2.Bölüm
Yazar: Elzem Kara

Keyifli okumalar... Love Story~Indila Je veux~Zaz 2.Bölüm: Yağmurdan Doluya Avzem Anais Milan Bir psikoloğun konuşmasını dinlemiştim. Psikologlara göre aile, bireyin kişilik gelişiminin ve duygusal sağlığının temelini oluşturan en önemli ortamdır.Sağlıklı aile ilişkileri; sevgi, saygı, güven ve etkili iletişim üzerine kurulur. Aile bireylerinin birbirlerini dinlemesi, desteklemesi ve sorunları konuşarak çözmeye çalışması, aile bağlarını güçlendirir. Ayrıca birlikte kaliteli zaman geçirmek ve birbirine değer verdiğini göstermek, hem aile içindeki huzuru artırır hem de bireylerin kendilerini daha güvende ve mutlu hissetmelerine katkı sağlar. Bu konuşmayı dinledikten sonra uzun uzun düşünmüştüm. Bu yaşına kadar ailemle olan bağlarımı gözden geçirmiştim. Babam hariç tüm yakın çevremle iyi anlaşır sever ve sevilirdim. Bunun her daim bilincindeydim. Ama yine de çevremde ne kadar insan olursa olsun bir anne, baba ve abi etmiyordu. Abimden ve annemden yana şansım vardı. Ama babamdan yana ne benim ne de abimin şansı hiç olmadığını şu an daha net anlamıştım. Babamın yanında ya da aynı evin çatısında bile kendimi güvende ve mutlu hissetmiyordum. Babamın olduğu ortama huzur asla uğramazdı. Değer vermek kelimesi ile yan yana gelecek bir adam hiç bir zaman değildi. Bir kere bile desteklememiş tam tersine engellemeye çalışmıştı. Ve konuşmak, dinlemek kavramlarına da bu kadar uzak olduğunu da tam şu an farkediyordum. Bir umut dedim içimden yanlış duydum diye ama hayır doğru duymuştum. Bunu da yapmıştı. Rızam olmadan beni nişanlı ilan eden adama kafa tutmam bir işe yaramamıştı. Hani konuşarak ve dinleyerek insanlar anlaşırdı. Neden beni dinlemedi. Oysa ki aynı dili konuşuyoruz. Sesim mi çok kısım çıktı. Eğer beni dinleyecekse sesimi ona duyurabilecek kadar yüksek çıkarırdım. Ama hayır dinlemek, anlamak isteyen her daim bunu başarırdı. Babam ise kendi istediği yapmaya o kadar alışmış ki konuşan kimseyi ne duymak ne de görmek istiyor. Madem beni düşünmedi beni dinlemedi ben neden aynı şeyi ona yapmıyorum. Kapanan algılarımı açmam biraz zaman aldı. Ya da içimdeki küçük kız çocuğunun babasından dilendiği umudun yok olması da zaman almış olabilir. Bu gece benim için zorlu geçekti demiştim. Unutun bunu bu gece babamın ecel terlerini dökeceği gece olması için elimden geleni ardıma koymayacaktım. Ve bunu yaparkende bir dakika bile tereddüt etmeyecektim. Sonucu ne olursa olsun bu gece tüm sınırları zorlayacak gerekirse babamın nasıl biri olduğunu herkese gösterip onu yerin dibine sokacaktım. Belimde ki elin varlığını hatırlayınca midem bulanmaya başladı. Belimde ki elinin tutuşundan kurtulup bir iki adım geriye kaçtım. Delici gözlerim karşımda ki Meksika'lı piç ile babamın arasında mekik dokumaya başladı.En sonda karşında hala sırıtan piçte bakışlarım durdu. Uzun boyu, kumral dağınık saçları ve koyu kahverengi gözleri ile tam karşımda hala sırıtarak duruyordu. Boynuna taşan dövmeleri ile ne kadar korkutucu ve itici olduğundan haberi var mı? Yoksa da birinin söylemesi lazım. "Bu gece için fazla güzel olmuşsun."diyen iğrenç sesi başımda ki ağrıyı şiddetlendirdi.Evden çıkarken ağrı kesici almayı unuttuğum için başında ki katlanılmaz ağrı her dakika daha da artış gösteriyorken bu piçin konuşması ile sınıra dayanmak üzereydi.Yüzümde ki mimikleri kontrol etmem imkansız hale gelmeye başladı. Sonra aklıma gelenlerle yüzümde şeytani bir sırıtış belirdi. Azıcık yalandan kimse ölmezdi ya, tabi korkudan ölürlerse orasını bilemeyeceğim. "Teşekkür ederim." Yüzünde olan şaşkınlığı görmemek imkansızdı. Afallayan suratı ile keyfim daha da yerine geldi. "Bebeğimin babasını beğenmesi daha önemli gerçi ama yinede sağol." Dememi ise kimse beklemiyordu. Göz ucuyla masamıza yaklaşan abim ve yabancınında yerine çakıldığını gördüm. Annem ve babamın bakışları ise anında yüzüme sabitlendi. Karşımda ki piçin suratında ise yavaş yavaş toplanan öfkeyi görebiliyordum. Madem beni dinlemediniz bende kendimi dinletirdim. Beni hafife almak neymiş şimdi görebilirler. Babamın yüzü öfkede…