Bahar: Geçmişin İzleri

3. Bölüm

Yazar:

Bahar: Geçmişin İzleri - nysaan kitap kapağı
Bahar: Geçmişin İzleri kitap kapağı

İyi okumalarrr... 🌸 Dünkü yaşanan kaza olayından sonra kendi evime geçmiştim. Ev arkadaşımın evde olmamasıyla geldiğim gibi uyumuştum. Zaten nöbetten çıktığım için yorgundum. Uyandığımda evin sessiz olduğunu fark edince Mila’nın sabah erkenden çıktığını fark ettim. Karşılaşmayı biraz daha ertelemiştik bu güzeldi işte diye sevinerek odamdan çıkıp banyoya girmiş, kendime gelmiştim. Ev arkadaşım Mila beni bu halde görseydi sorularıyla usandırır daha sonra da çarpıp beni nasıl yaraladı diye komiser bozuntusunu dövmeye giderdi. Kendisi fazla korumacı, anaç tipli bir insandı. Kızıl düz saçlı, koyu buğday tenli, benden biraz daha kısa boyluydu. Adının hakkını veren kırmızı yanakları vardı teninin tersine. Pembe alt tonlu olması koyu tenine çok yakışıyordu. Benim gibi o da kol ve karın kaslarına sahipti. Onun kolundaki kaslar benimkinden daha belirgindi. Çok garip bir şekilde 6 ay önce tanışmıştım kendisiyle. Ankara'ya dönüp dinlendiğim o aylarda cafe de oturup kahvemi yudumlarken cafenin büyük camından adamın biri, daha 18 yaşlarındaki bir kızı dikizleyerek taciz ettiğini gördüm. O an koşarak oraya gittiğimde Mila da fark etmiş olacak ki adamın üzerine yürüyordu. Adam bıçak çekince fark etmeden arkasına geçip elindeki bıçağı alıp yere fırlattım. Arkada ki beni fark edince arkasından elleriyle gelişi güzel boğazımı tutmaya başladı bende boğazını dirseğimle sıkıştırıp beline dizimi geçirdim. Milayla göz göze geldiğimiz de hayran hayran bana bakıyordu. Adam dizinin üstüne düşünce Mila da karnına tekme attı. Yere yığılan adama ayağındaki topuklu ayakkabıyı çıkartıp adamın kafasına vurmaya başladı. Ben o sıra nefesimi düzenlemeye çalışıyordum. Kendime gelince gidip Milayı durdurmaya çalıştım. Ne kadar şerefsiz bir tacizci olsa da polise sağlam bir şekilde vermeliydik. Benim durdurmama kalmadan polis gelmişti. Tacizci pisliği alacak derken bizi de götürmüşlerdi. Adam bizden şikayetçiydi. Karakola gittiğimizde olanları anlatmış bir türlü inandıramamıştık. Adam habire “Siz iki kadın bu adamı nasıl bu hâle getirdiniz anlamadım” diyip duruyordu. Artık sinirden kafası tak eden Almila “Polis bey biz size tacizci birini getirdik teşekkür edeceğinize bizi sorgulayıp duruyorsunuz çok merak ettiyseniz kamera görüntüsü vardır gidin izleyin iki kadının tek başına neler yaptığını” diyip havalı bir şekilde yerine oturmuş bacaklarını üst üste atmıştı. Ona bakınca çok iyi arkadaş olacağımızı o an anlamıştım. Tabii ki daha sonra görüntüleri memur bey izlerken babam gelmişti. Benim adamı dirseğimle boğazladığım anları görünce gururla bana bakıp işte benim kızım demişti. Babam olaya el atmış adam şikayetini geri çekmişti. Herkes onun hatalı olduğunu bildiği için o gözaltına girmiş, biz ise dışarıya çıkmıştık. Ordan çıktıktan sonra bir cafe de oturup konuşmuştuk. Ona neden ayakkabıyla vurdun, çantanla da vurabilirdin diye sorduğumda çantam çok pahalı Londra’dan getirttim ben onu, vurmaya kıyamadım. Hem topuklu ile daha iyi vuruluyor, iyi dövüyor adamları diyince ikimizde gülmeye başlamıştık. O da bana nasıl bu kadar iyi etkisiz hale adamı getirdiğimi sormuştu. Bende babam sayesinde demiştim. İki saat kadar daha konuşup sosyal medyadan takipleşip ayrılmıştık. O günden sonra yakın arkadaş olmuştuk. 2 ay önce de ev sahibinin zorla evden çıkartmasından sonra ona ev arkadaşlığı teklif etmiştim. Başta ben yalnızlığa alışığım diye istemese de kabul etmişti. Şuan çok iyi ev arkadaşıydık. Bazı insanlarla bir kaç konuşmadan sonra sanki kırk yıldır tanışıyor gibi hissedilir ya işte benim için o Almilaydı. Ben ona Mila diyordum. Mila, İspanyolca harika demek. O da hayatıma giren harika biriydi. Arama kurtarma ekibinde çalışıyordu. Aynı zamanda da geçen hafta ortaklaşa açtığımız spor salonumuz vardı. Tanışmamızdaki olaydan etkilenen Mila, o günden sonra kendini kas yapmaya ve savunmaya vermişti. Baya da hızlı bir şekilde istediği forma kavuşunca yer açmaktan bahsediyordu. Kız çocukları gelip kendini savunmayı öğrensinler diye... Keşke hiç bir kız çocuğu kendini savunmak…

Bölümün tamamını WritePad'de oku