Bana Gördüklerini Anlat- Tamamlandı

29

Yazar:

Bana Gördüklerini Anlat- Tamamlandı – pekbiafiliyalnizlik kitap kapağı
Bana Gördüklerini Anlat- Tamamlandı – pekbiafiliyalnizlik kitap kapağı

sayın bga okuyucusu gelecek bölüm final olacak ve bu tatlı çifte veda edeceğiz. böyle otuz bölümlük kısa hikayeleri yazmayı çok seviyorum. devamı gelecek tabii başka insanlarla. finalden bir gün önce yorumlara cevap vermek istedim. öncelikle çok tatlısın, iyi ki varsın. 🤍 sahare'nin gözlerinin açılmasını isteyenler olduğunu biliyorum ama bu olmayacak. çünkü bu kitap mucizelerin değil, yaşayışın kitabı. elbette istersem sahare'nin gözlerini açabilirim ama ben bu hikâyeye başlarken hayalim, görme engelli bir genç kızın gördüklerini anlatmaktı. sahare'nin gözleri görmüyor olabilir ama onun da hayata baktığı bir yer, dünyayı algıladığı bambaşka bir pencere var. ben de biraz bunu anlatmak istedim. çünkü bir engeli aşmak her zaman o engeli ortadan kaldırmak demek değil. bazen o engelle yaşamayı öğrenmek, hayatı onunla birlikte renklendirmek demek. finalden sonra bga'nın sesli kitap olması için birkaç girişimim olacak. umarım bir gün sahare'nin hikâyesini bir de seslerden dinleyebilirsin. zora sarıldık ve bordoya karışan aşk sesli kitap oldu. ne mutlu bana ki bu tatlı çifti bu kadar sevdin. 🤍 bir de sana şunu söylemek istiyorum. bir gün çok sevdiğin birinin yanında otururken, sen de her şeyi görebiliyor olsan bile ona "bana gördüklerini anlat." de. çünkü bazen insanın kendi gözleriyle gördüğü şeyden çok, çok sevdiği insanın gördüğü şey güzeldir. belki o insan hayatı senden bambaşka görüyordur. umarım hayatında bu cümleyi söyleyebileceğin aşklar, dostluklar ve arkadaşlıklar olur. sevgilerimle, sultan 🤍 📕⚽ Sina ve Sahare, artık hayatlarının geri kalanını birlikte geçirecekleri, mutluluğa adım attıkları çiftliklerini geziyorlardı. Sahare içeriye girer girmez hiç düşünmeden ayakkabılarını çıkarttı. Çıplak ayak tabanlarıyla o yemyeşil, nemli ve taptaze çimleri iliklerine kadar hissetmek istiyordu. ''Sina hızlı anlat, meraktan çatlıyorum. Gördüğün her şeyi anlat.'' Sina'nın güçlü koluna sıkıca girmiş, zihninde canlanan bu koca dünyayı onun gözünden, onun tok sesiyle dinliyordu. Sina da Sahare'nin kolunu hafifçe göğsüne bastırmış, çiftliğin her köşesini heyecanla anlatıyordu. "Bak güzelim, tam karşımızda taş kaplamalı kocaman iki katlı evimiz var. Önünde ahşap verandası, hemen yanında kocaman bir havuz. Sağa kıvrılan patika yoldan yürüyünce arkada meyve bahçesi başlıyor. Elma, mandalina, zeytin hepsi var ama..." Sahare tüm bu meyveleri aslında kendi elleriyle dikmek isterdi ama olsun diyerek Sina'nın coşkulu rüzgarına çoktan kapılmıştı. Sina ise artık Sahare'nin kurduğu cümlelerin ardındaki o saklı arzuları okumakta ustalaşmıştı. Kızın bu hissini o söylemeden, anladı. Sahare göremiyor olsa da uzanıp onun elini tuttu ve hafifçe öne doğru işaret etti. "On beş adım ilerimizde özel bereketli toprak döktürdüm. Buralara da sen istediğin ağacı, çiçeği, ne bileyim sebzeyi ekersin diye düşündüm. Kendi ellerinle büyütsün diye." Sahare'yi çiftlikten bile daha çok mutlu eden şey, Sina'nın onu böyle incelikle düşünüyor olmasıydı. Yüzüne geniş, sıcacık bir gülümseme yayıldı. Elini uzatıp Sina'nın yanağına dokundu, usulca sevdi. "Ama sen çok incesin." Sina bir an duraksayıp başını eğdi, kendi iri ve kaslı fiziğine baktı. "Abartma kızım ya, antrenman yapıyorum ben, fiziğim gayet iyi. Tek bacağım senin bacaklarını topla, kollarını topla hepsinden kalın!" dedi ciddiyetle. Sahare, adamın bu şapşal alıklığına ve olayı bambaşka anlamasına kıkırdayarak güldü. Onu bu halleriyle seviyordu zaten. "Seviyorum seni de," diyerek el yordamıyla adamın bacağına usulca vurup ekledi. "Bacaklarını da." Sina kızın yüzüne tutku dolu, derin bir bakış attı. Tam ona doğru eğilecekken Sahare hafifçe geri çekilip gülümsedi. "Eee futbolcu, anlat bakalım başka neler yaptırdın?" ''Eşeğin siki,'' dedi öfkeyle. Sahare genel olarak geri kaçıyor ve onu yarım bırakıyordu. Artık bu yarımların tam olması gerektiğine inanıyordu ama çiftliği de genişlediğine inandığı kelime dağarcığını kullanarak anlatmaya devam etti. Neticede o kadar çabayı boşa vermemişti. ''Çimenler yeşil, gök mavi bir…

Bölümün tamamını WritePad'de oku