Ay'ın Gölgesi

BİRİNCİ BÖLÜM

Yazar:

Ay'ın Gölgesi - karakomur kitap kapağı
Ay'ın Gölgesi kitap kapağı

Her seferinde kulaklarımı uğuldatan tiz sesle yatakta huzursuzca kıvrandım. Gözlerimi ovuştururken homurdandım diğer tarafa dönerken. Bakışlarım tavandaki o eski ay ve yıldız çıkartmalarına takılınca, yedi yaşımın hatıraları zihnimde yer etti. Saat sabah altı... Vücudumdaki o tarif edilemez ağrı yüzünden kaşlarım istemsizce birleşti. Uyku tutmayınca kendimi kitaplarla kapatmıştım her zamanki gibi. Belimdeki kesici ağrıyla inlememek için direniyordum. Kapının gıcırdayan sesiyle bakışlarım oraya kilitlendi. Abim, kapı pervazına yaslanmıştı. Yorgunluktan baygın düşen gözleri, dağılmış saçları ve üzerindeki kırışmış kıyafetleri onun da yeni uyandığını ele veriyordu. Başını hafifçe yana yatırıp sessizce beni süzdü. Gözleriyle, yataktan kalkmamı işaret ediyordu; kelimeleri kullanmasına gerek kalmamıştı. “Sana da günaydın abicim,” dedim, kendimi zorlukla yataktan dışarı sürüklerken. Belimdeki ağrı her adımda kendini hatırlatsa da odamın o sakin düzenine bakmak, her şeye rağmen rahatlatıcıydı. Masanın üstündeki valizde düzenden can çekişen kıyafetler kırışmaya başlamıştı bile. Sandalyede asılı duran üniforma takımı ise okulun o klasik havasını odaya yayıyordu. “Aras, Leylim!” Mutfaktan gelen Pamuk Hala'nın sesiyle, bakışlarımızı geldiği yöne çevirdik. Kapımın pervazından çekilen abim 'hadi' dermiş gibi bir bakış atarak kendi odasına yöneldi. Ben de banyoya girip kısa bir duş aldım. Ilık su, bedenimdeki sızıyı alıp kaslarımı gevşetmişti. Pantolonumun belindeki uzatılmış kumaş bandı yana doğru çekip düğmesini ilikledim. Kemer kalabalığından uzak, belime tam olarak oturan bu kesim, üzerimdeki kırık beyaz gömlekle kusursuz bir tezat oluşturmuştu. Siyah kravatımı özenle düğümledikten sonra son parça olan lacivert kumaş yeleğimi üzerime geçirdim. Kalıbı gövdemi sararken, derin V yakasından aşağı süzülen kravatım tam da hayal ettiğim duruşu yakalamıştı. Sıra hâlâ duşun nemini taşıyan saçlarıma geldiğinde tamamen kurutmakla vakit kaybetmedim. Sıkı ya da gergin bir model yerine, tüm saçımı arkaya doğru rahatça toplayıp tepede hafif gevşek, doğal bir atkuyruğu yaptım. Yüzümün iki yanından serbestçe dökülen nemli birkaç tutam, formamın o ciddi ve maskülen hatlarını yumuşatırken çabasız bir hava katmıştı. Fakat bu duruşa ufak, gizli bir imza atmak istiyordum. Atkuyruğumun ortasından ince bir tutam ayırıp aşağıya doğru zarif, sıkı yedi örgü indirdim. Hafifçe dalgalanan atkuyruğumun ortasından süzülen bu ince örgü detayı, formamın o ağırbaşlı takım elbise havasını şıklığıyla dengeliyordu. Aynadaki yansımama son kez baktım. Abartıdan tamamen uzak, okul kurallarına harfiyen uygun ama şehrin seçkin davetlerinden birine gidiyor gibiydim. Üzerimdekileri son bir kez düzeltip tamamen hazırlandığımda, oyalanmadan mutfağa indim. Televizyondaki spiker yeni gelişmeleri haber verirken tezgâha yaslanmıştım. “Üstünü ıslatacaksın Leylim!” bakışlarındaki koruyucu siniri iyi biliyordum. Islak saçlarımdan damlayan suların gömleğimi ıslatmasını işaret ediyordu. “Günaydın Pamuk Hala,” diyerek yanağından aldığım hafif makasa karşılık o ise kaşlarını çattı. Bu halleri tatlı oluyordu, özellikle uğraşıldığında. Aklıma gelenlerle içten bir gülümsemeye engel olamadım. Otuzlu yaşlarında, güzelliğiyle zamana meydan okuyan bir kadındı. Çok yakışan mavi gözleri okyanusu andıran, pamuk kalpli bir insandı. Annemin çocukluk arkadaşlarındandı. Yedi yaşımdan beri burada, Pamuk Hala ve Mehmet Amca'yla birlikte yaşıyorduk. O gece… Hâlâ etkisindeydik. Her şeyin son bulduğu ve her şeyin başladığı o gece. Tarih 31 Temmuz'u gösteriyordu… ------- Annemin korkuyla babamla konuştuğunu, bir yandan da odama doğru gelişini izledim. Beni kucağına alırken aceleciydi; başımı vanilya kokan saçlarına bastırmış, bir yandan da beni o gri dumanlardan korumaya çalışıyordu. Dikkatli bir şekilde babamın yanına, abimin odasına doğru ilerledik. Babam biz odaya girince vakit kaybetmeden kapının altına ıslak havlular sıkıştırdı. Her yer duman doluydu; o kadar yoğundu ki önümüzü görmekte zorluk çekiyorduk. Ba…

Bölümün tamamını WritePad'de oku