Bana Gördüklerini Anlat- Tamamlandı

20

Yazar:

Bana Gördüklerini Anlat- Tamamlandı – pekbiafiliyalnizlik kitap kapağı
Bana Gördüklerini Anlat- Tamamlandı – pekbiafiliyalnizlik kitap kapağı

sınır 200 yorum öpücük +++ İkisi birden o serin suların derinliğine gömüldükten saniyeler sonra, Sahare öfkeyle su yüzeyine fırladı. Ağzından ve burnundan sular damlarken, Sina onu zaten çoktan hazır kıta bekliyordu. Sahare normalde denizden ya da sudan korkan bir kız değildi ama bu gecenin dalgaları tenine fazla acımasızca çarpınca, dengesini korumak için ister istemez Sina'nın o geniş, ıslak omuzlarına tutunmak zorunda kaldı. "Sen aptal mısın ya? Aptal mısın sen?!" diye bağırdı Sahare, yüzünden sular süzülürken. "Evet!" dedi Sina hiç duraksamadan, sırılsıklam saçlarını geriye atarak. "Geri zekalıyım hem de. Dedim ya sana kızım, ilkokul mezunuyum ben, bu kadar çalışıyor kafam!" Sahare öfkeliydi ama Sina'ya bu denli yakın olmak, onun sıcaklığını teninde hissetmek içindeki tüm savunma mekanizmalarını altüst ediyordu. İkisinin de göğüs kafesi, nefes nefese, adeta birer körük gibi birbirlerine doğru hızla inip kalkıyordu. Sina, içindeki o amansız özleme daha fazla ket vuramayarak aralarındaki o son su boşluğunu da sıfırladı. Dalgaların arasında kızla resmen bir bütün oldular. Artık göğüsleri birbirine çarpıyor, kalpleri aynı ritimle delicesine atıyordu. Sahare, sanki dünyayı görebilecekmiş, sanki bir şeyler fark edecekmiş gibi açık olan gözlerini yavaşça kapattı. Dudakları titrerken, "Senden nefret etmem lazım benim," diye fısıldadı kendi kendine. Sina'nın sesi ilk kez bu kadar çaresizce titredi. Ne diyeceğini bilemez bir halde, "Beni bir kez dinle be Sahare. Acıklı bir hayat hikayem var benim," dedi, sanki merhamet dilenir gibi. "Ağlatır seni, o derece acıklı valla bak." Sahare bu saçma ajitasyona karşı koyamayarak ıslak yüzüyle hafifçe güldü. "Aptalsın ki. Hem de çok aptalsın." Sina, büyük ve güçlü elini kızın beline iyice yerleştirirken, bu dalgalı denizde onun bir santim bile kendisinden kopmasını istemiyordu. "Sahare, yalvarırım beni bir kez dinle. Gerçekleri anlatayım. Sonra istersen yüzüme tükür, git de yemin ederim giderim, bir daha karşına çıkmam." Yalandı kopamazdı ondan. Sahare, Sina'nın o kibirli futbolcu kimliğinden sıyrılıp karşısında bu denli ezilmesinden, ona kendini açıklamak için çırpınmasından içten içe çok etkileniyordu ve artık bunu saklayamadı. Gözlerini açmadan, "Sadece bir kez," dedi net bir sesle. "Tek bir yalanını yakalarsam, bu beni son dinleyişin olur. Bir daha sesimi bile duyamazsın." Sina hızla başını salladı. "Söz. Tek bir yalan bile yok artık." O sırada Sina'nın gözleri gayriihtiyari yukarıya, sahildeki kalabalığa kaydı. Sahare'nin o büyüleyici etkisinden sıyrılıp etrafa bakınca, insanların telefon flaşlarıyla onları kayıt altına aldığını nihayet net bir şekilde fark etti. Sahare bu durumdan kötü etkilenmesin, paniklemesin diye sesini alçaltarak konuştu: "Sahare, sahildeki herkes toplanmış, şu an bizi çekiyorlar videoya." Sahare ise dünyanın geri kalanını çoktan silmişti, hiç oralı bile olmadı. "Umurumda mı sanıyorsun, Sina?" dediğinde Sina duyduğu isimle bir an afalladı, içi burkuldu. "Sina demesene sen bana," dedi usulca. "Ne diyeyim? Sahtekâr mı diyeyim?" ''A ismime uydu bak ama sen yine de öyle deme,'' dedi. Sahare suların içinde hafifçe titreyerek, "Anlatacaksan anlat artık, gideceğim ben," dedi inatçı bir tonla. Sina tamam anlamında başını salladı. "Tamam ama önce sahilin tenha tarafına kadar yüzelim, yoksa magazin sayfalarında her şeyimizi canlı yayınlayacak şerefsizler. Hele sahilde bir kız grubu var, sanırsın her biri Nuri Bilge Ceylan. Her anımızı sanat filmi gibi çekiyorlar arkadan." Sahare'nin dudaklarında eski günlerdeki o muzip şahane gülümseme belirdi. "Yenerim seni, ağlama sonra şimdiden uyarayım." Sina, kızın bu mesafeli durmasını beklediği saniyelerde aniden gelen şakasına inanamayarak güldü. Kalbi sevinçle tekledi. Karşısındaki Sahare, o karanlık ve aksi halinden sıyrılmış, aşkın o tanıdık ışığıyla ışıldıyordu. "Beni sen yen be," dedi Sina, gözlerinin içine bakarak. "Sen yen, sen ye kabulüm.'' Sözlerin ardından, yan yana, senkronize bir şekilde kulaç atarak o derin suları yara y…

Bölümün tamamını WritePad'de oku