de oku