29. Bölüm
Yazar: UykuluHatun

Murat Dalkılıç - Kördüğüm Gelde bu adama aşık olma onu deliler gibi sevme, sevilmez mi be? Aşık olunur onun için herşey göze alınır. İçimde çoşup taşan duyguları dizginlemek cidden zordu biraz hüzün çokça mutluluk. Bu adam.. Adam gibi adam. Herşeyi beni mutlu etmeye yeterken nasıl vazgeçilir ki? Deniz Güney 'den nasıl vazgeçilir aklım almıyor. Yavaş adımlarla bana yaklaştı kalbim arsızca hızlandı midemden aşağı inen tatlı sızı gün yüzüne çıkıyordu. Tek eliyle bütün yanağımı avucunun içine aldı.. Gözümden aktığını farketmetmediğim gözyaşımı sildi baş parmağıyla ve parmağını çekip dudaklarını götürüp öptü. Göz yaşımı öptü.. Rabbim bu nasıl bir sevgi! İçim içime sığmıyor! " Bir damla gözyaşın beni cehenneme taşır, bir tebessümün ise cennete. Bana gülümse.." diye fısıldadı suratıma, gözlerimi kapattım ve yanaklarımdan boynuma inen gereksiz yaşa rağmen gülümsedim başımı yana çevirip avuç içini öptüm. " Sen adam, seni gözyaşlarım kadar seviyorum. Bilirsin ben fazla sulugöz biriyim." dediğimde kıkırdadı. Eli hala yanağımdayken elinin üzerine elimi koydum. " Kalbimin kan pompalamaktan başka işe yaradığını gösterdiğini için teşekkür ederim." dedim ve gülümsedim. Bu sefer sadece dudaklarımı kıvrılmadı kalbim ve gözlerimde gülümsedi. " Benim Gece'm böyle güler işte. " dediğinde elini bırakıp beline sarılıp başımı göğsüne yasladım. Kısa olmanın avantajlarıda var tabiki! " Bana böyle sarılırsan gidemem ki " o da elini sırtıma koydu. Çenesini başıma dayadı. " Gitmeni isteyen var mı ki? " " Sen hatun, beni deli ediyorsun. " diyerek kıkırdadı. ah hatun diyen ağzını öpmek vardı. ** Müşterilere siparişleri bırakıp dönüyordum ki Deniz'in beni izlediğini farkettim. Ne zamandır beni izliyordu acaba? Tabi bu sırada önümdeki masayı görmeyip çarptım. Gülmekten Deniz kızarırken bende utançdan kızardım! Adamın aşkı gözlerimi kör ediyordu! Elimdeki tepsiyi yüzüme tuttum ben böyle rezil olacağıma atın beni denize. Gömün beni üzerime beton atın ya. Müşteriler bana gülüyordu, gülerler tabi başka kim bu kadar aşık olur ki! Ve bu kadar da sakar! Deniz'in yanına gittiğimde hala gülüyordu ah kızaran yanakları - ki sadece artık deri parçası-ısırasım geldi. Elimdeki tepsiyi yavaşça kafasına geçirdim. " Gülmesene ya gülme " dedim ciddiyetle. " Noldu utandın mı gızz " diyince bende gülme başladım. Gız nedir. Birkere daha geçirdim sanırım hızımı ayarlayamadım. Yüzünü acıyla buruşturdu " Çok mu acıdı?" diye telaşa kapıldım elimle vurduğum yeri ovmaya başladım birden gülmeye başladı " Hem kıyamaz hem döver sen nasıl bir şeysin " kendine çekti kasanın arkadasında olduğu için sadece başını görüyorlardı beni dizine oturtup yanağıma öpücük kondurdu. " Şuna bak herkesin için tövbe " diyerek iterek bacağından kalktım. " Hatunumsun lan, çimen gözlü kiraz kokulu hatunum. " dedi göz kırpıp öpücük attı. Gülümseyerek başka yöne baktım, ne demişti Mevlana aşk deliliktir, Biz delinin delisiyiz. Adam boşuna dememiş. Haklı baksana dengem şaştı , değişiktim daha beter oldum. Deliydim , zırdeli oldum. Bütün gün Deniz bey yanımda benimleydi beni izleyip durmuştu, kapatmaya yakın sinirli asabi olunca yanımdan ayrıldı. Sanırım öyle kriz geçirmeden yanımdan gitmek istemişti.. Makbuş çaktırmasada bütün gün bizi izlemişti ve çok anlamlı bakmıştı, Pınar'a gelirsek birkere telefonla konuştu ve acilen çıktı. Kötü birşey olmuştu bunu biliyordum ama ne olduğunu öğrenememiştim. İki üç defa aradıktan sonra açmıştı hanımefendi. Dükkanı kapatmış eve gitme vakti gelmişti. " Alo Pınar? " arkadaki yüksek sesle bar gibi biryerde olduğunu anladım. "Eefser? " dedi sesi cidden kötü geliyordu. " Noldu nerdesin? " " *** Barındayım " dedi hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. " Bekle geliyorum sakin ol." dedim telefonu kapattım. Cebimdeki para anda gidişe yeterdi. Dönüşte ne yapcaktık bakalım. Hemen taksi çevirip barı söyledim, yorgunluktan ölüyorda olsam arkadaşımın başı dertteyken eve gidip uyku çekemezdim. Dediğim yere gelince taksiciye parasını verirken gülümsedim. Adamcağız gülümseyip ; " Buralar tekin değ…