Ateşin İki Yüzü

4. BÖLÜM - Arven

Yazar:

Ateşin İki Yüzü - İrem Özgün kitap kapağı
Ateşin İki Yüzü kitap kapağı

Gözlerim öfkeden seğirmeye başlamıştı; karşımda duran manzara, damarlarımdaki kanı ateşe vermeye yetmişti. Birdenbire bir kız ortaya çıkıyor ve tahtıma göz dikiyordu. Üstelik ne gücümden haberi vardı ne de yıkıcı hırsımdan. Henüz sistemi kendi lehime değiştirememişken karşıma çıkan bu büyük risk, beni savaşmaktan başka bir seçenek bırakmayan o karanlık köşeye sıkıştırmıştı. Uzaklarda, Ayvar Kalesi’nden gökyüzüne bir halat gibi tırmanan alevler, tepedeki fırtınayı yırtıp geçiyordu. O kızın ateşi, kaleyi yutmaya hazırlanan kar fırtınasını darmadağın ederek Ayvar’ı koruması altına almıştı. Ellerim sarayımın soğuk mermer korkuluklarına gömüldü. Bu görkemli direnişi kendi penceremden, bir seyirci gibi izlemek sinirlerimi altüst ediyordu. Onu daha filizlenirken yok etmek varken, büyümesine ve adım adım ilerlemesine tanıklık etmek canımı sıkıyordu. Dişlerimi sıkarak mermeri daha sert kavradım. Benden daha büyük bir güç olamazdı, olmayacaktı! Sağımda heykel gibi dikilen Lenora’ya çevirdim bakışlarımı. Sesim, rüzgarın uğultusunu bastıracak kadar keskin ve soğuktu. “Kılıcımı kınından çıkar ve olduğu gibi bırak,” dedim, gözlerimi ufuktaki ateşten ayırmadan. “Üzerindeki kurumuş kanı sakın temizleme. O kan, bir Anka’ya ait. Onu bu haliyle, bir uyarı gibi sarıp sarmalayın. Söyleyeceklerimi de bir parşömene döküp elçiyle beraber o kaleye gönderin.” Çenemi sıktım; dişlerimin birbirine sürtünme sesini duydum. “Savaş asıl şimdi başlıyor.” Lenora, emrimi aldıktan sonra sessizce balkondan uzaklaştı. Yüzüme çarpan sert rüzgâr artık karla karışık buz parçaları taşıyordu. Yumruğumu soğuk mermer korkuluğa tüm gücümle indirdim. Canımın yanması, zihnimdeki o uğultuyu susturmaya yetmiyordu. Yüzyıllardır Anka soyundan tek bir kişi bile o efsanevi kuşa dönüşememişken, bu kız nereden çıkmıştı? Bu kadim güce nasıl bu kadar pervasızca ulaşabilmişti? Sorular zihnimi bir kurt gibi kemirirken, gökyüzünü yarmak ister gibi duran o ateşe son kez baktım. Ayvar Kalesi o kadar yüksekteydi ki, oradan yükselen bu ışığın dünyanın öbür ucundan bile bir felaket işareti gibi görüldüğüne emindim. Halkım... Onu bir tanrıça gibi göreceklerdi. Bu benim için en büyük sorundu. Günlerdir düşünmekten uykular haram olmuştu bana. Onu öldürmek, sadece efsanesini beslemek demekti; çünkü o lanet olası kız ölmüyordu! Yeniden doğduğu o anı, alevlerin içinden süzülüşünü zihnimden atamıyordum. Kendi ordumun bizi savaş meydanında bırakıp kaçışını ne unutabiliyor ne de kendime yedirebiliyordum. Onca savaşa katılmış, onca kan dökmüştüm; hiçbirinde böylesine bir acziyetle geri çekilmek zorunda kalmamıştım. Ama o gün... O gün sadece ordum değil, ruhumun bir parçası dediğim Gölge bile beni sırtımdan bıçaklamıştı. Yıllardır gökyüzünü beraber titrettiğim ejderhamın, o kızın alevleri karşısında kanat çırpışındaki o tereddüdü unutamıyordum. Benim emrimle ölüme uçan devasa yaratık, Anka’nın o lanet olası ışığını gördüğünde bizi savaş alanının ortasında, o cehennemin içinde yapayalnız bırakıp gitmişti. Bir ejderhanın korkusu, bir hükümdarın sonunun başlangıcıydı. Halkım bunu görmüştü; en sadık silahımın bile benden yüz çevirdiğine tanık olmuşlardı. Yumruğumu mermere bir kez daha vurdum, bu kez kemiklerimin sızladığını hissettim. Gölge’nin gidişiyle içimde açılan o boşluğu hiçbir zafer dolduramıyordu. O kız sadece tahtımı değil, ejderhamın sadakatini de çalmıştı. Şimdi o kanlı kılıcı, o küstah kuleye gönderecektim. Eğer o bir tanrıçaysa, ben de o tanrıçayı kendi kanında boğacak olan cellattım. ——— Taht odasına doğru adımlarken annemi gördüm. Şatafatlı kraliçe kıyafetinin eteklerini asil bir hareketle geriye iterek bana doğru yaklaştı. “Omuzundaki yaraya bakmama izin ver,” dediğinde sesi, gizleyemediği bir endişeyle titriyordu. Sessizce başımı salladım ve yüzyıllardır atalarımın hüküm sürdüğü o soğuk tahta doğru yürüdüm. Yerime oturduğumda annem hemen önümde durdu. Kıyafetimi omzumdan aşağı sıyırırken, yüzüm istemsizce acıyla buruştu. Yarayı sardığımız bez tamamen kana bulanmıştı. Annem bezi kaldırıp y…

Bölümün tamamını WritePad'de oku