ATEŞİN KORUYUCUSU

2. Bölüm “Karmen Denis”

Yazar:

ATEŞİN KORUYUCUSU – Drama Quenn kitap kapağı
ATEŞİN KORUYUCUSU – Drama Quenn kitap kapağı

Kayıp, insandan insana değişiklik göstermektedir. Bazı insanlar kolay şekilde kaybettikleri ruhların acısını yaşar ve atlatır bazı insanlar ise acıyı yaşayamadıkları için içinde büyütürler. Yasını tutup hayatına devam eder insanlarda genelde şanslı insanlar olarak nitelendirilir çünkü tutulması gereken yas tutulmuş acısı sonuna kadar yaşanmıştır. Peki yasını tutamayan ruhlar? Zilin çalma sesiyle yatağımdan sıçrarken korku dolu gözlerle etrafa bakındım. Ne oluyordu? Neredeydim? Gözlerimi ovuşturup etrafa bakınırken kendi evimde kendi odamda ve yatağımda olduğumu fark ettim. Ben buraya nasıl geldim? Son hatırladığım bir çift yeşil gözdü. Ellerimi saçlarımın arasına atıp kaşırken tekrar zil çaldı. İstemsiz bir öfkeyle ayağı kalkıp odamdan çıktım. Ne oluyordu böyle? Daha kendime bile gelememişken kapı alacaklı gibi çalınıyordu ve kapı zili beni deliye çeviren yegane sesti. Sinirle tuttuğum kapı kolunu indirdim ve kapıyı açtım. Karşımda soğuktan vücudu titreyen, burnunun ucu kızarmış ve elinde bir top kar olan Balca vardı. Beklemediğim bir anda suratıma yediğim kar topuyla geriye sendeledim. Öfkeyle “Balcaaa!” Diye çığırmıştım. Hızla yüzümü koluma silip ona baktım. “Cırlama be sabah sabah, zaten senin yüzünden donmuşum” içeriye girip kapıyı kapattı. “Sen kafayı mı yedin Bal? Uyuyan insan böyle uyandırılır mı?” Salona doğru yürümesiyle olduğum yerde mıhlanıp ona bakmayı sürdürdüm. “Bu saat dediğin saati sen biliyor musun?” Şimdi uyandığım için bilmiyordum saatin kaç olduğunu. Havadan da anlaşılmıyordu çünkü dışarıda inanılmaz bir kar fırtınası vardı. Boş gözlerle ona baktığımı gördüğünde “Saat 9 30 Def. Yarım saatimiz var işe gitmeye ve sen daha hazır bile değilsin.” İş mi? Ama bugün resmi tatil olması gerekmiyor muydu? 1 ocaktı bugün. “Mesai yapacağız ya hani? Para lazım ya Def. Of sen uyanınca çok leyla oluyorsun.” gözlerimi kocaman büyüttüm. Doğruydu, mesai yapacaktık. “Ben onu unuttum, lanet olsun.” Koşarak odama girdiğim arkamdan bağırıyordu, “unuttuğunu bildiğim için geldim zaten telefonunu da sessize almışsın. Seni o kadar çok aradım ki…” Of… Hızlıca yatak odama ait olan banyoya girip dişlerimi fırçaladım. Saçım başım o kadar dağınıktı ki bonus kafaya benziyordum ama düzeltecek vakitim bile yoktu. Hızlıca saçlarımı ay kuyruğu yapıp odama geri döndüm. Dolabımın kapaklarını açıp içeriye göz gezdirirken salonda oturan Bal’ın sesi kulağıma çalındı. “Def, dün sen nasıl eve geldin? Her yerde seni aradım ama bulamadım.” Bir an için duraksayıp hafızamı yokladım. Dün ne olmuştu? Haddinden fazla içtiğimi hatırlıyordum ama sonrası bulanıktı. Yeşil gözleri hatırlıyordum, birde kar yağıyordu ama net değildi. “Def!” Başımı iki yana sallayıp kendime gelirken derin bir nefes aldım. “Hatırlamıyorum, bir susta giyineyim.” Dolaptan kırmızı bir bluz ve siyah taytımı alıp hızlıca giyindim. Dün bir şey olmuş olabilir miydi? Beni kim getirmişti evime ve hatta odama kadar ki üstümde de pijamalarım vardı. Bunları düşünmeyi sonraya atıp boy aynasının karşısına geçtim. Çok şapşal görünüyordum ama yapacağım en iyi şey buydu kısıtlı vakitte. Odadan çıkıp Bal’ın yanına gittim. Bal kısaca beni süzüp beyaz kabanımı bana fırlattı. “Hadi gidelim” Hızlıca botlarımı giyip kabanı üzerime aldım. Hızla evden çıkıp Bal’ın arabasına bindik. Bal kendine özgü bir kadındı. Özgür ruhlu bağımsız ve kural tanımaz bir ruhtu kendi. Ela gözleri her zamanki gibi parlıyordu. “Defne gerçekten dün ne yaptın sen?” Pis sırıtışı sinirimi bozarken kaşlarımı çattım. “Saçma sapan şeyler getirme aklına, ne yapıcam? Biri yardım etmiştir gelmişimdir evime.” Gözleri bel altıma kayarken “Emin misin?” Diye kinayeli bir soru yöneltmişti. “Bal! Beni biliyorsun. Tabiki eminim. Şimdi susta sür, zaten geç kalmışız” Gözlerini devirip “Ben seni biliyorum ama o kadar içkiden sonra sen bildiğim sen miydin o konuda kararsızım” Derin bir iç çekip gözlerimi bem beyaz olan sokaklara çevirdim. Kar o kadar kuvvetli yağıyordu ki resmen fırtınadan göz gözü görmüyordu. Bir anda annemin ve babamın mezarı göz…

Bölümün tamamını WritePad'de oku