1 bölüm: iki hayat
Yazar: Adamehmeti

Merhaba. İlk bölüm hoş geldiniz umarım beğenirsiniz 🤍. Hayatım hiçbir zaman kolay olmadı... Annem vardı, babam vardı ama sanki hiç yoklardı. Bir abim vardı ama bana yabancıydı. Bu hayatta gerçekten "ailem" diyebildiğim tek kişi kız kardeşimdi. Benim için nefes almak neyse, o da oydu. Ben Asena Soydan. Ve "Soydan" benim için sadece bir soyadı değildi. Bir kız çocuğu olarak taşıdığım en ağır yüklerden biriydi. Çünkü o soyadının içinde çocukluğum vardı, susturulmuş hayallerim vardı, yarım kalan eğitimim vardı, başkalarının benim yerime verdiği kararlar vardı. O soyadı bana her gün, kendi hayatım üzerinde söz hakkım olmadığını hatırlatıyordu. Belki bu sadece benim hikâyem değildi... Belki de kendi soyadının ağırlığı altında ezilen, hayalleri elinden alınan birçok kızın hikâyesiydi. Benim hikâyem de tam burada başladı. İnsanlar der ya... "Hayat böyle." Hayır... Hayat böyle değil. İnsanlar mutluluğun ne olduğunu biliyor. Gülmeyi biliyor. Sevmeyi de... Sevilmeyi de... Ben ise bunların çoğunu uzaktan izleyerek büyüdüm. Ben Asena Soydan. Ülkenin en zengin adamlarından birinin büyük kızıyım. Dışarıdan bakan herkes benim kusursuz bir hayat yaşadığımı sanır. Büyük bir malikâne... Lüks arabalar... Marka kıyafetler... Bitmeyen bir servet... Ama kimse o evin içinde yaşanan sessizliği bilmiyor. Babamın beni sevdiğini biliyorum. Bunu hiç inkâr edemem. Ama Soydan soyadı, ona sevgisini bile özgürce göstermesine izin vermiyor. Çünkü o sadece bir baba değil... Aynı zamanda bu ailenin yükünü omuzlarında taşıyan bir mirasın varisi. Verdiği her kararın arkasında aile, şirket ve yıllardır süren sorumluluklar var. İnsanlar servetimizi konuşuyor. Kimse omuzlarımızdaki yükü görmüyor. O evde eksik olan para değildi... Bazen sadece bir sarılma, bazen de içten söylenmiş "Sen nasılsın kızım?" cümlesiydi. Ve ben... Bir gün, Asena Soydan olarak değil... Sadece Asena olarak sevilmeyi istiyordum . Kahvaltı masasına oturduğumda babam bana gülümsedi. İçimde küçücük de olsa bir umut yeşerdi. "Belki..." dedim kendi kendime. Belki sonunda üniversiteye gitmeme izin verecek. Belki ilk kez ne istediğimi soracak. Babam fincanını masaya bıraktı ve bana baktı. " Bugün sana güzel bir haberim var." Kalbim hızla atmaya başladı. Yıllardır beklediğim cümle buydu belki de. Gülümsemem istemsizce yüzüme yayıldı. " Gerçekten mi?" Babam başını salladı. " Evet ." Kısa bir sessizlik oldu. Sonra hayatımı ikiye bölen o cümleyi kurdu. " Bir ay sonra evleniyorsun." O an zaman durdu. Ne nefes alabildim... Ne de konuşabildim. Çünkü babamın "güzel haber" dediği şey... Benim sonumdu. Ne demek evleniyorsun?" dedim, sesim titriyordu. Babam hiçbir şey olmamış gibi kahvesinden bir yudum aldı. "Duyduğun gibi." Başımı iki yana salladım. "Hayır... Hayır, ben evlenmiyorum." Babamın yüzündeki sert ifade değişmedi. "Evleniyorsun, Asena. Hem de bu konu kapanmıştır." Sandalyemden ayağa kalktım. "Ben üniversite okumak istiyorum! Daha yirmi iki yaşındayım. Benim hayallerim var!" Babam da ayağa kalktı. "Hayaller karın doyurmaz! Sana uygun gördüğüm kişiyle evleneceksin." "Ben sevmediğim biriyle evlenmeyeceğim!" diye bağırdım. Babam masaya öyle sert vurdu ki fincanlar titredi. "Bu evde son sözü ben söylerim!" O an anneme baktım. Belki ilk kez benim yanımda dururdu... Belki "Yapmayın." derdi... Ama yine sustu. Başını bile kaldırmadı. İşte o an anladım. Bu evde benim sesim hiç duyulmayacaktı. Ve hayatım, tek bir cümleyle benden alınmıştı. " Bir ay sonra evleniyorsun." Tam o sırada salonun kapısı açıldı. "Günaydın." Halam içeri girdi. Masadaki gergin havayı fark edince kaşlarını çattı. "Hayırdır abi? Ne oldu?" Babam derin bir nefes aldı. "Asena'yı bir ay sonra evlendiriyorum." Halam önce bana baktı, sonra babama döndü. "Kiminle?" Babam düşündüğü adamın adını söyledi. Halam başını iki yana sallayıp hafifçe güldü. "Abi... Onunla evlendireceğine Ateş Karahan'la evlendir." Babam şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. "Neden Ateş Karahan?" Halam sandalyeye yaslandı. "Çünkü Karahanlar bizden bile güçlü hemde genç bir adam…