Ay Tozu

Bölüm 3 | Döngü

Yazar:

Ay Tozu – Lea Andrea kitap kapağı
Ay Tozu – Lea Andrea kitap kapağı

2019, İngiltere H avanın sıcaklığı, içini bunaltıyordu. Londra'nın kalabalık caddelerini hızlı adımlarla ilerleyerek bir an önce işe yetişmesi gerektiğini kendisine hatırlatıyordu. Daha ilk gününden beş dakika geç kalmıştı zaten, bir an önce binaya ulaşmazsa daha da geç kalacaktı. Zaman geçiyor, saniyeler ilerliyordu. Genç adam, elinde tuttuğu dörtlü kahve tepsisini dengede tutmaya çalışırken bir yandan da adımlarını sanki daha hızlı yürüyebilirmiş gibi hızlandırmaya çalışıyordu. Bir arabasının olmamasının cezasını işinin ilk gününde çekmek zorunda mıydı? Kendisine Barry Allen gibi hızlı olmasını hatırlatıp bacaklarına gerekli kuvveti verdi. Derken binanın giriş kapısına ulaşmıştı bile. Bedeni algılayan otomatik kapı açıldığında genç adam bedenini hızla ileri atıp yürümeye devam etti. Ondan neredeyse elli metre ileride olan asansörün kapıları kapanmak üzereydi. Bir hamle yapıp -kahveleri de düşürmeden- asansöre ulaştığında ter döktüğünü fark etti. Onu gören ve asansörün içerisinde beklemekte olan kadının bir düğmeye dokunmasıyla kapılar onun için açılmıştı. O da bindiğinde asansörün kapıları kapandı ve asansör yukarı doğru hareket etti. Alnında biriken terleri bir elini serbest bırakıp sildi. “Teşekkür ederim,” diye mırıldandı. “Hayatımı kurtardınız.” Asansörün düğmelerinden on ikinci katın düğmesine bastı ve beklemeye başladı. Adamın sesini duyan kadın başını telefonundan kaldırıp ona baktı. Onu binanın giriş kapısından girerken gördüğünde bile adamın yüzü dikkatini çekmişti, şimdi ise sesinin tınısında hissettiği bir tanıdıklık hissiyle ona bakmaktan kendisini alamamıştı. Onu daha önce görmüş müydü? Onun yüzünü daha önce gördüğünü düşünen, onun sesini daha önce duyduğunu bilen zihni onu allak bullak etmişti. “Sizi daha önce gördüm mü?” diye soruverdi kadın, gözlerini dikip adamın terli yüzüne bakarken. Kaşlarını çatmıştı. İnsanlara bir anda sorular sormazdı, asansörde karşılaştıklarıyla ilgilenmezdi bile ama bu adamda onun dikkatini çeken bir şey vardı. Genç adam, kahve tepsinini bir kez daha dengede tutmayı başardıktan sora başını çevirip sol tarafında bulunan kadına baktı. “Hayır,” dedi gülümseyerek. “Bugün burada ilk iş günüm ve geç kaldım.” Kadının sorusunu yadırgamamış, üstüne bir de gülümsemiş olması kadının kaşlarını kaldırmasına neden olmuştu. Bu adamı nerede görmüş olabilirdi? Londra kocaman bir şehirdi! Asansör, yedinci kata geldiğini belirten bir zil sesiyle durduğunda kadın kendisini bir an önce o adamın yanından uzaklaştırmak ister gibi asansörden çıkmıştı. Yedinci kattaki büroya doğru ilerlemeden önce başını hafifçe çevirip adama baktı. “İyi şanslar,” diye mırıldandı, neden bunu yaptığını bilmese de. O tanıdıklık hissi miydi adama karşı bir sempati duymasına neden olan yoksa buradaki ilk iş gününün ne kadar zorlu olduğunu biliyor olması mıydı? Zihninde canlanan bu soruyu ittirerek pazartesi gününün yoğun iş temposunu kucakladı. Asansörün kapıları kapanmadan önce bakabildiği süre boyunca kadına bakmıştı genç adam. Kahverengi saçlı kadının üzerinde siyah bir kalem etek ve siyah bir ceket vardı, bir koluna asılmış olan çantası ve bir kolundan göğsüne yaslanmış olan dosyası ile yedinci katın bürosunda ortadan kaybolmuştu. Asansör kapıları kapandığında ise genç adam iç geçirdi. Son ilişkisinin hüsranla sonuçlanmasından sonra bir süre kadınlarla flört etmekten uzak durmaya karar vermişti. Kendisini bu işe vermeliydi zira bu işe ihtiyacı vardı. On ikinci kata ulaştığında utana sıkıla ilerledi. Sosyal ortamlara ilk kez ayak basmak, genç adamın yüreğine bir korkunun salıverilmesine ve zihninde anksiyete tohumlarının ekilmesine neden oluyordu. Yeni ortamlar ona göre değildi lâkin hayatta yeni ortamlardan kaçış hiçbir zaman mümkün değildi. ∞ Z aman akıp geçerken sabahın erken saatlerinde başlayan iş günü, akşamın erken saatlerine doğru bitmişti. Genç adamın ilk iş günü, korktuğundan daha sakin ve hoş geçmişti. Kahve götürdüğü patronuyla iyi anlaşmış, ofisindeki çalışanlarla tanışarak yeni arkadaşlar edinmişti. Ortama ısı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku