Bölüm 13
Yazar: UykuluHatun

Ellerimi sabunla yıkarken sabah olanlar aklıma geliyordu, uykusuzluktan gebersem de değmişti. Büyük ihtimal-ki kesin – babam beni taşımıştı. Hiç bu kadar huzurlu uyuduğumu bilmiyorum, bana bir şeyler fısıldamış olsa da uyku sersemiyle anlamamıştım. Tabi bide sabah Asaf Azer Miran'ın borazan sesiyle uyanmak vardı. Bildiğin beni uyandırmak adama zevk verdi 'şehirliii kalkkk kalksanaaa' onu öyle görmek gülmeme neden oldu kabul. Tuhaf bir neşe vardı hayırlara vesile. Ama ruh hali neden hemen değişti onu anlamadım adam manyak valla bak. Ellerimi kağıt havluyla kurulayarak dinlenme odasından çıkmıştım, Firuze Hanım sessiz hatta laf dalaşı bile yapmıyordu. Kalbindeki merhamet yoksunluğuna gelmeyelim. Halam ölmüşse nedeni oydu ve diğer akrabaların evden gitmesinin tek sorumlusu oydu. Cadoloz karı. Merdivenlerden inerken çalan telefonu neredeyse ben açacaktım çünkü Gülfidan'ın işi vardı. Sanırım toplantı olacaktı yada parti kimse bana bir açıklamada bulunmadı tam telefonu kaldıracakken " Mihrri dur senin bakman olmazz " dedi gülerek. Telefonun açıp ona uzattım ve onu izlemeye başladım. " Sonaylar Çiftiliği buyrun " "........" " Yanlışınız olması lazım hanımefendi " "....." Sonra yüzüme dik dik baktı. " Bizim bir masörümüz var yenisine gerek" "....." " Hanımefendi başka biriyle anlaştık ve daha uygun 2 haftadır burda birdaha aramazsanız sevinirm" "...." "Önemli değil, geldiğinden geri yollarız iyi günler." dedi telefonu kapattı. Derin nefes alıp yüzünü bana dikti. " Mihri bahçeye çıkalım, konuşmamız gerek " dediğinde ben neredeyse tırnağımı yemeye başladım. Şimdi sıçtığımın resmiydi ! Önden giderken ne konuşacağımızı merak ettim acaba bana bağırır herkesi duyur muydu? Arkadaşız diye biliyordum. Buraya Gülfidan'a Refet 'e çok alışmıştım. Bahçede biraz uzağa gidince kollarını göğsünde birleştirip " Dinliyorum." dedi sakin bir sesle. Derin nefes alıp verdim "Ne duymak istiyorsun ?" " Bana kim olduğunu açıklamazsan kısa süre sonra herkese açıklamak zorunda kalacaksın." Başımı geri attım amaann inceldiği yerden kopsun 2 hafta bile fazla rol yaptım benim gibi beceriksiz biri için. Yalancının mumu yatsıya kadar yanardı, bu yalan çok bile dayanmıştı. " Benim adım Mihrimah Diyar değil, buraya gelen masörde değilim yalan söyledim. " gözlerini yuvalarından çıkacakmış gibi bana baktı. "NEEE!" diye bağırınca etraftaki içiler bize doğru baktı, ikimizde yapmacık bir şekilde sırıttık. " Kimsin sen ? Ne işin var bu çiftlikte? Allah aşkına herkes buradan kurtulmaya çalışırken neden buraya yerleştin!" hpsini tek solukta söylemişti. " Susarsan anlatacağım, ben ben Mihrimah Sancak'ım. Aysima ve Güneş'in kızı." dedim tek solukta. " NEEEE! " diye bağırırken ağzını kapattım, kesinlikle yakında herkes kim olduğumu bilecekti.Hem de Gülfidan sayesinde ! Elimi yavaşca ağzından çekerken sus işaret yapıyordum. " Ayysima ablanın kızı mı ? Yani Güneş beye bu kadar yakınlaşıyordun. Salak abim boşuna kudurdu." dedi gülerek, Aysima Güneş'in kızı olmam çok normaldı konu Asaf mıydı, Yüzümü kırıştırarak ona baktım bir saniye, " Nee ?" " Boşverr " dedi bana sıkıca sarıldı. " sana neden bu kadar kanım kaynadı anlıyorum, Aysima abla o nasıl ? Sen neden Güneş Bey'e bir şey söylemedin?Yani nasıl oldu, nasıl öğrendin ? Nasıl hissediyorsun?" " Allah aşkına yavaş Gülfidan yemin diiyorum Bihter Ziyagil'den daha uzun cümle kurdun ya." dedim bnde sonra ekledim. " Bilmiyorum, cesaret edemiyorum." " Hem sen neden hiç şaşırmadın ?" dediğimde gülümsedi.. " Aysima ablanın buradan sıkıldığını bu yüzden kaçtığını düşünmüyordum açıkcası. " baştan aşağı süzdü. " Hilal'e olan benzerliğind göz önünd olursa." omuz silkti. " Aşırı şaşırmadım yani kabul edilbilir." dedi omuz silkti. Yok buranın havasında suyunda bir şey var kimse normal değil. Bana sarıldı birden sımsıkı, sanki yıllardır tanıyormuş gibi.. " Aha sıçtık" dedi ayrıldı benden etrafta bir sağa bir sola yürümeye başladı " Noldu ." dedim endişeli bir şekilde yoksa şimdi kalp krizi geçirecektim. " Yeni masör geliyor o gelirse senin kim ol…