Bölüm 16
Yazar: UykuluHatun

İki gündür bana kıyafet bakmak için geziniyoruz, ne giysem hoşuma gidiyor desemde Büşra Hanım'a anlatmak ne mümkün! Sanırım oda yoruldu ki soft turuncu bir abiye seçmiştik, ışıltılı olması dışında sorun yoktu.. göğüs dekolte sevmediğim için yeterince kapalıydı kalın askıları taş detayları ile güzeldi.. sırt dekoltesini söylemeyi unutmuştum değil mi ? Sırtı V şeklindeydi taşlı iplerle birbirine bağlıydı.. Yorgunluktan bayılmak üzereyken; " Şu kafeye oturalım mı ?" dediğinde başımı olumlu bir şekilde salladım. Sadece birazcık dinlenmek istemiştim.. İstediğim tek şey fazlasıyla yorulacak bir iş , yattığımda sadece yorgunluğumu düşünmekti. Bu sürede anılarım zihnimi kurcalamaktan vazgeçecekti.. Ben dondurma Büşra ise sade kahve istemişti. En son gördüğümde hafif kilolu olan Büşra'yla şuan aynı fizikteydik. " Kuzucum noldu sana ? " dedi kahvesinden bir yudum aldı. " Ortalıktan neden kaybolduğunuda anlatmadın, biz yakın değil miyiz ?" derin soluk alıp verdim.İki gündür bana sormak istiyor ama fırsat bulamıyordui fırsatını bulduğun an sormuştu. Kalbimdeki bu yük sürekli duygusallaştırıyor ve ağlama moduna sokuyordu. Kalbim artık nefes almak istiyordu.. " Ben babamın yanındaydım. " dedim tek solukta. Durdu gözlerini bana dikti " mezarlıkta 3 hafta ne yaptın ?" Ah yavrum olaylar hiç öyle değildi.. " Babam yaşıyor.." Dediğimde öksürük krizine girdi. Eliyle iyiyim desede ben gibi oda şoka uğramıştı. " Ne demek babam yaşıyor ? " " Doğru duydun hatta çiftlikleri var durumları gayet iyi hem de.. " derin nefes verdim. Sanırım az da olsa hafiflemişdim. " Anlatsana kızım şunu adam akıllı" gözlerini dikip meraklı bir şekilde bakıyordu.. " Babam ölü değilmiş , babannem olacak kadın anneme ifitra atmış annemde kaçmış. Babam bırak arkasından gelmeyi bütün anılarıyla kalbine gömmüş annemin günlüğünü buldum, babam hayalimden yakışıklıydı ve ben Hilal halama benziyorum.. Dedem Sait bana öyle bir sarıldıkı Hilal diye. Bir an hilal olmak istedim.. Babama kızınım dedim inanmadı ve bende geri döndüm.. Diğer yarımıda orda bıraktım.." sonunu fısıldayarak söylmiştim. Ne dediğimi ben anlamadım umarım Büşra anlamıştır. " Anlamadım Hilal kim? Sait kim baban kim? Ay kız dur devrelerim yandı benim!" Bir de Asaf vardı diyemedim.. Lanet olsun neden Asaf sürekli aklımda ki ?! Neden neden ! Onun yüzünden ne dediğimi ben bile anlamıyorum. " Dedem Sait, Hilal de ona benzediğim ölen halam.. babam ise Güneş Sonay.." diyerek çoğu şeyi anlattım.. Çiftliğe nasıl geldiğimi Firuze Hanıma nasıl masaj yaptığımı Sait Dedemi Gülfidanı hepsi teker teker yavaş bir şekilde anlattım.. Büşra elimi tuttu "Sen nasıl bu kadar güçlü kalabiliyorsun ? Babandan yara almışsın ama üstüne başka bir yara açılmış, Mihrimah bana anlatmadığın başka bir şey varmı ?" Asaf konusu açmak istemiştim ama nasıl açacağıı ne diyeceğimi bir türlü karar veremedim.. " Baba şefkati tattım onun yokluğunu taşıyorum keşke Güneş Diyar olarak bilseydim keşke o çiftliğe gitmeseydim. " dedim elimi çektim. Peçete alıp akan göz yaşlarımı sildim. Bir süre sessizlik hakim olmuştu, konuşulmuştu ama kimse duymamıştı.. Zihnimde ki düşünceler oradan oraya savruluyordu.. Sonunda dayanamadım ; " Büşra Cüneyt'e aşık olduğunu nasıl anladın ?" dedim dilimi tutamayarak. İlk olarak imalı gülümsesede konuşmaya başladı. " İkimizde başta nefret ederdik birbirimizden söylemiştim, birbirize laf sokmalarımız çok tatlıydı sürekli açığmıızı bulmaya çalışırdık. Bir kere çarpıştık ben düşerken belimden yakaladı o an..Dünya durdu kalbim ağzımda attı gözleri kalbimi mühürledi ve herşey anlamsızlaştı. Ne o beni sinir ediyordu ne ben onu sonra sürekli görme isteği sürekli düşünmek özlemek.. öyle işte böyle oldu. " dedi gülerek omuz silkti. Elimi çenemin altına koydum. Olamazdı değil mi ? yok ya olmazdı. Olmaz canım , olamaz. " Dökül bakalım ne olmaz ne olamaz ? " bir haa diyerek ona baktım yine mi yüksek sesle düşünmüştüm! Şu dilimi kesip köpeklere yem edeceğim valla. " Ben şey işte " tek kaşını kaldırarak bana baktı." Dinliyorum?" "biri vardı ç…