BANA KALAN SEN

3. BÖLÜM TESADÜF GİBİ

Yazar:

BANA KALAN SEN - Pınar zehra Ince kitap kapağı
BANA KALAN SEN kitap kapağı

Selam. 🤍 Birlikte üçüncü bölüme kadar geldik. Hikâyeme zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Her bölümde karakterleri biraz daha tanıyor, onların dünyasına biraz daha yaklaşıyoruz. Bu bölümde bazı olaylar şekillenmeye başlayacak ve hikâye yavaş yavaş farklı bir yöne doğru ilerleyecek. Umarım okurken siz de karakterlerle birlikte aynı duyguları hissedersiniz. Şimdi sizi daha fazla bekletmeyeyim. Keyifli okumalar. 🌷✨ 3. Bölüm: Tesadüf Gibi İnsan bazen bazı şeylerin tesadüf olduğuna inanmak ister. Çünkü başka türlü açıklayamaz. Ben de öyle yapıyordum. Ateş'i düşünmemin normal olduğunu söylüyordum kendime. Sonuçta hayatımda ilk defa biri beni o kadar kısa bir karşılaşmanın ardından hatırlamıştı. Hepsi buydu. En azından ben öyle olduğuna inanmak istiyordum. Ama günler geçtikçe onu daha sık görmeye başladım. İlk başta bunun kampüsün küçüklüğünden kaynaklandığını düşündüm. Aynı koridorlarda yürüyorduk. Aynı bahçeden geçiyorduk. Aynı kantinde oturuyorduk. Bazen uzaktan görüyordum onu. Bazen sadece sesini duyuyordum. Ama her seferinde içimde aynı tuhaf his oluşuyordu. Sanki onu uzun zamandır tanıyormuşum gibi. Oysa hakkında bildiğim tek şey adıydı. Bir de kahverengi gözleri. Bir hafta sonra yine sabah erken saatte kampüse gitmiştim. Bahçedeki banklardan birine oturup ders notlarımı gözden geçiriyordum. Hava serindi. Kahvemi yudumlarken önümde bir gölge belirdi. Başımı kaldırdım. Ateş. Kalbim bir anda hızlandı. Nedenini bilmiyordum ama her gördüğümde aynı şey oluyordu. "Merhaba, Su." Adımı söyleyişi yine garip hissettirmişti. "Merhaba." Elindeki kahveyi gösterdi. "Buraya oturabilir miyim?" Bank boştu. Ama yine de sormuştu. Bu ayrıntı hoşuma gitmişti. Başımı salladım. Sessizce yanıma oturdu. Birkaç saniye boyunca ikimiz de konuşmadık. Normalde bu sessizlik beni rahatsız ederdi. Ama o an etmiyordu. Aksine huzurluydu. "Her sabah bu kadar erken mi geliyorsun?" Bir an düşündüm. "Evet." "Neden?" Gülümsedim. "Kalabalığı sevmiyorum." Başını salladı. "Ben de." İlk kez ortak bir yanımız olduğunu fark ettim. Küçük bir şeydi. Ama hoşuma gitmişti. "Sen?" diye sordum. "Neden erken geliyorsun?" Kahvesinden bir yudum aldı. "Derslerden önce biraz yalnız kalmayı seviyorum." Gözlerimi ona çevirdim. "Yalnız kalmayı seven birinin bu kadar arkadaşı olması ilginç." Gülümsedi. Gerçekten güzel gülümsüyordu. "Bazen kalabalıklar insanı yalnızlıktan daha çok yoruyor." Bu cümle beklemediğim kadar tanıdık geldi. Çünkü ben de aynı şeyi hissediyordum. O an ilk kez onun sadece dışarıdan görünen biri olmadığını düşündüm. Sanki içinde sakladığı başka hikâyeler vardı. Tıpkı benim gibi. Bir süre daha konuştuk. Derslerden... Hocalardan... Sevdiğimiz kitaplardan... Konuşurken zamanın nasıl geçtiğini fark etmedim. Aslında ben konuşkan biri değildim. Ama Ateş'in yanında kendimi garip bir şekilde rahat hissediyordum. Sanki yanlış bir şey söylesem bile beni yargılamayacaktı. Bir ara elimdeki kitabı fark etti. "Bu kitabı seviyor musun?" Kapaktaki isme baktım. "Çok." "Sonunu beğendin mi?" Şaşkınlıkla ona döndüm. "Demek okudun?" "İki kez." İkimiz de güldük. O an fark ettim ki onunla konuşmak zor değildi. Aksine yıllardır tanıdığım biriyle sohbet etmek kadar kolaydı. Tam konuşmaya devam edecekken telefonum çaldı. Ekranda babamın adı yazıyordu. Bir anda yüzümdeki ifade değişmiş olmalıydı ki Ateş fark etti. Telefonu açtım. "Neredesin?" Babamın sesi her zamanki gibi sertti. "Üniversitedeyim." "Dersin başlamasına daha kırk dakika var." Yutkundum. "Erken geldim." "Doğrudan eve döneceksin." "Tamam." Telefon kapandı. İçimdeki huzur da onunla birlikte kaybolmuş gibiydi. Ateş sessizce beni izliyordu. "Her şey yolunda mı?" Başımı salladım. "Evet." Yalandı. Ama alışkındım. Bazı şeyleri anlatmamaya. Bazı şeyleri içimde tutmaya. Ateş birkaç saniye sustu. Sonra yumuşak bir sesle konuştu. "Bazen insanlar iyi olmadıkları halde iyiymiş gibi davranırlar." Kalbim sıkıştı. Çünkü tam da bunu yapıyordum. Ama yine de hiçbir şey söylemedim. O da üstelemedi. İşte bu hoşuma gitmişti. Merak ediyord…

Bölümün tamamını WritePad'de oku