ATEŞİN KORUYUCUSU

8. Bölüm “Minik Kuşun Öldü”

Yazar:

ATEŞİN KORUYUCUSU – Drama Quenn kitap kapağı
ATEŞİN KORUYUCUSU – Drama Quenn kitap kapağı

Karmen’in babasının evine geri gelmiştik fakat babası evde yoktu. Karmen ben ve evde sorumlu olan insanlardı vardı. Defalarca annemin kasetini izlemiştim. Bıkmadan usanmadan ve her izlediğimde ağlamıştım. Şimdi ise Karmen’in Freya dediği kadını bekliyorduk. “Kış bahçesine geçelim mi?” Daha iyi olurdu. O önde ben arkada yürürken evi inceleme fırsatım olmuştu. Çok büyük bir evde hatta ev demeye bin şahit isterdi burası bir saraydı. Dışarıya çıkıp ileride olan dikdörtgen sarmaşıklarla kaplı olan cam bahçeye doğru yürümeye başladık. Oldum olası bitkileri sevmiştim. İçeriye girerken soğuk olmasını bekliyordum ama sıcaktı ve toprak koluyordu. “Kahve?” Başımla onaylarken yanımdan gitti. Hemen çiçeklerin arasında olan sallanan koltuğa oturup kafamı yasladım. Burası çok güzeldi. Annem de benim gibi severdi çiçekleri, gerçi çiçekleri kim sevmezdi ki… Dakikalar içinde Karmen elinde 2 kupa kahveyle yanıma gelirken ona hafiften tebessüm ettim. Tüm gerçekleri öğrenmiş, ağlayıp rahatlamış ve Karmen’e olan öfkem bitmişti. Sanki bugün yeniden doğmuş gibi hissediyordum. Kahvemi elime uzatırken kendisi karşıma oturdu. Bakışlarımı onun muhteşem yüzüne sabitledim. Sadece öylesine bakmak istiyordum ona. “Ne oldu?” Başımı iki yana sallayıp bakmayı sürdürdüm. Yerinde kıpırdanıp “Bana bir şey mi demeye çalışıyorsun?” Diye sormuştu. İstemsizce gülümsedim, ona demek istediğim birşey olsaydı derdim. “Defne…” artık sesi boğuk ve fısıltılıydı. “Hı?” Diye bir inilti döküldü dudaklarımdan yüzümün önüne gelip boynumu tutarken tekrar sormuştu. “Bir şey mi istiyorsun?” Gözlerim dudaklarına kaydığı anda dudaklarımı öpmesiyle zafere ulaştığımı hissetmiştim. Öpüşüne karşılık verirken onu kendime çekmiştim. “Ihım Ihım…” Ansızın arkadan gelen ses ile birbirimizden ayrılıp o tarafa baktık. Gelen orta yaşlarda sarı saçlı bir kadındı. “Freya” Yaptığımız şeyden utanırken yutkundum. “Geldiğini duymadım” Freya gülümseyerek karşımıza oturdu. “Duymanı istemedim, biraz fazla meşguldün” Karmen yalandan öksürürken gözlerimi kaçırdım. Freya kıkırdarken moralim bozulmuştu. “Her neyse, geçsiniz. Kanınız kaynıyor normal.” diyerek bana döndü “Merhaba Ela” Ela mı? Annem gibi seslenmişti. Dudaklarım aralanırken “Ben annenin en yakın arkadaşıydım. Seni koruyacağıma dair annene söz verdim.” Gözlerimi olduğundan daha fazla açarak elimi uzattım. “Defne” dediğimde elimi tutarak “Tanıştığıma memnun oldum, Defne” Dakikalar içinde Freya bana güçlerimi kontrol etmeyi öğretmeye çalışıyordu. Bu akşam Karmen ile İstanbul’a dönmemiz gerekliydi. —-———————————— 1 Gün Sonra “Ilgaz, Bal ile raporları toplayıp bana getirir misin?” Ilgaz başıyla onaylayıp odadan çıkarken göz ucuyla Karmen’e baktım. Pür dikkat elinde olan işle ilgileniyordu. Tekrar önüme dönerken nefesimi sesli bir şekilde dışarıya verdim. Kapının çalmasıyla içimden ne çabuk diye geçirmiştim. “Gir” Gelen bir kuryeydi. Kaşlarım çatılırken ona baktım. “Defne George mi?” “Evet, benim” elindeki kutuyu bana doğru uzatıp “Bu size gelmiş.” Dediği an ayağa kalktım biliyordum ki Karmen bizi duyabiliyordu. Yavaş adımlarımı kuryeye doğru çevirirken “Kimden?” Diye sormuştum. Kutuyu alime alırken bilmediğini söyleyip çıkmıştı. Onun çıkasıyla Karmen’in gelmedi bir olurken kutunun kapağını açmak üzereydim. “Dikkat et” kapağını açtığım an gördüğüm şeyle burun buruna gelmiştim, bir kağıt ve kâğıdın hemen altında ölü bir kuş vardı. Korkmuş gözlerimle not kâğıdını elime aldım. Bu sırada içeriye Ilgaz ve Bal da girmişti. Not kâğıdı kanlı kaplıydı ve üzerinde “Minik Kuşun Öldü!” Yazıyordu. Karmen’in gözlerinin içine ne oluyor gibisinden bakarken bir anda elimi tutup beni odadan çıkardı. “Gidiyoruz, güvende değilsin.” ne gidemezdim. O kadar çok iş vardı ki… “Karmen işler…” “Sıçarım işlerine,” Balca’nın Ağzından Ilgaz’la beraber odasına doğru giderken Karmen beyin odada olduğunu görmüştük . “Ne sikim oluyor lan yine?” Ilgaz ın koluna vurup “Bir kapat çeneni” diye fısıldadım. Odaya girip baktığımızda gördüğüm manzara karşısında dudaklarım açık kalmıştı. Def’i…

Bölümün tamamını WritePad'de oku