Back To Black

0.2

Yazar:

Back To Black – Ekin Elif Kızğın kitap kapağı
Back To Black – Ekin Elif Kızğın kitap kapağı

“Kopan kıyamet göğsümü sarsarken, can kafesim senle sızladı ve son kez senin sesinle yumdum gözlerimi.” 🎵Lana Del Rey - Salvatore 1 . Bölüm, “Can Kafesi.” [İstanbul] 27 Ocak 2025. Alina Alaca... Öfke, hayatıma çok nadir uğrayan bir kelimelerden biriydi. Öyle toz pembe bir hayattı ki benimkisi, masallardan çıkmış gibiydi. En iyi okullarda, en iyi şartlarda önüne her imkanların serildiği peri kızıydım ben; ailenin tek kız çocuğuydum. Babam iş dünyasında sözü geçen, hatırı sayılır insanlardandı. Annem ise cemiyetin gözde kadınları olmasının yanı sıra ön planda olmayı seven bir kadındı. Babam ve annem başlarda büyük bir aşk evliliği yapsalar da sekiz sene önce aniden bir gece bize boşanmaya kara verdiklerini söylemişlerdi. Bizim evimizde o gece bile huzur hakimdi, Sıraç’a rağmen. Gen Alina ne kadar anne ve babası için üzülse de her zaman yaptığı gibi anlayışla karşılaşmıştı bunları. Kardeşim, olaya maalesef ki benim gibi bakamamıştı; her zaman öfkesini diri tutmuştu. Bu ana kadar Sıraç’ın gözlerinde gördüğümden daha fazlasını bir başkasında görebileceğimi ihtimal vermemiştim fakat şimdi karşımdaki adama baktığımda, kardeşimin gözlerinin içinde gördüğümün daha fazlasınız görüyordum. Ruhu, öfkeyle yıkanmış bir iblis gibi olan adam bakışlarını ruhumdan da öteye sabitlemişti. Sıcak nefesi, yüzüme öfkeyle soluyan bir boğa gibi çarparken dudaklarımı araladım; fakat konuşamadım çünkü emindim ki ona sarf edeceğim hiçbir kelime ondaki bu şeyi silmeyecekti. "Sağır mısın yoksa aptal taklidi mi yapmaya çalışıyorum, bilmiyorum ama sabrımın taşmadan önce o dudaklarını aralasan iyi edersin. Kimsin, neden odamdasın?" dediğinde, ses tonu oldukça netti. Yutkundum. Kıvrımlı, gür kirpiklerinin ardındaki kahverengi gözlerini fark etmek güçtü. Dağılmış saçları, sert çehresine kusursuzca adapte olurken dövmeli vücudunu örten tek şey altına giydiği siyah şortuydu. Üzerime eğilen bu adam neredeyse ortalama bir erkeğin iki katıydı. Beni, kapı ve bedeni arasında ablukaya almıştı. Burası onun odasıydı. İnsanların adını delice haykırdığı, az sonra maça çıkacak Öz'ün odasıydı. Farkına vardığım gerçekle tüylerim diken diken oldu. “İsteyerek girmedim, sadece kaçmaya çalışıyordum...” Kelimler ağzımdan sanki cımbızla alınmış gibiydi. Söylediğim şeyle alayla güldü ve gözleriyle beni hiç çekinmeden süzdü. Bakışlarıyla, titremesi artan ellerimi bacaklarıma bastırmamla bir adım geri çekildi. Kaşlarını tekrar çattı. “Kimden.” Dudaklarım kurudu, dilim her kelimemde damağıma acı bir tat bırakıyordu. “Peşimdeydi, tanımıyorum.” Dudaklarından güçlü bir oflama çıkardı ve olduğu yerde ileri geri gitmeye başladı. “Sürekli aynı hikâyeyi duymaktan o kadar sıkıldım ki! Şu siktiğimin yerinde neden beni dinleyen bir kişi bile yok ya!” Elleri sinirle boynuna gittiğinde, sabır dilercesine ovuşturdu. Gözleri tekrar bana kaydığında, cevap verme isteğiyle doldu içim. “Sana söyledim ben biri tarafından gönderilmedim, dışardaki sapıktan kaçmaya çalışırken can havliyle gördüğüm ilk odaya girdim. Seni tanımıyorum bile...” Titreyen ellerimle gözyaşlarımı silerken, karşında dik durmaya çalışıyordum. Aramızda açtığı mesafeyi hızla tekrar kapattığında, eli aniden elime çarptığında uyuşmaya başlayan vücudum hızla uyarıldı. Elimdeki varlığını dahi unuttuğum kart, parmaklarımın arasında çekildi ve yüz hizama çıktı. "Avuçlarının içinde bile gölgem var ve sen beni tanımadığını mı iddia ediyorsun? Söylediğin yalanlar sabrımın sonunu getirmek üzere yabancı." dediğinde artık olabilecekler umurumda değildi. Onu dinlemedikleri için isyan eden adam beni bir kez bile olsun dinlememişti. Başım belaya mı girecekti? Girebilirdi. Hiçbir şey bu andan daha kötü olamazdı zaten. Nefes alamıyordum, ellerimle hızla onu ittirdiğimde birkaç santim bile oynamamıştı. Böyle bir adama gücümün yetebileceğini sanmak benim aptallığımdı. “Yeter!” dedim, isyankâr bir ses tonuyla. “Ben buraya sadece kardeşim için geldim. Ne sana gönderilen kadınlardan biriyim ne de düşündüğün gibi gizli işler yapan biri. Tek isteğim bu çöplük…

Bölümün tamamını WritePad'de oku