Back To Black

1.5

Yazar:

Back To Black – Ekin Elif Kızğın kitap kapağı
Back To Black – Ekin Elif Kızğın kitap kapağı

“Olur ya insan kalır yalnız, onsuz, uçsuz bucaksız… Yürek solar gibi gelir, acı ruhu soyar yara gibi. Sonra hasret işgal eder kaderi, ömür bir zehir gibi işler tek tek bütün kederi.” 15. Bölüm,“Kane.” 🎵 Cihan Mürtezaoğlu – Sarı Söz 28 Şubat 2025 [İstanbul] Alina Alaca… Yuvayı bulmak ve yuva olmak birbirinden farklı iki kavramdı. Bir insanda yuvayı bulabilirdiniz, içinizi ısıtacak tek odalı bir ev bile yuva gibi hissettirebilirdi fakat başkasının yuvası olmak oldukça zordu. Bir insanı ardında yok da edebilirdin, varlığınla huzura da kavuşturabilirdin. Hayat bulmaca gibiydi, size sunduğu her şansı bir denkleme bağlardı. Aklı ile yaşayan için güvenli, kalbi ile yaşayan için kordu. Göğsümde yatan ve saatlerdir kesintisiz uyuyan adama baktım. Uykuya daldığımda çok fazla uyuyamamıştım, gün üzerimize doğarken zihnim düşüncelerimi daha fazla göz ardı etmeme izin vermemişti. Ama her şeye rağmen onun için mutluydum, huzur onun sahip olmayı hak ettiği şeydi. Saatin kaç olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu, sadece onu izliyordum, tıpkı onun beni ezberlediği gibi onu ezberliyordum. Yüzünde kalan yara izini, kaşındaki çizikten kaynaklı olan boşluğu, ensesinin hemen altındaki silik doğum izini, gür kirpiklerini… Kusurlarının içinde, kusursuz olmayı başaran bir adam gibiydi. Birbirimize öyle sokulmuştuk ki sanki iki insan tek bendendik. Parmaklarım sürekli onun üzerindeydi; nazikçe saçları ile oynuyor, bir çocuğa şefkat gösterir gibi seviyordum. Sıcak nefesi boynuma vurdukça hoş sıcaklık beni terletiyordu, bu halimize gülümsemeden edemedim. Sol elim çenesine indiğinde şah damarından kulağının arkasına uzanan gizli bir dövmeyi keşfettim. Ona bu kadar yakın olmasaydım uzun bir süre daha varlığından bir haber yaşayabilirdim. Parmaklarımla dövmenin üzerinden geçtiğimde üzerimde yatan bedenin kıpırdandığını hissettim. … . -. .- Bu, öylesine yan yana dizilen rastgele noktalar ve kesme işaretlerinde ibaret değildi. Benzersiz bir acının tarifi gibiydi. “Orada ne yazdığını merak ediyorsun değil mi?” Fısıltısı öyle boğuktu ki başta söylediklerini anlamak için birkaç saniye düşünmem gerekmişti. Başını yavaşça kaldırdı ve benimkiyle aynı hizaya getirerek gözlerinin içine bakmamı sağladı. “Mors alfabesi ile ablamın adı yazıyor.” “Onu çok mu seviyordun?” diye sordum kendimi tutamayıp. Onun ablasının üzerindeki hassasiyetini ilk günden beri bilmeme rağmen sormaktan kendimi alıkoyamamıştım. Daha önce hiç kimseyi merak etmediği kadar ona ait şeyleri sorguluyordum. Gözlerindeki çatlaklar o kadar derindi ki buna sebep olanın ne olduğunu öğrenmek onu sarmak istiyordum. “Sıraç’a olan sevgini sorgulayabilir misin? Ablam benim dünya üzerinde kalan tek sığınağımdı. Başına ne geldiyse benim yüzümden geldi, şimdi onun için ne yaşarsam yaşayayım başıma ne gelirse gelsin şikâyet etme lüksümün olmadığı biri.” Haklıydı, bu oldukça saçma bir soruydu. Sıraç’ın kaybolma ihtimali bile o gece aklımı kaçırmama yetmişken, onu sonsuza kadar toprağın altına koyma düşüncesi göğsümde felaketler yaratıyordu. “Üzgünüm, bu saçma ve düşüncesiz bir soruydu.” “Senin bana sorduğun hiçbir şey saçma değil Alâ.” dedikten sonra uzandı ve yanağımdan öptü. Üzerimden yavaşça kalktığında yatağın diğer tarafına geçerek telefonuna uzandı. “Sözde kendimize tatil veriyoruz telefon yirmi kez çalmış.” Telefonu tekrardan aldığı yere serçe bıraktığında doğruldum ve yatağın içinden ona doğru ilerledim. “Geri arasaydın belki de önemli bir şey olmuştur?” Sorumla birlikte dikkatini tamamen bana çevirdi. “Kapımız çalınmadığına göre o kadar da önemli değil demek ki.” Onun bu umursamazlığı inanılmaz bir seviyeydi. Yataktan kalktığında bende onunla eş zamanlı şekilde peşinden geliyordum. Karanlık koridor, gün ışığının da vurmasıyla biraz da olsa loş hale gelmişti. Merdivenlere ilerledikçe aydınlık evin içinde büyüyordu. Biz merdivenlerden inerken, Dağhan’ın kedisinin şöminenin üzerinde derin bir uykuya daldığını gördüğümde gülmeden edemedim. O kesinlikle sahtekâr bir kedi olmasının yanı sıra kızların iyi niyetin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku