Avşar güzeli

Torosların Kızı

Yazar:

Avşar güzeli - yazar zerda kitap kapağı
Avşar güzeli kitap kapağı

Güneş henüz Toros Dağları'nın sivri tepelerinin ardından doğmamıştı. Gökyüzü, geceyle gündüz arasında ince bir çizgi gibi uzanırken, Avşar yaylalarının üzerine ağır bir sessizlik çökmüştü. Rüzgâr, ardıç ağaçlarının dallarını usulca sallıyor, serin hava çadırların keçelerine çarpıp ince bir uğultu bırakıyordu. Yezda, horozlar ötmeden gözlerini açtı. Yirmi iki yaşındaki genç kadın, yıllardır güneşi beklemeden uyanmaya alışmıştı. Çünkü hayat ona dinlenmeyi değil, mücadele etmeyi öğretmişti. Çadırın köşesinde yatan babasına baktı. Yaşlı adamın nefesi düzensizdi. Hastalık, yıllardır bedenini yavaş yavaş tüketmiş, onu yatağa mahkûm etmişti. Yezda her sabah olduğu gibi sessizce yanına oturdu, üzerindeki yorganı düzeltti. Diğer tarafta ise küçük kardeşi Meryem derin uykudaydı. Masum yüzüne düşen birkaç saç telini eliyle geriye itti. İçinden tek bir dua geçti. Meryem, bu çadır hayatını yaşamayacaktı. Okuyacak... Kendine bambaşka bir hayat kuracaktı. Bu düşünce, Yezda'nın bütün yorgunluğunu unutturuyordu. Sessizce ayağa kalktı. Sacın üzerine çaydanlığı koydu, ateşi harladı. Birkaç parça ekmeği hazırladı. Babasına sıcak çorba içirdi. Ardından koyunların bulunduğu ağıla yöneldi. Koyunlar onu görünce melemeye başladı. Yezda gülümsedi. Hayvanların dilini insanlardan daha iyi anlıyordu. Her birini tek tek kontrol etti. Yeni doğan kuzuyu kucağına aldı. Küçük hayvan ürkek gözlerle ona bakarken, Yezda sevgiyle başını okşadı. "Merak etme küçük... Sen de yaşayacaksın." Onun bu merhameti yalnızca insanlara değil, doğadaki her canlıyaydı. Dağlar ona yalnızca yaşamayı değil, yaşatmayı da öğretmişti. Çoban asasını eline aldı. Heybesine ekmeğini, su tulumunu ve her zaman yanında taşıdığı şifalı otları yerleştirdi. Çünkü Toroslar'da ne zaman kime ihtiyaç olacağı belli olmazdı. Sabah güneşi yükselirken sürüyü önüne kattı. Yaylaya doğru yürümeye başladığında rüzgâr uzun siyah saçlarını savuruyor, yabani kekik kokusu bütün ovayı sarıyordu. Yezda yürürken toprağın sesini dinliyordu. Bir taşın yer değiştirdiğini… Bir kuşun telaşla havalandığını… Rüzgârın yön değiştirdiğini bile hissedebiliyordu. Doğa onun evidir. En büyük öğretmeni de... O sabah ise dağların sessizliği alışılmışın dışındaydı. Sanki görünmeyen bir şey yaklaşırken bütün canlılar nefeslerini tutmuştu. Yezda bunu henüz bilmiyordu. Aynı saatlerde, Torosların öte yamacında genç aşiret lideri Koca Ali dağ yollarında tek başına ilerliyordu. Ne Yezda onun adını biliyordu... Ne de Koca Ali, kaderini değiştirecek Yörük kızının birkaç kilometre ötesinde olduğunu. Fakat kader, ikisi için de ilk adımını sessizce atmıştı.Sabah güneşi yükseldikçe Torosların dorukları altın rengine büründü. Çiy damlaları otların üzerinde inci gibi parlıyor, rüzgâr kekik ve adaçayı kokusunu yaylanın dört bir yanına taşıyordu. Yezda, sürüsünü geniş bir düzlüğe saldı. Koyunlar taze otlara yönelirken o da çevreyi dikkatle izledi. Dağlarda tek bir anlık dalgınlığın bile ağır bir bedeli olabileceğini çok iyi biliyordu. Bir kayanın dibinde diz çöktü. Toprağın arasından çıkan ince yapraklı bir otu dikkatlice kopardı. "Gelin otu..." diye fısıldadı kendi kendine. Yanındaki heybeye özenle yerleştirdi. Biraz ileride yabani kekik, onun yanında da yılan sokmalarında kullandığı köklerden birkaçını buldu. Topladığı her bitkiyi hangi mevsimde, hangi hastalığa iyi geldiğini ezbere biliyordu. Bu bilgileri annesinden öğrenmiş, annesi de kendi annesinden... Bir an durdu. Annesini düşündü. Aradan yıllar geçmişti ama yokluğu hâlâ ilk günkü kadar derindi. Her zor anında, sanki annesinin sesi rüzgârın arasına karışıyor, ona yol gösteriyordu. Yezda derin bir nefes aldı. "Güçlü olmalıyım..." diye geçirdi içinden. Çünkü onu bekleyen iki can vardı. Babası... Ve Meryem. Aynı saatlerde Torosların öte yamacında siyah bir at, kayaların arasından rüzgâr gibi süzülüyordu. Üzerindeki genç adamın yüzü sertti. Koca Ali... Yıllardır aşiretin yükünü omuzlarında taşıyordu. İnsanların gözünde korkulan bir liderdi ama içinde kimsenin bilmediği büyük bir yalnızlık v…

Bölümün tamamını WritePad'de oku