33.Bölüm
Yazar: UykuluHatun

Gökhan Türkmen - Korkak Hissizlik neydi? Yada boşlukta durmak. Bunlar bir nevi aynı görevi üstleniyor. Bilmiyorum bomboşum. Kaç saattir duşun altındaydım yada kaç saattir ağlıyorum bilmiyorum.. Bildiğim tek şey biraz daha suyun altında kalırsam derim yüzüleceğiydi. Dizlerimi karnıma çektim hıçkırıklarım dur durak bilmeden dudaklarımdan kaçmıştı. Ve aşk beni öyle bir imtihan koymuştu ki nereye gideceğimi şaşırmıştım. Durulanıp duştan çıkarken gözlerim iflas bayraklarını sallamaktan bakmıştı. Kalbim darmaduman aklım fikrim oydu. Bornozumla odama gittiğimde kapıyı kitleyip kendimi yatağa bıraktım. Komidinin üzerindeki telefonu elime aldığımda Deniz'den gelen tek bir mesaj olmadığını gördüm. Facebooka girip duvarını işgal ettim.Gördüğüm şey kalbimin tuz buz etmişti. Fotoğraflar kalkmış, ilişki durumu gizlenmişti. Bu bu kadar mıydı? On dakika aşık olduğunu dile getirip sonra beni terketmişti, bu dengesizlik beni uçsuz bucaksız boşluğa sürüklemişti. İki saattir durmaksızın ağlayan ben değilmişim gibi tekrar ağlamaya başlamıştım. Solum acıyor nefesim boğazıma batıyordu! Bu sinirle mesaj bölümüne tıkladım. Deniz Güney ; Konuşmadan bile canımı yakıyorsun ya helal olsun sana. Ben ben seni seviyorum be! Kahretsin bu mesajı geri alma tuşu yokmu! Mesaj atmamalıydım. Atmayacaktım . Nasıl böyle bir hata yaptım! Bence sinirliyken telefon uzak durabildiği kadar uzak durmalı! Telefonu sinir sağlığım için kapatıp komidinin üzerine koydum. Yorganım ve yastığa sarılıp ağlamaya başladım, yine yeniden. ** " Deniz bitanem hadi ama geç kalıyoruz.. " diye bağırdım, Allahım bir insan nasıl bu kadar geç giyinir ki! Birde kadınlara süslü derler. " Hatun sence bu gömlek ve ceket nasıl olmuş? " " Hayatım farkında mısın? Çocukları şikayet için çağırdılar varya o kara kuzu ah babası kılıklı nasılda şımarık! Allahım okulun camını kırmış. " dedim avuç içimle alnıma vurdum. " Ya hayatım bende onu Devrim'den bekliyordum ama kızımız ikizinden fena! Kime çektiyse artık! " diye sitem ederken dudaklarımı ısırdım. Tamam küçükken birazcık fenaydım kabul. Yalan fazlasıyla fenaydım Kamran'dan beterdim.Kızım aynı annesi gibiydi. " Bence sen, kredi kartınıda getir biliyorsun. " " Zaten ben onlara çalışıyorum bizimkiler kırıyor babaları ödüyor kebap.. " derken kapıdan çıkıyorduk. " İlahi herif, bu kadar yüz verme diyorum şunlara. Yahu kızın gözünü az korkut diyorum. Gidiyorum geliyorum evcilik oynarken buluyorum sizi. " " Baba olmak bunu gerektirir sultanım.. Napayım kıyamıyorum cimcimeye. " dedi göz kırptı yanağıma öpücük kondurdu. Ah herif beni darmaduman ediyorsun. ** Gülümseyerek gözlerimi açmaya çalıştım. Tamamen açtığımda olanların rüya olduğuna inanmak istememiştim. Etrafa bakındım burası benim odamdı. Deniz yok ve biz ayrılmıştık. Bunu hatırlayınca bir kere daha ağlama krize girdim. Sonra sabaha kadar ağlamıştım.. Yorgana sarılarak yastığı ısırarak.. " Gece " sesiyle elimle ağzımı kapattım. " Kapıyı aç! " diye ekledi Nur. Yataktan kalkıp aynadan kendime baktım. Boğazımı temizledim . " Üzerimi değiştiriyorum a-az bekle. " alelacele üzerimi giyindim. Allahım cidden berbat gözüküyordum! Yuvarlak büyük gözlerim gitmiş! Çinlilere benzemiştim. Kapıyı açınca başımı yere eğerek Nur'un içeri geçmesine izin verdim. " Yüzünü saklamaya çalışma yan odada ben yatıyorum. Hıçkırıkların odamı doldurdu. " " Nur ben demiştim deme sakın. " dedim yatağa otururken. Beni kendine çekti sımsıkı sarıldı. " miniğim , aşk hesapsız bir şey. Hepimiz aşkın masum kurbanlarıyız, derin nefes al ve olanları anlat. " dedi soğukkanlılıkla. Burnumu çektim. " Sakın ağlayayım deme çakarım, terlikle vururum ağzına. " dedi. Şakayla karışık bir ciddiyetle. Ağlayacak olmasam bu halimize gülerdim. " Biz ayrıldık." " orası meçhul yoksa hayvan gibi ağlamazdın." Gözlerimi devirip derin nefes aldım, " Deniz benden vazgeçti. O o uyuşturucu bağımlıs..ı " diyince Nur'a baktım. Hiç şaşırmış bir tip yoktu. " Fazla masum olduğumu kendisinin iyi biri olmadığını anlatmaya çalıştı ve bıraktı. " dedim burnumu çekip ellerim…