AZİZLİ

Göğsümde İzin Var

Yazar:

AZİZLİ – Sıla kitap kapağı
AZİZLİ – Sıla kitap kapağı

Bölüm Müziği: Deli Kan – Melike Şahin 1 Hafta Sonra... Günlerdir ne dışarı çıkmak ne de birileriyle muhatap olmak istiyordum. Gün içinde sadece Melih'e iyi olduğuma dair bir mesaj atıp iletişimi kesiyordum. O geceden sonra mahalleye çıkıp insanların saçma sapan çıkardığı dedikoduları duymak isteyeceğim son şey bile değildi. Çok şükür ki Berkal'ın ciddileşmeden kontrol altına alınmıştı. Tam göğsünün altında bir bıçak yarası vardı artık, benim dilimle açtığım yaralar yetmezmiş gibi. Berkal'ın yarasına müdahale edilip, iyi olduğunu öğrendikten sonra kimseye bir şey demeden ayrılmıştım hastaneden. Annesinin her şeyin suçlusunun ben olduğumu dibine kadar hissettiren bakışları yeterince yerle bir etmişti zaten. Bildiğim kadarıyla 2 günde bir pansumana gidiyordu ama iyiydi. Onu da mahallenin dedikoducusu Nesrin abladan öğrenmiştim birkaç gün önce fırından dönerken. Berkal o günden sonra aramış binlerce mesaj atmıştı ama onunla konuşacak yüzüm yoktu. Ne diyecektim ki? Benim yüzümden bıçaklandın hayatını tehlikeye attın ama ben kendimde konuşacak yüz bulamadığım için sana bir geçmiş olsun bile diyemedim, mi? Diyemezdim.. Telefonu yatağın üzerine fırlatıp mutfağa geçtim. Kendime bayatlamış çaydan bir bardak doldururken, sessiz evi bölen o gürültülü kapı sesi yankılandı. Melih’tir diye düşündüm. Muhtemelen yine elinde Melike teyzenin çorbalarından biriyle beni evden çıkarmaya gelmişti. Koridora yürüyüp kapıyı açtım. "Melih vallahi aç değilim, zorlama..." dediğim sözler boğazımda düğümlendi. Karşımda Nevin abla vardı. Berkal’ın annesi.. gözlerindeki o hastane koridorunda beni ezen öfkenin aynısıyla tam karşımda duruyordu. Kolları göğsünde bağlıydı, yorgun yüzü hırstan kasılmıştı. Beni gördüğü an dudakları tiksinir gibi büzüldü. ‘’Bakıyorum keyfin yerinde Mavi hanım,’’ dedi sesindeki zehri gizleme gereği duymadan. "Benim oğlum acıdan kıvranırken, sen evine kapanıp saklanacak kadar korkaksın demek." Söylediği her kelime, Berkal’ın karnındaki o bıçak darbesinden daha derin bir yere saplandı içimde. Haklıydı. Haklı olduğu için ne kapıyı kapatabiliyordum ne de tek bir kelimeyle kendimi savunabiliyordum. Yutkundum, eşiğe biraz daha sindim. ‘’Bir şey demeyecek misin? Hep böyleydin zaten. Çocukluğundan beri oğlumun arkasına saklandın, o seni korudukça sen başına iş açtın. Yetmedi mi onda açtığın yaralar?’’ yutkundu gözlerini iyice gözlerime kilitledi ve devam etti. ‘’Ama bitti Mavi. Benim oğlum senin o karanlık, belalı hayatının bedelini ödemek zorunda değil.’’ Yaklaştı, parmağını göğsüme doğru sallarken sesi titriyordu. Bir annenin canının yanışı, öfkesinden daha çok bağırıyordu: ‘’Duydun mu beni? Uzak duracaksın oğlumdan. Senin o sevgisizliğin, o uğursuzluğun benim çocuğumu mezara sokuyordu az kalsın. Bir daha Berkal’ın etrafında dolandığını, dükkanın önünden geçtiğini görürsem bu mahallede barındırmam seni. Babaannenin hatırı da koruyamaz.’’ Arkasını dönüp hızla merdivenlerden inerken, lafları koridorda asılı kaldı. Ama benim kafamın içinde sadece iki kelime dönüyordu: Sevgisizliğin.. Uğursuzluğun... Kapıyı yavaşça kapattım, sırtımı kapıya yaslayıp yere çöktüm. Haklıydı. Anneler hep haklı olurdu zaten. Berkal’ın canını yakan sargı bezleri değil, bendim. Ve o an ilk defa, günlerdir tuttuğum yaşlar akmaya başladı, hıçkıra hıçkıra ağladım. Gözyaşlarım ahşap parkeye damlarken, zaman beni bu odadan söküp aldı. Burnuma yine o eski sabunların, kurutulmuş lavantaların ve fırından yeni çıkmış kurabiyelerin kokusu doldu. Yıllar öncesine, henüz on iki yaşında, dizleri hep yara bere içinde olan o hırçın kız çocuğunun yanına döndüm. Yine böyle bir andı. Mahalledeki çocukların "Seni annenle baban istememiş, buraya atmışlar." deyişini ilk kez duyduğum, öfkemden önüme çıkan her şeyi tekmelediğim o gün. Eve gelip kendimi odama kitlemiş, hırsımdan yorganı ısıra ısıra ağlamıştım. Kapı yavaşça açılmıştı. Babaannem, o her zaman güven veren, tülbentinden hafif nane kokusu yayılan haliyle içeri girmişti. Yanıma oturup saçlarımı okşamaya başladığında ona nefretle ba…

Bölümün tamamını WritePad'de oku