BAL KABAĞI

📚 13. BÖLÜM: Başsavcının Odası ve Zamana Karşı Ya

Yazar:

BAL KABAĞI - zeynep ay kitap kapağı
BAL KABAĞI kitap kapağı

(Ayşenur’un Anlatımıyla) Adliye sarayının koridorlarındaki o ağır, kasvetli sessizlik, botlarımızın mermer zeminde çıkardığı ritmik seslerle bölünüyordu. Duvarlarda asılı duran eski Gümüşhane fotoğrafları ve hukuki levhalar, etrafımızı saran o tekinsiz havayı daha da ağırlaştırıyordu. Kalbim, göğüs kafesimi delmek istercesine hızla çarpıyordu. Gözlüklerimin arkasındaki gözlerim, hemen önümde bir dağ gibi dimdik yürüyen Alaz’ın sırtına kilitlenmişti. Kolunun altında sımsıkı tuttuğu haki renkli askeri dosya, yılların adaletsizliğini, babasının çalınan emeğini ve bizim geleceğimizi barındıran bir patlayıcı gibiydi. Üçüncü katın sonundaki o büyük, heybetli kapının önüne geldik. Üzerindeki pirinç levhada büyük harflerle “Cumhuriyet Başsavcısı Yavuz Karadağ” yazıyordu. Alaz derin bir nefes aldı. O sert kabuğunun altındaki kalbinin nasıl hızla çarptığını, omuzlarının gerginliğinden görebiliyordum. Kapıyı iki kez sertçe vurdu. İçeriden gelen tok bir "Giriniz" sesiyle birlikte kapının ağır meşe kulpunu indirdi ve içeri adım attık. Oda, yüksek tavanlı ve buram buram eski kitap ile deri kaplama kokan geniş bir yerdi. Duvarlar tamamen ceza kanunu ciltleriyle doluydu. Devasa, koyu renkli meşe masanın arkasında, kır saçlı, yüz hatları Gümüşhane’nin sert kayalıklarını andıran, otoriter ama bakışlarında derin bir hüzün taşıyan bir adam oturuyordu. Gözlüklerimi parmağımla sertçe burnumun üzerine doğru iterek içeri süzüldüm. Başsavcı Yavuz Bey, dosyalardan başını kaldırıp bize baktığında ilk başta kaşlarını çattı. Odasına çat kapı giren iki lise öğrencisine karşı sert bir uyarıda bulunmaya hazırlanıyor gibiydi. Ancak bakışları Alaz’ın yüzüne, o simsiyah, fırtınalı gözlerine kilitlendiğinde elindeki dolma kalem parmaklarının arasından masaya düştü. Adam bir anda donakaldı. Bakışları Alaz’ın yüzünden aşağı kayıp, montunun yakasından hafifçe sarkan o eski, pirinç kaplama dairesel kolyeye odaklandı. Yavuz Bey, oturduğu deri koltuktan sanki bir hayalet görmüş gibi yavaşça ayağa kalktı. Masanın etrafından dolanıp bize doğru yürürken adımları titriyordu. "Sen..." dedi Başsavcı, sesi yılların birikmiş kederiyle kısılarak. "Sen Ali’nin oğlusun... O simsiyah fırtınalı gözler, o eğilmeyen dik duruş... Aynı baban." Alaz şaşkınlıkla durakladı. Yıllardır lise koridorlarında herkesin "Bal Kabağı" diyerek aşağıladığı, yalnızlaştırdığı o çocuk, ilk kez bir devlet makamında, şehrin en büyük adalet figürü tarafından babasının adıyla selamlanıyordu. "Babamı tanıyor musunuz?" dedi Alaz, sesi boğazında düğümlenerek. Yavuz Bey, Alaz’ın omzuna elini koydu, gözleri dolmuştu. "Tanımak ne kelime evlat? Biz Ali’yle o vadi köylerinde beraber büyüdük. O tarlada beraber çapa yaptık, beraber hayal kurduk. Ben hukuk fakültesini kazandığımda arkamdan ilk ağlayan, beni şehre ilk uğurlayan babandı." Yüzündeki ifade aniden sertleşti, gözlerindeki o adalet ışığı keskinleşti. "2022 yılında, o alçaklar babanın tarlasını elinden almak için sahte belgeler hazırladıklarında ben bu şehirde değildim. Beni tayin oyunlarıyla, sahte soruşturmalarla batıya sürmüşlerdi. Ali’nin o davayı kaybettiğini, kahrından hastalandığını çok geç öğrendim. Yıllarca o dosyayı yeniden açabilmek için bu şehre başsavcı olarak dönmeyi bekledim." Gözleri Alaz’ın kolunun altındaki haki dosyaya kaydı. "Ve sen... O hesabı sormak için o dosyayı bana getirdin, değil mi?" Alaz dosyayı masanın üzerine bıraktı. "Sadece o davayı değil Başsavcım," dedim araya girerek, sesimdeki tüm korkuyu bir kenara fırlatarak. "O davanın yalan şahitliğini yapan Coğrafya hocası Ahmet’i, onu finanse eden Berk’in babasını ve en önemlisi... Şu an okulda bizi bir piyon gibi kullanan, bana ve aileme şantaj yapan Rehber Öğretmen Murat’ın tüm kirli oyunlarını getirdik." Yavuz Bey dosyayı hızla açtı. İçindeki belgeleri, Selin’in okul sisteminden sızdırdığı log kayıtlarını ve 2022 yılına ait gizli yazışmaları incelerken yüzü öfkeden simsiyah kesildi. Yumruğunu masaya vurduğunda odadaki cam biblolar titredi. "Demek Murat... Kardeşinin intikamı içi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku