BARLAS

3. Kafesin Demir Parmaklıkları

Yazar:

BARLAS - Nacarhez kitap kapağı
BARLAS kitap kapağı

3.Kafesin Demir Parmaklıkları Hikaye basitti. Yabancının arabasına sığınmış masum kız. Eğer azıcık dahi gücüm olabilseydi bu düşünceye değil alaycı gülümsemek, oturup akşama kadar kahkahalarla gülebilirdim.. Yalandı . Hikaye aslında beynin gözün ucundaki burnu görebilmesi kadar zordu. Çünkü hayatımın ellerimden, sırtımdan bütün bu soğuğa rağmen inen sıcak terlerden, dizlerimden ve zihnimden ne denli akıp gittiğini biliyor olmak, beni o kız olmaktan çıkarmıştı. Şayet çok büyük bir gerçek, bir tek onun yeşil harelerinde karşıma çıkmıştı. Bindiğim araba bir yabancının değildi. Ben ise artık masumiyetinden eser kalmamış, kötü bir kadındım. Hikayemiz baştan yazıldı. Yeniden . Ben öldükten, onu ise öldürdükten sonrasında.. Birinin elinden özgürlüğünü alırsanız size savaş açardı, fakat birinin elinden tutsaklığını alırsanız onu sizinle savaşamayacak kadar kendinize muhtaç etmiş olurdunuz. Bu böyleydi; sizin kaderiniz, kafesinizin kapısını açanın ellerindeydi. Tutsaklığı dahi elinden alınmış bir kadına dönüşmüştüm. Arabanın boğucu sıcağı kemiklerime işleyecek kadar çok hissediliyordu. Yine de beni boğan asıl şeyin soğuktan sıcağa girmiş olmanın verdiği trans aşaması değil, onun gözlerindeki yangının zehirli dumanları olduğunun farkındaydım. Arkasına yaslanıp gaza yüklendiğinde gözleri hala yüzümde geziniyordu. Gök kız. "Dürüst davranacak mısın?" Sorusu dudaklarımdan döküldüğü anda pişman olsam bile, daha yeni katil olmuş bir kadına göre verebildiğim tek tepki buydu. Stratejik düşünecek kabiliyette değildim. Mantıklı davranmak istesem bile içten içe geçirdiğim histeri krizleri buna izin vermezdi. Tepki mi? Hayır. Tam şu anda değil kolumu, parmağımı kıpırdatacak kadar bile gücüm yoktu. Bütün bu güçsüzlüğün içinde yine güç aradım ve ona baktım. "Bana güvenecek misin?" Dedi tıpkı benimkine benzeyen bir sakinlikle. İşte bu korkutucuydu. "Güven her şeydir, Gök.. eğer bana güvenmezsen.." durdu ve cümlenin sonunu getirmeyerek gaza bir anda yüklendi. "Az önce birini öldürdüm.." ağzımın içinden sanki ateşler akmış gibiydi. "Güven kelimesi şu an ne kadar gerçekçi?" "Beni, Cemil piçinin adamı mı sanıyorsun?" Sustum ve bu ona, bir anda yönelttiği sorusunun cevabına onay olarak ulaştı. Sesinde gizlediği gerginlik yalanların izi miydi, yoksa gerçekliğin süsü mü, karar veremedim. Gözleri beni tekrardan bulduğunda yüzünün aldığı şekil ölümcül derecede kaskatıydı. "Bahsi dahi geçemez, Gök..." dedi. "Ben sandığının tam aksinde bir adamım." Araba keskin bir viraja yüksek hızla girerken kemerin takılı olmasına rağmen ona doğru savruldum ve tutunduğum şey bir anda hala belimde olan silah oldu. Ona yaklaşıyor olmanın bende yarattığı paniğin elbetteki o da farkındaydı ve bunu hiç yadırgamadığını fark ettim. O an onu öldürebileceğimi düşündüm. Belki bu kokusu aldığım ilk andı, dışarıdayken almış mıydım hatırlamıyordum fakat, bu koku hissettirdi. Kadermiş gibi kokuyordu. Ve eğer bu bizim kaderimizse, o an benim onu öldürebileceğimi o da hissetmişti. Buna rağmen arabayı o keskin virajdan ustalıkla kurtardı ve şehir yoluna girdik. Aslında biraz daha koşsaydım bu yabancıya muhtaç kalmayacak, şehre kendim ulaşabilecek ve gönül rahatlığıyla hayatımı bitirmeyi göze alabilecektim. Polise giderdim ve her şeyi anlatırdım. Bildiklerimi, öğrendiklerimi, gördüklerimi ve göremediklerimi.. Bu bana cehennemi yaşatırdı fakat, birinin canını alırken hissettiklerimi de anlatırdım. Sonuçları ne olursa olsun. Derin bir nefes aldım ve elimi silahtan çekerek bacaklarımın altına soktum. Sonuçları ne olursa olsun.. İçten içe bildiğim gerçek ellerimi yine kullanmama izin vermemişti. Bu tanıdıktı. Diğerleri gibi.. "Beni nerden tanıyorsun?" Diyebildim sadece. Binlerce soru sormak istiyordum ama yine de en gereksiziyle başladım. Çünkü eminim ki Cemil Kalyoncu beni yeraltı dünyasında çoktan ünlü etmişti. Yeryüzündeki en güzel adama uzun uzun baktım. "Beni kurtaracak kadar Cemil'e düşmansan, beni tanıyacak kadar bana da düşman mısın?" "Hikaye trajik." Diye yanıtladı beni. Sesi dümdüz, yüz…

Bölümün tamamını WritePad'de oku