Bölüm 27
Yazar: UykuluHatun

Beni , kendi ve kapı arasına sıkıştırdı. Büyük elleri belimi öyle tuttu ki neredeyse acıyla inleyecektim. Tek eliyle ensemi ve yüzümün yarısını tuttu, ilk olarak gözlerime baktı.. Onunla göz göze gelmek okyanusun en dibine dalıp saniyelerle savaşa tutuşmak gibiydi. Nefes kesici ve tehlikeli. Evet gerçekten tehlikeli hemde şuanda. Gözleri arzuyla kavrulurken ve belimi bu kadar sıkarken. Midemde geberen kelebekler bu kadarını beklemiyordu. Zaman kavramını yitirmiş ve onun pembe girdabına dalmak istiyordum. Bu girdap sonum olsada kabulümdü. Yaklaştıkça soluklarımız birbirne karıştı ve bir oldu. Kuru ama ateş kadar sıcak dudakları sonunda dudaklarımı buldu. Anında gözlerim kapandı bu duyguyu daha önce hiç yaşamamıştım. Kendini bana bastırınca neredeyse kapıda resmim çıkacak gibi sandım. Belimi kavrayan eli daha sıklaştı canım cidden yanıyordu ama onu durdurmaya yeltenecek gücü bulamıyordum. Pembe girdabı soluk almak için hafif ayrılınca gözlerimi araladım. Sadece burnun burnumun yanına koymuş nefes alıyordu. Alt dudağını yalayınca bir kerede ıslak dudaklarının tadına bakmak istedim elim ensesine gidince bu sefer alt dudağımı yakaladı. Alt dudağımı emerken belimdeki baskı acısına dayanamadım ve acıyla inledim. Deniz sanki yeni uyanmış gibi birden ayrıldı ve olanların gerçek olduğuna şaşırmış bir hali vardı. " Noldu canını mı yaktım ? " dedi afallamış bir şekilde. Belimi sıktığından haberi yokmuydu? " Eve gitmek istiyorum." dedim. Daha demin kalp krizi geçirecek ben değilmişim gibi. " Ta-tamam ben hemen geliyorum. " dedi yanımdan ayrıldı. Arkasını dönünce kapıya yaslandım. Sesli nefes alıp verdim. Bu neydi şimdi böyle ? İçimde kopan fırtınadan ödüm koptu. Neydi o güçlü duygu? Nasıl insanın düşünme yetkisini elinden alabilirdi. Başımı geri yasladım dudağıma dokununca hem gülümsedim hemde acıyla inledim sağ tarafım cidden çok acıyordu. Kesinlikle morarmıştı bunu adımın Efser Gece olduğu kadar emindim. Deniz içeri gelince elini yüzünü yıkadığını ve öylesine kurulamaya çalıştığını farkettim. O yine iyiydi ben kulaklarımdan duman çıkacak zannettim ! Bir an havale geçirme olasılığımı bile gözden geçirdim o derece. Kapıyı açıp yavaşca çıktım o gözlere bakmaya cesaretim yoktu daha demin neler yapmıştım! Kendimden utandım Deniz'den utandım! İlk öpücük için fazla mı istekli davranmıştım ama elimde değildi. Beynim akmış gibiydi ama! Anca olanların farkına varıyordum. Sevgili aklım 5 dakika önce nereye kaçmıştı acaba! Hafif çiseleyen yağmur ve sert esen rüzgar yüzümün sıcaklığını azda olsa düşürmüştü. Bir dakika Deniz ne sözüne çiğnemişti ? Kalbim sakinleşmiş beynim eski fonksiyonlarını geri dönmüştü. -geçte olsa- Bende konuşma özelliğimi yeni farketmiş gibi ne konuşsam diye düşündüm. " Deniz" " Efser " dedik aynı anda sonra güldük. " Güzeller önden " diyince utancım 2 kat arttı. Sen bana güzel de böyle çirkin olsam bile güzel hissederim be adam. " Ne sözünü çiğnedin ? " dedim birden. " Anneme söz vermiştim bir konuda ama çiğnedim.. " dedi ellerini cebine soktu. Daha demin kapı girişinde olanlar sırıtmama kalbimin üzerine erimiş çikolata dökmeme neden oluyordu. " Biliyorum geçmişim karanlık sayende kurtuluyorum. " böyle gizemli gizemli konuşması onu daha çekici yapıyor bilmem farkında mı ? Ne diyorum ben ya ! Valla ben demiyorum hormonlarım dile gelmiş. " Anlatayım o vakit. Benim bir abim var bu olay bi 10 - 12 sene önce oldu. Abim hovardanın tekiydi. Bir kızla evleneceğim diye ümit vermişti sonrada kızı hamile bırakmış. Kız kaç defa kapımıza geldi abim ise kovardı hep. Annem babam bu yüzden abimi uzaklarda büyütmüştür. Bende ana kuzusu gibi diplerinde. Sonunda Aslı karnı burnunda kapıya geldi gör ne hallere düşmüş. Elinde bir silah ilk abime doğrulttu sonra ' ben seni kendi canımdan çok seviyorum. ' dedi kafasına sıktı. Gözlerimizin önünde o ve doğmamış yiğenim öldü. Annem abim gibi olmayayım diye söz verdirdi namusun olacak kadına dokun diye. " kendimi kötü hissettim beni eğlence olarak mı görüyordu. Abisinin yaptığını başka pezevenk ablama…