4 bölüm:Model Kız 🤍
Yazar: Adamehmeti

Bölüm görselleri

Merhaba. Umarım iyisinizdir. Umarım bölümü ve karakterleri sevmişsinizdir. En sevdiğiniz sahne hangisiydi? En sevdiğiniz ikinci karakter kim? 4 bölüm 🎵 Yalın – Ki Sen 🤍 Bazı insanlar hayatınıza sessizce girer; ama aklınızda bıraktıkları gürültüden daha büyük olur. Hani derler ya, “Cennetin kokusu.” Eskiden annem bunu sık sık söylerdi ama pek inanmazdım. Şimdi onu çok daha iyi anlıyorum. Anne değilim ama bebekler gerçekten öyle kokuyor... Sanki cennet gibi. Kucağımda Ateş'in kızı vardı. O kadar masumdu ki... Sanki porselenden yapılmış bir oyuncak bebekti. Dokunsam kırılacakmış gibi geliyordu. Ama saat ilerlemişti. Benim de artık eve gitmem gerekiyordu. Gözlerimi küçük kızdan ayırıp Ateş'e döndüm. “Ateş, alsan iyi olur. Benim gitmem gerekiyor.” Ateş hafifçe gülümsedi ve kızıma doğru uzanarak onu kucağıma aldı. “Tabii.” dedi. Gözlerini bir an bile kızından ayırmıyordu. “Her şey için çok teşekkür ederim." " Gerçekten çok güzel bir akşamdı.” “Biz teşekkür ederiz kızım.” Ateş bana döndü. “İstersen seni bırakayım.” Başımı iki yana salladım. “Yok Ateş, ben giderim. Arabam dışarıda zaten.” “Tamam. Sen bilirsin.” Hep birlikte kapıya kadar bana eşlik ettiler. “Tekrar teşekkür ederim.” “Nesi teşekkürü kızım?” dedi Haluk Bey gülümseyerek. “Dikkatli git Asena kızım.” Herkesle tek tek vedalaştım. Birkaç saniye sonra kapının önünde sadece ben ve Ateş kalmıştık. Ateş bana baktı. “Umarım senin için güzel bir akşamdı.” Gülümsedim. “Evet. Çok güzeldi, teşekkür ederim.” “Rica ederim, model kız.” Tam arabama yönelecekken sesi tekrar geldi. “Ama bir sorun var.” Kaşlarımı kaldırıp ona döndüm. “Ne?” “Eve varınca bana haber vermen gerekiyor.” “Ee... Nasıl haber vereceğim?” Dudaklarının kenarında hafif bir gülümseme belirdi. “Onun için numaranın bende olması gerekiyor.” Bir an ona baktım. “Tamam.” Telefonumu çantamdan çıkarıp ona uzattım. “Al, kaydet.” Telefonu aldı. Kendi numarasını yazdı ve isim kısmına tek kelime yazdı: Ateş. Telefonu bana geri uzattı. “Görüşmek üzere.” Telefonumu alıp çantama koydum. “Görüşürüz... CEO Bey.” “Görüşürüz, model kız.” Arabama doğru yürürken istemsizce gülümsüyordum. İlk kez “model kız” hitabı kulağıma bu kadar güzel gelmişti. Şoför arabadan inip kapıyı açtı. “Buyurun, Asena Hanım.” “Teşekkür ederim.” Arka koltuğa yerleştim. Şoför başını hafifçe salladıktan sonra direksiyonun başına geçti ve arabayı çalıştırdı. Çiftliğe doğru yola çıktık. Bir süre sonra canım sıkılınca telefonumu elime aldım. Trafik beklediğimden daha yoğundu. Normalde on beş, yirmi dakikada varacağımız yolu yaklaşık otuz dakikada tamamladık. Araba çiftliğin demir kapısından içeri girdi. Bahçeyi geçip konağın önünde durdu.Şoför yine inerek kapımı açtı. “Buyurun, Asena Hanım.” “Teşekkür ederim.” Evin kapısından içeri girer girmez salondan gelen sesleri duydum. Anlaşılan herkes oradaydı. Çalışanlardan biri ceketimi aldı. “Hoş geldiniz, Asena Hanım.” “Teşekkür ederim.” Salona doğru yürüdüm. “Ben geldim.” Herkes bir anda bana döndü. Pars kollarını göğsünde birleştirip hafifçe kaşını kaldırdı. “Geç kaldın sanki.” Gözlerimi devirdim. “Off, abi ya...” Tam koltuğa oturacakken Ece koşarak yanıma geldi. “Ablaa! Sonunda geldin!” İster istemez gülümsedim ve onu sıkıca kucakladım. Ece iki yanağımdan öptü. “Ama yine geç kaldın.” “Abi ya...” Pars başını iki yana salladı. “Sana geç kalma demedim mi?” Gülümseyerek omuz silktim. “Ben de söz vermedim ki.” Pars yine kıskanç abilik moduna girmişti. Bunu görünce gülmeden edemedim. Tam o anda aklıma Ateş'in söylediği geldi. “Ayy! Az kalsın unutuyordum." Pars kaşlarını çattı. “Ne?” “Senin yüzünden abi!” “Ne yaptım yine?” “Sana ne.” Telefonumu çıkarıp Ateş'in numarasını açtım. Mesaj kısmına birkaç kelime yazdım. Merhaba Ateş. Ben Asena. Eve vardım, merak etme. Mesajı gönderdikten sonra telefonu elimde çevirdim. Sonra rehberi açıp ismine baktım. Dudaklarıma küçük bir gülümseme yerleşti. “Model kız...” diye mırıldandım. Gülerek ismini değiştirdim. CEO Bey. Telefonumu çantama koyduğum sırada Pars tekrar bana döndü. “Nasıl geçti…