Bana Gördüklerini Anlat- Tamamlandı

21

Yazar:

Bana Gördüklerini Anlat- Tamamlandı – pekbiafiliyalnizlik kitap kapağı
Bana Gördüklerini Anlat- Tamamlandı – pekbiafiliyalnizlik kitap kapağı

sınır 259 yorum yorum geçilirse bölüm gelir +++ Sina ve Sahare öpüşmelerinin ardından artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını çok iyi biliyorlardı. Zaten olsun da istemiyorlardı. Sadece yakın olmak, hep böyle dip dibe kalmak istiyorlardı. Henüz tam adını koyamadıkları, içlerinde büyüyen bu hırçın isteklerin karşılığı tam olarak sevgililikti. "Hadi artık," dedi Sahare, titreyen sesini toparlamaya çalışarak. "Sen evine git, kardeşin bekler seni." Sina ise o öpücüğün büyüsüyle öyle bir etkilenmişti ki, olduğu yere mıh gibi çakılmış kalmıştı. Oysa bu onun hayattaki ilk öpücüğü bile değildi. Bugüne kadar kimleri öpmemişti ki ama içindeki bu amansız sarsıntıyı, bu garip çarpıntıyı sorgulamaya bile girişmedi. İlk öpücüğü olmasa bile, ilk kez aşkı tattığının bilincindeydi. Sahare ise adeta bir soğukkanlılık abidesi gibi duruyordu. İçerisinde koro halinde kocaman bir kalabalık "Sina! Sina!" diye haykırırken o kendi içine dönüp "Susun!" diyemiyordu ama bu delice heyecanını dışarıya yansıtmama konusunda karşısındaki adamdan fersah fersah daha başarılıydı. "Ne demek evine git ya?" dedi Sina, sesi sitemkâr bir fısıltı gibi çıktı. Halen aralarındaki o milimlik yakınlık sürüyordu. Sina, kızı bir an bile bırakmak istemeyecek bir sahiplenmeyle onu sarmalamaya devam ediyordu. Sahare, o yoğun yakınlığı geriye doğru küçük bir adım atarak sonlandırdı. Kalbinin ritmi bu kadar hızlanmışken, biraz daha aynı yakınlık vuku bulsun, gardı tamamen düşsün istemedi. "Ameliyat olmayacak mısın sen? Gitsene evine," dedi, parmağını havaya kaldırıp onu ikaz eder bir tonda. Sina, Sahare'nin yüzünde göremediği o heyecan ve rahat tavır karşısında içten içe çok üzüldü, bozuldu. Nasıl olurdu yani? Sahare hiç mi heyecanlanmamış, bu öpücükten zerre etkilenmemiş miydi? "Sahil köşelerinde beni öp öp, sonra 'Yallah evine' mi diyorsun yani?" diye kızdı Sina, kaşlarını çatarak. Sahare adamın bu arsızlığına şaşkınlıkla kalarak, "Beni sen öptün be adam!" dedi öfkeyle. "Benim seni öpmem, senin de beni öpmediğin anlamına gelmez!" diye üste çıktı Sina. "Sinacığım," dedi Sahare usulca, sesini sakinleştirerek. "Yarın ikimiz için de yoğun bir gün olacak. Hadi, evlere dağılalım artık." Sina ise oralı bile olmadı, kollarını göğsünde bağladı. "Ameliyat ne ki? İki keserler, biçerler, biter gider, bir şey olmaz ama tabii senin o Eyüp Sabri kolonya reklamın daha önemli, haklısın." Sahare duyduğu reklam benzetmesiyle kendini tutamayarak güldü. "Eyüp Sabri değil ki o bir kere," dedi. "Ama aslında onun kiraz çiçeği kokusunu çok severim bak, güzel kokuyor." Sina eliyle ıslak saçlarını hırsla geriye doğru itti. "Kızım konumuz bu mu şu an? Sorunumuz bu mu gerçekten? Hop, iki elledin, bir öptün, hemen kaçıp gidiyorsun!" Sahare, adamın bu şapşal sitemi karşısında el yordamıyla havayı aradı, Sina'nın o geniş omzunu bulduğu gibi sertçe vurdu. "Sen salak mısın ya? Futbolcuların zekâsı biraz eksik olur derlerdi de inanmazdım, resmen seninle canlı canlı deneyimliyorum bunu!" Sina ise o an tam anlamıyla bir kedere, bir drama teşneydi, yüzünü astı. "Yarın ameliyat olacağız diyoruz şurada, insan bir endişe eder be! Sen gelmiş bana reklamdan bahsediyorsun. İki kilo muzla, bir meyve suyu alıp hastaneye beni görmeye gelemeyecek misin yani şimdi?" Sahare adamın bu çocuksu ajitasyonuna gülümsedi. "Yalçın gerçekten soyup soğana mı çevirdi seni?" diye sordu eğlenerek. "O kadar mı fakir kaldın da benden iki kilo muzla meyve suyu istiyorsun?" Sina iyice bozulmuştu. "Sana bu zenginlik yaramamış, iyice kibirlenmişsin sen," diye mırıldandı. Sahare, adamın o ciddi bozuntusunu ve içten gelen kırgınlığını hissedince aniden sessizleşti. Sina'nın hemen yanında durduğunu tahmin ettiği elini el yordamıyla, parmak uçlarıyla yavaşça aradı ve sıcak avucunun içine aldı. "Sinacığım," dedi bu kez, sesine tüm kalbini, o sakladığı tüm samimiyeti katarak. Sina'nın bu yumuşacık ses tonuna içindeki tüm buzlar eriyerek baktı kızın yüzüne. "Ha, Sahareciğim?" dedi adeta büyülenmiş gibi. Sahare ise o romantik havayı bozacak bambaşk…

Bölümün tamamını WritePad'de oku