Ay Tozu

Sonsuzluk ve Ay Tozları

Yazar:

Ay Tozu - Lea kitap kapağı
Ay Tozu kitap kapağı

1570, İngiltere M umların sıcaklığını ve ışığını yayarak romantik bir ortam yaratan odanın penceresine vuran ay ışığı, kral boy yatakta birbirlerine sarılmış iki gencin bedenleri üzerine düşüyordu. Genç kızın uzun ve dalgalı olan kahverengi saçları, bir kolunu uzatıp yanaklarına dokunduğu genç adamın çıplak göğsüne değiyordu. Kızın saçları, oğlanın tenini gıdıklıyordu; oğlanın ince sakalları da kızın parmaklarını okşuyordu. “Seni sonsuza dek seveceğim, Lyanna,” diye mırıldandı genç adam. Kız onun yanaklarında gezdirdiği parmaklarını yukarı çıkarıp oğlanın saçlarına daldırırken kıkırdamıştı. Genç adam bundan cesaret alarak eğildi ve genç kızın saçlarını geriye iterek kızın boynunu öptü. “On yedi yaşındayız, Gabriel. Sonsuzluk sence de uzun bir zaman değil mi?” Gabriel güldü, konuşmak için geri çekildiğinde Lyanna’nın parmaklarını dolayıp dolayıp bıraktığı kıvırcık saç tutamlarını bırakmak zorunda kalmasını izledi. Kız elini çekemeden Gabriel kızın bedenini kolları arasına hapsetti. Saçlarında ve yanaklarında kızın dokunuşlarını hissetmeyi seviyor, onun dokunuşlarından mahrum kalmayı hiç istemiyordu. Kızın parlak gözlerine ve saf mutluluğuna baktı tüm aşkını ilan edercesine. “Sonsuzluk…” dedi Lord Gabriel. “Bilinmez bir zaman parçasıdır, Leydi Lyanna.” “Zamanın bilinmez bir parçasıdır.” Leydi Lyanna, genç adamın şairene sözlerini düzelterek güldü. Parmaklarını genç adamın uzamış kıvırcık saçlarında tekrar gezdirirken iç çekti. “Şairlik sana çok yakışıyor.” Genç adam, bir şair olarak değil de bir lord olarak anılmak zorunda kalmasının hüznüyle çarpık bir şekilde gülümsedi. “Ne şairlik ne lordluk, en çok senin bilinmez bir zaman parçası olan sonsuzluğunun bir gram sevgisi yakışır bana…” “Seni sonsuza dek seveceğim, Lord Gabriel.” Odaya vuran ay ışığı, ruhlarının sonsuzlukla birbirlerine bağlandığı iki bedenin üzerine düşerken açık olan pencerenin önündeki perdeyi havalandırıyordu rüzgâr. Yıllardan 1570, ülkelerden İngiltere’ydi. Lord Gabriel ve Leydi Lyanna on yedi yaşındaydı. Ruhlarının bilinmez bir parçası olan sonsuzluklarının, ay tozuna gömülmüş olan sevgi parçacıkları ile bir bağ oluşturduğundan habersizlerdi. ∞ 1571, İngiltere K ılıçların birbirine çarpma sesi, iki kardeşin gülüşme seslerine karışıyordu. Brighamların evlerinin büyük bahçesinde adeta bir gladyatör sahasındaymış gibi atışan iki kardeşin eğlencesi, evdekileri de gülümsetiyordu. Tepelerinde dikilerek onları selamlayan ve günün güzel olacağını iddia etmelerine neden olan güneşin ışıkları, iki genç adamın önce saçlarına ardından da yüzlerine vuruyordu. Lord Lucian'ın sarı saçları güneşte parlarlarken Lord Gabriel'ın kumral ve kıvırcık saçları ise güneş ışığında daha açık bir renkte görülüyordu. İki genç adamın en az güneş kadar içleri ısıtan ve parlak görünen gülümsemeleri, evdeki hizmetçi genç kızların iç çekmelerine neden oluyordu. Verdikleri molada su içerken kardeşinin göz kırptığı hizmetçi kızı fark eden Gabriel su matarasını ağzından çıkararak elinin tersiyle ağzını sildi. “Ne o, şimdi de başka bir kızı mı yakmaya karar verdin yüreğinin sönmeyen ateşiyle?” Lucian, kardeşinin uzattığı matarayı alarak güldü. “Şiirselliği kes, Gabriel.” Lâkin, Lord Gabriel aldırmadı. “Senin yerinde olsam kalbini çaldığım kızlara dikkat ederdim. Babam seni Marki Edward'ın kızı Aurora ile evlendirmekten henüz vazgeçmedi.” “Aynı şeyi senin için söyleyebilirim kardeşim.” Mataradan büyük yudumlarla su alan Lucian içtiği suyu yuttuğunda rahatladığını hissetmişti. Mavi gözlerini, sessizleşen ve yüzü düşen kardeşinin mavi gözlerine çevirdi. “Leydi Lyanna ile evlenmekte kararlıysan babamı ikna etmeni öneririm zira senin için de başka planları olduğunu sen de biliyorsun.” Gabriel maalesef biliyordu. Âşık olduğu kız yerine soylu bir kızla evlenmek zorunda olduğunu ve âşık olduğu kızı terk ederek ona olan aşkını ay tozuna gömmesi gerektiğini bildiği gibi Lyanna'nın bunu kabul etmeyeceğini de biliyordu. Çocukluklarından beri beraberlerdi, iki yıldır da birbirlerini seviyorlardı. Vikont Rob…

Bölümün tamamını WritePad'de oku