BANA KALAN SEN

Bölüm 5

Yazar:

BANA KALAN SEN - Pınar zehra Ince kitap kapağı
BANA KALAN SEN kitap kapağı

Selam. 🌷 Beşinci bölüme hoş geldiniz. Zaman ne çabuk geçti, değil mi? Daha yolun başında olsak da hikâyemiz yavaş yavaş kendi ritmini bulmaya başladı. Bu bölümde bazı olaylar farklı bir hâl alabilir ve karakterlerimizi biraz daha yakından tanıyabiliriz. Umarım bu yolculukta bana eşlik etmeye devam edersiniz. Şimdi sizi bölümle baş başa bırakıyorum. Keyifli okumalar. 🤍✨5. Bölüm: Kalbimin İlk Hatası Bazı duygular vardır. Başladığı anı bilirsiniz. Ama kabul etmek istemezsiniz. Çünkü kabul ettiğiniz anda her şey değişir. Benim için de öyle olmuştu. Ateş'i tanıdıkça onunla konuşmak sıradan bir alışkanlığa dönüşmeye başlamıştı. Bazen kampüs bahçesinde karşılaşıyorduk. Bazen kantinde. Bazen de sadece koridorda birkaç dakikalık sohbet ediyorduk. Ama nedense her konuşmamız günümün en güzel kısmı oluyordu. Bu durumdan rahatsız olmaya başlamıştım. Çünkü kendimi tanıyordum. Ben kolay kolay insanlara bağlanan biri değildim. Çocukluğumdan beri duvarlar örmüştüm etrafıma. Kimse fazla yaklaşamasın diye. Kimse beni üzemesin diye. Ama Ateş... O duvarların önünde durmuyor gibiydi. Yavaş yavaş içeri giriyordu. Ve ben bunu engelleyemiyordum. O sabah her zamanki gibi erken kalktım. Aynanın karşısında saçlarımı toplarken kendime baktım. Son günlerde yüzümde değişen bir şey vardı. Annem de fark etmişti. Daha çok gülümsüyordum. Daha az dalıp gidiyordum. Ama nedenini sormuyordu. Belki de cevabını öğrenmekten çekiniyordu. Kahvaltı masasına indiğimde babam gazeteyi okuyordu. Her zamanki gibi. Ben oturur oturmaz gözlerini kaldırdı. "Bu aralar eve geç geliyorsun." Kalbim hızlandı. "Geç gelmiyorum." "Eskisine göre geç." Sessiz kaldım. Çünkü tartışmanın sonu olmazdı. Babam karşısında açıklama yapmaya çalışmak duvara konuşmak gibiydi. Bir süre sonra ayağa kalktı. "Okuluna git. Gereksiz şeylerle uğraşma." Bu cümle kulağımda kaldı. Gereksiz şeyler. Babam için arkadaşlıklar gereksizdi. Sosyalleşmek gereksizdi. Aşk ise konuşulması bile gerekmeyen bir konuydu. O gün kampüse giderken içimde garip bir sıkıntı vardı. Sanki kötü bir şey olacakmış gibi. Bahçeye girdiğimde Ateş'i gördüm. Uzaktan bile fark ediliyordu. Elinde kahvesiyle bir ağacın altında durmuş telefonuna bakıyordu. Beni görünce yüzünde tanıdık bir gülümseme oluştu. "Nihayet." Kaşlarımı kaldırdım. "Nihayet ne?" "Bugün geç kaldın." İstemsizce güldüm. "Sadece on dakika." "Benim için uzun." Kalbim bir anlığına duraksadı. Söylediği şey basit bir şakaydı belki. Ama nedense bütün gün aklımdan çıkmadı. Birlikte ders binasına doğru yürümeye başladık. İlk kez kampüs içinde bu kadar uzun süre yan yana yürüyorduk. Konudan konuya geçiyorduk. Kitaplardan... Filmlerden... Hayallerden... Sonra birden bana döndü. "En büyük hayalin ne?" Soru beklenmedik gelmişti. Çünkü kimse bana bunu sormazdı. Bir süre sustum. "Bilmem." "Yalan." Şaşkınlıkla baktım. "Neden yalan söyleyeyim?" "Gözlerin farklı şey söylüyor." İçimde bir şey sızladı. Çünkü gerçekten bir hayalim vardı. Ama yıllardır kimseye anlatmamıştım. Belki kendime bile. "Denizi olan küçük bir şehirde yaşamak isterdim." Gülümsedi. "Neden?" "Çünkü özgür hissettiriyor." Bir an sustu. Sonra sessizce konuştu. "Bir gün gidersin." Başımı salladım. "Gidemem." "Neden?" Babam demek istedim. Kurallar demek istedim. Korkular demek istedim. Ama hiçbirini söylemedim. Sadece omuz silktim. Ateş ise gözlerini benden ayırmadı. "İnsan bazen sandığından daha güçlüdür." Bu cümleyi söylerken sesi çok sakindi. Ama içimde yankılandı. Çünkü kimse bana güçlü olduğumu söylememişti. Öğleden sonra ders çıkışında yağmur başladı. Şiddetli bir yağmur. Kampüsün çıkışında bekleyen onlarca öğrenci vardı. Ben de saçak altına sığınmıştım. Şemsiyem yoktu. Tam yağmurun dinmesini beklerken yanımda bir gölge durdu. Ateş. Elinde siyah bir şemsiye vardı. "Evine nasıl gideceksin?" "Beklerim." Gökyüzüne baktı. "Bence yağmurun durmaya niyeti yok." Gülümsedim. "Benim de başka seçeneğim yok." Birkaç saniye sustu. Sonra şemsiyeyi bana uzattı. Şaşkınlıkla baktım. "Peki sen?" "Ben hallederim." "Olmaz." "Su." İlk kez a…

Bölümün tamamını WritePad'de oku