Bana Gördüklerini Anlat- Tamamlandı

22

Yazar:

Bana Gördüklerini Anlat- Tamamlandı – pekbiafiliyalnizlik kitap kapağı
Bana Gördüklerini Anlat- Tamamlandı – pekbiafiliyalnizlik kitap kapağı

sınır 249 yorum Sina, Sahare'nin yanından ayrılır ayrılmaz içindeki o deli yangınla doğrudan eve sürdü arabayı. Zeren ve Zeynel, en küçük kardeşleri Zahit'i tetkikler ve ameliyat hazırlıkları için sabah erkenden hastaneye götürmüşlerdi. Normalde Sina'nın da hemen hastaneye geçmesi gerekiyordu ama üzerindeki kıyafetler dün gecenin deniz suyuyla nemliydi, kumluydu. Bu halde hastane koridorlarına adım atmak istemedi. Eve girer girmez, suların içinde can veren eski telefonunun içindeki hattı zorlukla çıkardı ve çekmeceden aldığı yedek telefonuna taktı. Cihazı şimdilik bir kenara fırlatıp üzerindeki yapış yapış olmuş tişörtü ve pantolonu hırsla çıkarıp kendini banyonun sıcak suyuna bıraktı. Suyun altına girdiğinde, dün gecenin tüm yorgunluğu, kalbindeki o deli ritim teninden süzülen sularla birlikte akıp gitti. Duştan çıkıp beline doladığı havluyla banyonun buğulu aynasının önünden geçerken adımları istemsizce yavaşladı. Aynadaki aksine baktı. Islak saçlarını geriye doğru atarken, parmak uçları gayriihtiyari dün gece Sahare'nin dudaklarına dokunduğu, onu deliler gibi öptüğü kendi dudaklarına gitti. Yüzünde amansız, durdurulamaz bir gülümseme belirdi. "Aptal ya," diye mırıldandı kendi kendine, Sahare'nin o huysuz ama uysal teslim oluşunu hatırlayarak. ''Bu kız aşık bana,'' dedi kendini işaret ederek. Aynada bir süre kendini izledi. En son, ''Tipini sikeyim,'' diye ayrıldı. İçindeki o hırçın aşk, göğsünü delecekmiş gibi tırmandı yukarıya. Telefon şakasını, turuncu telefon isteyişini düşündükçe içi eridi. Odasına geçip üzerine temiz bir eşofman ve siyah bir tişört geçirirken, kafasında sadece o çiftlik hayali ve Sahare'nin o çocuksu "Eşek severim!" deyişi dönüp duruyordu. Hastaneye gitmek için arabasına binip yola çıktığında, can sıkıntısından radyoyu açtı. Çelik şarkısını bulmak isteyen elleri yavaş davranınca frekans direkt bir spor kanalına ayarlıydı ve spikerin o bilmiş sesi arabanın içine doldu. "...Ve transfer kulislerinde hareketlilik sürerken, Fethiyespor'da sular durulmuyor. Ligin bitimine az bir süre kala Fethiyespor küme düştü düşecek gözüyle bakılırken, yönetim faturayı yıldız oyuncuya kesti." Sina direksiyona sert bir yumruk indirip dişlerinin arasından homurdandı. "Ulan beni kadro dışı bıraktınız da ne sikime yaradı? Küme düşüyorsunuz işte şerefsizler, benim gibi adama muhtaç kaldınız!" diye küfretti hırsla. ''Gerçi Allah'ım bana da muhtaç kalınmaz ya,'' diye söylendi. Spiker tam o sırada nefes alıp diğer habere geçti. "Bir diğer gelişme ise magazin dünyasından. Ünlü futbolcu Sina Erdem'in," Spiker daha cümlesini tamamlayamadan Sina küfrederek radyoyu tek hamlede kapattı. Direksiyonu hırsla kırarken öfkeden soluyordu. ''Sikeyim futbolu edebimle köyde açlıktan nefesim koksaydı lan ama o zaman Sahare ile tanışamazdım. Neyse yine de iyiyiz,'' diye söylendi. Sonunda Muğla'nın en lüks özel hastanesinin o devasa bahçesine giriş yaptı. Ameliyat ve tedavi süreci için buranın en iyi, en lüks katı kapatılmıştı ve tüm bu süreçte Sina'nın cebinden tek bir kuruş bile çıkmamıştı; çünkü onu yıllar önce Yalçın'a satan abileri, şimdi parayı bulmuş vaziyettelerdi. Arabayı otoparka çekerken gözü yan tarafta duran son model, milyonluk maybach arabaya çarptı. Zeynel abisinin arabasıydı. Sina acı acı gülümsedi. Onu on bir yaşında kulüp tesislerine bırakıp arkalarına bile bakmayan o öz abisi, şimdi ondan fersah fersah daha zengin bir duruma gelmişlerdi. Ve bu hayatta Sina'ya sadece tek bir şey için, Zahit'e hayat verecek o ufacık ilik için ihtiyaçları olmuştu. Sina bu ihtiyacı tabii ki tamamlayacaktı, her şeye rağmen o çocuk onun öz kardeşiydi. Arabadan inip hastanenin koridorlarına adım attığında, turnikelerden geçerken hemşirelerin ve personelin meraklı, fısıltılı bakışları anında üzerine kilitlendi. Sina hiçbirini umursamadan, dik başıyla Zahit'in kaldığı o lüks süit odanın kapısına ulaştı. Tam kapı kolunu tutacağı sırada içeriden gelen seslerle duraksadı. Zeynel, Zeren ve Zahit içeride her zamanki o klasik, şamatacı kardeş şakalaşmalarınd…

Bölümün tamamını WritePad'de oku