Bölüm 16
Yazar: UykuluHatun

Deniz; Sensiz buraları çok sessiz sanki özlendin. Gözlerim yuvalarında çıkacakmış gibi hissettim. Beni mi özlemiş ? Doğru okudum değil mi? Gözlerimi 3-5-7 defa kapatıp açtım..Benim onu özlediğim gibi özlemiş miydi? Tırnaklarımı yemeğe başladım bi yandan da sırıtıyordum. Beni özlemişti beni Efser Gece'yi. Bihter Ziyagil gibi başlayacaktım, beni beni Efser'ini... Allahım rüya değildi dimi bu hemen bacağımı cimcikledim yanımdaki teyze ters ters bakınca dişlerimi göstererek sırıttım. Şimdi kızmayacağını bilmesem o teyzeyi bile öperdim, adım sapığa çıkar beni otobüsten atabilirlerdi.. Neyse sakin olmam gerek! Deniz beni özlemişti, öz-le-miş-ti. Telefonunum ikinci kez titreyince kalbim duracak sandım. Deniz; Uyudun sanırım,tatlı rüyalar.. Tatlı mı rüyalar.. daha tatlı şeyler var mesela dudakların.. Sapık Efser zihnimin kuytu köşelerine gider misin ! Alıcı Deniz; Yok hayır uyumadım. Kalp krizi geçireceğim biri doktor çağırsın diye çemkiren iç sesime katıldım. " Ayol kızım sen ne tür manyaksın, yerinde durmuyorsun sırıtıyorsun delimi ne ya " diyen teyzeye sövmem gerekirken gülümsedim. " Noldu kızım sana böyle " " Aşk çarptı be teyzeem " " Aha deli valla o çocukcağıza acıdım varya " dediğinde dudak büzdüm " Ya valla normalde böyle değilim ama aşık olduğum çocuk beni özlemiş " dediğimde kıkırdadı. " zavallı çocuk " diye mırıldandı. " Duydum amaa " diye cırladım. Gülüp boş yere geçince gözlerimi devirdim. Teyze mutlu olmam bu kadar mı zoruna gitti be.. Kahretsin Deniz hala mesaj atma- dememe kalmadan telefonum titredi. Deniz; Unutulduk sanki artık mesaj falan atmıyorsun? Seni unutan ölsün be diyen iç sesime öpücük yolladım. Derin nefes alıp kendime gelmeye çalıştım saçlarımı topladım. Alıcı; Deniz Yook unutmadım sen mesaj atmayınca atmadım. Deniz; Şey o gün dediklerin hakkında konuşamadık.. Alıcı ; Deniz Bu konu hakkında konuşmak istemiyorum. Deniz ; Belli ettin zaten merak etme, ee ne zaman geliyorsun kafesi bana kaldı. Alıcı; Deniz Makbuş nerde ? Deniz ; Teyzesi vefat etmiş 1 hafta yok. Ölmüşmüydü, ölüm kadar ani bir şey yoktu. Nerde ne zaman kimin başına gelirdi bilinmezdi. Ölüm ani ve gerçekti. Kalbim üzerine bir ağırlık çöktü aklıma ailem geldi. Bu düşünceyi zihnimden hemen def ettim. Rehberden makbuşu bulup mesaj atma gereği duydum. Alıcı; Makbuş Haberi yeni duydum. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun. Yanında olup teselli vermek isterdim Makbuşum ama malesef elimden mesaj atmaktan başka bir şey gelmiyor.. Yapabileceğim bir şey varsa bir telefon uzağındayım.. Acaba saçma mıydı mesajım, umarım az da olsa rahatlar. Ay kadıncağız ne haldedir Allah bilir. Nasılda üzüldüm şimdi. Yol boyunca Deniz ile sohbet ettik, tabi bende sürekli kalp krizi geçirip durdum. Bu herif bana iyi gelmiyor. Tabi inmeme 1 saat kala uyuya kalmasaydım daha da iyi olabilirdi. " Bitanem " diye seslendi Deniz. Gözlerimi araladığımda Deniz beni seyrediyordu. " Hayatım " diyebildim. Uyku mağruru bir sesle. " Uyan artık kahvaltıya gidelim " diyince Deniz'in boynuna sarıldım. " Gidelim aşkım " dedim gülerek. . " Gitmemiz için ilk olarak yataktan kalkıp hazırlanman gerekiyor. " dedi büyülü sesiyle. " Seni çok seviyorum ben be " dedim yanaklarına öpücük kondurken. " Hatun, sen var ya çok fenasın biliyor musun? " " Ah sanırım " " Isırırım, seni kalk yahu " diyince beni yatakta döndürdü. Ben yüz üstü yatarken totama hafif bir şekilde vurdu. " Kalk da gezeceğiz " " Tamam da tamam " diyerek yatakta depindim . " Yemin ederim seni görenler kendi hallerine görüp şükür namazı kılarlar." " Alınıyorum ama " " Ağzını öperim sus " " susmuyorum " " Öp diyorsun " " Hayır sen diyorsun " dedim kahkaha atarken. " Gel buraya ufaklık " derken beni kovalamaca başladı. Ben çığlıklarla kaçarken... "Hanımefendi uyanın " sesiyle gözlerim açıldı. Yine mi rüya ya yine mi! Bakın bu hormonlarım garip garip rüyalar göstermeye başladı , başlarım böyle işe! Beni kaldıran çocuğu teşekkür edip ton ton nineler gibi yürümeye başladım. Üzerimi değiştirip Makbuş'un kafesine geçmem gerekiyordu. Bir d…