Bana Gördüklerini Anlat

1

Yazar:

Bana Gördüklerini Anlat - pekbiafiliyalnizlik kitap kapağı
Bana Gördüklerini Anlat kitap kapağı

bu iki s'li deliyi çok sevin ☘ başlama tarihi: en sevdiğiniz şarkı: ⚽ Sina, oturduğu taba rengi deri koltukta bacak bacak üstüne atmış, içindeki dinmek bilmeyen huzursuzlukla boğuşuyordu. Önündeki masif meşe sehpaya bırakılan dördüncü Türk kahvesinden bir yudum alır gibi yaptı. Menajerinin keskin bakışlarını üzerinde hissettiğinde, içiyor gibi yaptı. O keskinlik kaybolduğunda fincanı çaktırmadan arkasındaki dev yapraklı Deve tabanının saksısına boşalttı. Yalçın'ın buz mavisi gözleriyle karşılaştığında, boş fincanı dudaklarına götürüp her şey yolunda dercesine sahte bir güvenle gülümsedi. Dakikalardır nefes almaksızın konuşan Yalçın, sözlerinin Sina'nın duvarlarına çarpıp geri döndüğünü anladığında öfkesi patladı. Elindeki buruşturulmuş gazeteyi Sina'nın yüzüne doğru fırlattı. "Sen benim tırnaklarımla kazıyarak yarattığım Sina Erdem'i, nasıl böyle ucuz ve rezil davranışlarla yerle bir edersin!" Sina, yüzüne çarpıp kucağına düşen gazete kağıdını büyük bir pişkinlikle aldı. Sabahtan beri azar işitmesine sebep olan o meşhur kareyi görmek için magazin sayfasına baktı. Fotoğrafta bir magazincinin yakasına yapışmış, gözleri kaymış bir halde duruyordu. "Sikeyim ya... Yalçın abi tipe bak, çok kötü çıkmışım," diyerek keyifsizce güldü ve gazeteyi meşe sehpanın üzerine fırlattı. Başında bir kule gibi dikilen, Sina'yı çocukluğundan beri bir heykel gibi yontan Yalçın, bu kez ona evladı gibi değil, yabancı bir hayal kırıklığı gibi baktı. "Sina! Magazinciye saldırmak ne demek lan? Sen sokak kabadayısı mısın?" "Yok abi, futbolcuyum," dedi Sina, yüzüne yerleşen o meşhur pişkince gülüşle. "11 numara giyiyorum, hatırlatırım. İstersen imzalı forma göndereyim, duvarına bir yenisini daha asarsın?" dedi duvardaki imzalı formalarına kısa bir bakış atarak. "Gevşek herif!" diye kükredi Yalçın. Öfkesi odadaki havayı ağırlaştırıyordu. "Üç gollü maçtan çıkmışsın, ikisini sen atmışsın. Evine gider, ayaklarını uzatır, buzunu koyar dinlenirsin sanıyoruz... Sen mekanlara akıyorsun! Önüme düşen o saçma sapan fotoğrafları, engellediğim haberleri bir duysan kariyerin o saniye biter lan! Ben senin arkanı toplamak için neden sürekli magazinciye, ona buna para yediriyorum, Sina? Neden?" Sina, hatalarının bir tokat gibi yüzüne çarpılmasından hoşlanmayan o bildik tavrıyla ofladı. "Yalçın abi, uzatma işte. Sosyal medyadan bir açıklama yapar, yalanlarız olur biter." "Tabii, sonra da üstsüz bir fotoğraf atarsın, genç kızlar sana kalp atıp âşık olurken, Twitter'da anana avradına söverler." Sina aklına gelenle kendi kendine güldü. "Geçen Twitter'da birisi 'obje' demiş bana. Kelini siktiğim piçine bak hele! Bendeki vücut onda olsa, baksırla sokağa çıkar itin oğlu, gelmiş bana laf ediyor." Yalçın, odanın her metrekaresini adımlamaktan, öfkesini yansıttığı bu adamın bir ayna gibi ona aynı vurdumduymazlıkla karşılık vermesinden yorulmuştu. Omuzları çöktü, gidip Sina'nın karşısına geçti. "Sina... Sen yıldız futbolcu olacaksın. Süper Lig'e ne kaldı şurada? Kaç teklif var masamda haberin var mı senin? Bu sabah arayıp, 'Bu muydu o cuma namazında fotoğrafı çıkan dindar çocuk?' diye sordular bana. Ne diyeyim ben adamlara?" ''Hiç bana suç atma,'' dedi Sina, rahat bir tavırla. Her şey senin yüzünden oldu. Cuma'ya git gizlice çekip servis edelim, Sina... Çocuklarla Fethiye sokaklarında top oyna, Sina... Engelli insanlarla buluş, Sina... Her şeyi yaptırdın bana ama 'iyi adam' olduğumdan değil, gösteriş için. Ben o adam değilim Yalçın abi, sen de biliyorsun.'' "Lan keyfimden mi yaptırdım?" dedi Yalçın, kel kafasındaki terleri silerek. "Takım arkadaşının kardeşine yürüdün, top toplayıcı çocukla kavga ettin... Hatta araban yolda kalınca tekerlekli sandalyedeki adamdan 'arabayı itsene birader' diye yardım istedin lan sen!" Sina boğazındaki beni kaşımayı bırakıp ciddiyete büründü. "Sonuncusu şakaydı, adam da gayet güldü abi. Her sike duyar kasıyorlar artık. Engelli adam da sanki bu lafıma alınıp eve gidip ağlayacaktı... Adamın gönlünü aldım, formamı verdim gittim. İmzalıydı hem de herif mut…

Bölümün tamamını WritePad'de oku