Bana Gördüklerini Anlat

7

Yazar:

Bana Gördüklerini Anlat - pekbiafiliyalnizlik kitap kapağı
Bana Gördüklerini Anlat kitap kapağı

hello sınır koyayım artık diyorum 7 olduk 100 yorum 💕 ⚽️📚 Sina, Esin'in tenindeki o yapay sıcaklığın ruhundaki buzu eritmediğini o an anladı. Arzu, öfkesini dindirmek yerine sadece daha da harlamıştı. Zihnindeki o karanlık sesler susmak yerine alaycı bir melodiye dönüşmüştü. Sina, kadının omuzlarındaki ellerini aniden çekti. Bakışları boşluğa düştü. "Olmuyor," dedi Sina fısıltıyla. Esin, şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı, dudaklarında yarım kalmış bir gülümsemeyle ona baktı. "Sina? Ne oldu?" Sina cevap vermedi. Yataktan hızla kalktı, yerdeki gömleğine uzandı. Elleri titriyordu ama bu heyecandan değil, midesine oturan o tanıdık boğucu hissi yüzündendi. Düğmelerini tek tek, sanki bir zırh kuşanıyormuş gibi aceleyle ilikledi. Pantolonunu çekip kemerini sıktığında, az önceki o davetkar atmosfer buz kesmişti. "Gidiyor musun gerçekten?" dedi Esin. Sesi artık zafer kazanan o kadının sesi değildi kırgınlık ve aşağılanmışlık arasında gidip geliyordu. Sina ceketini omuzuna attı, kapıya yönelmeden önce durup ona baktı. Bakışlarında derin bir boşluk vardı. "Kusura bakma, Esin," dedi sesi pürüzlü bir şekilde. "Gerçekten... Bu akşam burada olmamalıydım. Hata bende." Esin, saten geceliğinin omuzlarını düzelterek yatağın kenarına ilişti. "Eski çapkına ne oldu şimdi? Bana gelince mi kitlendin?" Sina kapıdan çıkıp giderken Esin arkasından bakakaldı. O lüks villanın sessizliği şimdi üzerine yıkılıyor gibiydi. Esin için bu sadece bir gece değildi, Sina'yı kontrol edebileceğine, o yıkıcı enerjisini dindirebileceğine inanmıştı. Muğla'daki sosyete arkadaşlarına onu elde ettiğini söyleyerek zafer kazacaktı. Ama şimdi, odada kalan tek şey Sina'nın ağır parfüm kokusu ve Esin'in kendi içinde hissettiği o devasa yetersizlik duygusuydu. Sina dışarı çıktığında gece rüzgârı yüzüne çarptı. Kaçtığı her şey, villanın bahçe kapısında onu bekliyordu. Arabasına atladı dalgın halde sürmeye başladı. Sina'nın zihni, dumanı tüten bir enkaz alanı gibiydi. Şimdi magazin sayfalarında, spor bültenlerinde yerin dibine sokulduğunu biliyordu. Ama garip bir şekilde, aklı ne kariyerindeydi ne de yan odada uyuyan kadında... Aklı, yemekleri Uygar'dan sanan Sahare'deydi. Ona yemekleri kendi elleriyle götürmüşken, teşekkürü o mavi gözlü herifin alması içini kemiriyordu. Saatlerce Muğla sokaklarında gezdir durdu gün ayarken evine geldi. Evi her zaman sığınağıydı ama bu sabah o sığınak kuşatma altındaydı. Magazinciler, spor muhabirleri ve meraklı gözler kapısına dayanmıştı. Sina, mikroskobik bir inceleme altındaymış gibi üzerine atılan kameralara ve ağzına kadar sokulan mikrofonlara aldırmadan arabadan indi. "Sina Bey, iş insanı Engin Bey'i yumruklama sebebiniz neydi?" Sina yumrukladığı adamın iş insanı olduğunu şimdi öğrendi ama çok da takılmadı. "Kadro dışı kaldığınız, sözleşmenizin feshedileceği haberleri doğru mu?" "Sina Bey, yumruğunuzun arkasında mısınız?" Sina durdu. Gözlerini kameranın merceğine dikti, sesi her zamankinden daha tok ve kararlıydı. "Pişman değilim. Bir daha olsa, yine yapardım." Başka tek kelime etmeden çelik kapısını kapattı ve dış dünyayla arasına aşılmaz bir duvar ördü. Sırtını kapıya yaslayıp derin bir nefes verdiğinde Çamur ayaklarına dolandı. Eğilip köpeğinin başını okşadı. "Sana artık o pahalı mamalardan yok oğlum, baba fakir kalacak," diye mırıldandı acı bir tebessümle. Üst kata çıkıp Yalçın'ın hırsla dağıttığı dolabını toplamaya başladı. Dağınıklığın arasında, yıllardır dokunmadığı o eski kutuyu görünce dizlerinin bağı çözüldü ve yatağın kenarına çöktü. Kutunun içinde, babasının dört kardeşine de taktığı o eski kolye duruyordu. Gümüşten, kenarları aşınmış, üzerinde dört ana yönü temsil eden sert çentiklerin olduğu küçük bir pusula işlemesi... Babası bu kolyeleri boyunlarına takarken, "Dünyanın neresine giderseniz gidin, ibreniz hep birbirinizi göstersin. Bu pusula sizi eve, birbirinize geri getirir," demişti. Dört kardeşin asla kaybolmaması, fırtınada bile yollarını bulabilmeleri için verilmiş sessiz bir sözdü bu metal parçası. Sina o an kardeşlerini…

Bölümün tamamını WritePad'de oku