Ayazlı Geceler

3. BÖLÜM: ALEVLERİN GÖLGESİ

Yazar:

Ayazlı Geceler – yaralarkadar kitap kapağı
Ayazlı Geceler – yaralarkadar kitap kapağı

AÇELYA Alevlerin sesi bir yangının değil, canlı bir canavarın kükremesi gibiydi. Caddeden içeri girdiğim an yüzüme çarpan Ankara'nın o dondurucu ayazı bile yüzümü dağlayan sıcaklığı bastıramıyordu. Gözlerimden süzülen yaşlar yanağımdan süzülmeden kuruyordu. İçeride çatırtıyla çöken tahtaların, patlayan camların gürültüsü kulaklarımı sağır ediyordu. Atölyem. Haftalardır, aylardır gecemi gündüzüme katarak yaptığım o altı tablo... Annemin acımasız cümlelerine karşı tek sığınağım, tek özgürlük biletim... Şimdi hepsi siyah dumanların ve turuncu alevlerin arasında kül oluyordu. "Açelya! Dur, kızım gitme!" Hüseyin Amca arkamdan kolumu tutmaya çalıştı ama onu duymuyordum bile. Kolumu sertçe çekip kendimi öne attım. "Tablolarım..." diye bağırdım. Sesim dumanın içinde kısıldı, boğazım yandı. "Hayır, hayır! Onlar yanamaz!" Dükkânın kapısına doğru bir adım attığımda, sokağın kenarında duran siyah takımlı, elleri sopalı iki adam önüme geçti. "Geri bas lan!" diye bağırdı adamlardan biri. Sertçe göğsümden itti. Dengemi kaybedip geriye doğru savruldum, yüzüm dükkânın kırık ahşap çerçevesine çarptı. Ağzımdan ve burnumdan kanlar süzülmeye başladı. Sıcak kan çeneme akarken başım döndü. "Görmüyor musun burası kentsel dönüşüm alanı? Canını seven uzak dursun!" Yüzümdeki kanı elimin tersiyle sildim. İçimdeki acı öyle büyüktü ki fiziksel can acısını hissetmiyordum bile. "Burası benim dükkânım!" diye çığlık attım adamın yüzüne karşı. "Çekilin önümden! Tablolarımı alacağım!" Adam alaycı bir kahkaha attı. "Pülverize oldu senin tabloların fıstık. Patronun emri var, bu sokaktaki hiçbir çöp kalmayacak!" Sopa sallayan adama doğru kör bir öfkeyle atıldım. Gözlerim kararmıştı. Yangının içine girmek, atölyemin ortasında tablolarımla birlikte yanmak bile o an annemin bana sunduğu yaşamdan daha az canımı yakardı. En büyük tablom... Gözlerimin önünde,tam ortadan ikiye yarılarak alev alıyordu. "Hayır!" Alevlere doğru koşmak için adımı attığımda, adam bileğimi yeniden kavrayıp geriye savurmaya çalıştı. Ama başaramadı. Çünkü tam o anda, sokağın ortasında bir kıyamet koptu. AYAZ Arabanın içinden sokağa girdiğimizde burnuma dolan ilk şey benzin ve yanık kokusuydu. Akrep’in üç adamı sokaktaki esnafı sıkıştırmış, küçük sanat atölyesini ateşe vermişti. "İnin," dedim. Sesimdeki soğukluk Ankara'nın dondurucu ayazını bile bir anda dondurdu. "Kimse o kıza dokunmayacak." Aras lacivert ceketinin düğmesini ilikleyip öne doğru bir adım attı. Yüzünde o kendine has rahat gülümseme vardı. "Kanka sen hiç sıkıntı yapma, ben hallediyorum," dedi Aras bana dönüp gülümsedi. Gözlerimi ateşe doğru koşan kızıl saçlı kızdan ayırmadan kaşlarımı çattım. "Aras." Aras ellerini iki yana açtı: "Üç adamı tek başıma devireyim de sen beni bir gör. İzle şimdi patron, üçünü de hallediyorum bekle!" Aras öne atıldı. Sopa sallayan adamlardan birinin tam önüne dikildi. "Selamün aleyküm gençler!" dedi Aras neşeyle. "Kentsel dönüşüm falan dediniz ama tarzınız çok varoş ya. Bu sopalar ne? Otantik takılıyoruz galiba?" Adam neye uğradığını şaşırıp sopayı kaldırdı: "Sen kimsin lan?!" Aras adamın savurduğu sopanın altından kıvrak bir hareketle sıyrıldı, adamın çenesine yumruğu oturttu. "Komik olabiliriz ama elimiz de iş tutuyor koçum!" dedi kahkaha atarak. Adam sersemleyip geriye doğru sendeledi. Aras hızını alamayıp dönerek adama sert bir tekme attı. Adam savrularak dosdoğru Araf’ın önüne doğru uçtu. Araf jilet gibi siyah takımının içinde milim kıpırdamadan duruyordu. Adam tam önünde dengesini toplamaya çalışırken, Araf tek bir mimik bile oynatmadan adama öyle bir tokat çaktı ki... Adam havada bir tur dönüp beton zemine serildi ve bir daha hareket etmedi. Aras gözleri kocaman açılmış halde Araf’a baktı. "Of! Ne Osmanlı torunusun be! Ne güzel çaktın tokatı! Valla adamın beyin hücreleri yer değiştirdi, helal olsun!" O sırada benim gözüm sadece Açelya’daydı. Ağzı burnu kan içindeydi. O şerefsiz onu göğsünden itmiş, yüzünü kanatmıştı. İçimdeki yırtıcı canavar o an uyandı. Açelya kendisini zapt etmeye çalışan adamda…

Bölümün tamamını WritePad'de oku