8. ŞİFA
Yazar: Ada F.

Zile basmamla beraber kapıyı Serhat açtı. "Hoşgeldin." Başımı sallamakla yetinerek içeri girdim. Kapıyı arkamdan kapattığında "Niye gideceğini söylemedin?" Salona giderken yanıtladım. "Yorgunluktan anam ağlamıştı. Tatlıyı bile ikram edememişim sence stajı söylememem normal değil mi?" Koltuğa kendimi fırlatıp gelişigüzel bir şekilde bacaklarımı açarak kıro erkek edasıyla oturdum. Karşımdaki koltuğa otururken güldü. "Niye güldün?" "Kızım sen sikli bayan mısın o nasıl oturuş?" Diye sordu gülerek. "Evet. Ortaokul ve lisede beni sikli bayan olarak anıyorlardı." "Ne yapıyordun ki?" Diye sordu şaşırarak. Anlık düşündüm. "Hiçbir şey. Sadece küfür ede ede konuyordum o kadar. Hatta o zamanlar sesim kalındı. Bir keresinde PUBG girdiğimde beni erkek zannetmişlerdi. Neymiş ses değişirme programı kullanmışım. Götüm!" Dedim sinirle. "Güzelim niye o kadar küfur ediyordun ki?" "Bilmiyorum. Genetik galiba. Benim ailem çok söver. Dedemden tut, abime kadar. Abimden de bana geçmiş işte. 8. Yaşında ilk defa sövmüştüm sonra 7. Sınıfa kadar hiç sövmedim. Anlayacağın 7. Sınıftan beri ben sikli bayan adlı olan şeyim." "Bu güzel olduğun gerçeğini değiştirmiyor." Gülümsemekle yetindim. Yavşak ama tatlıydı. Yengemle konuşmuştum ve bir gün daha burada kalma kararı almıştım. Çünkü annesi ve dul kardeşi onda bir gece daha kalacaklardı. Bana da extra Yaren'in yanında kalmak düşüyordu. Yaren için bu durum sorun değildi. Çünkü Yaren benimle vakit geçirmek için can atıyordu. Mahalleye ilk taşındığımızda ilk birbirimizle tanışmıştık ve o gün bugündür kardeşim diyebileceğim insanlardan olmuştu. Kardeşim dediğin Yaren dışındaki insanlardan yalnızca ikisiyle görüşüyordum. O da birisiyle çoğu zaman diğeriyle de ayda bir görüşüyordum. Dediğim gibi. Onlar bana göre kardeşim olabilecek kapasitedeydiler ama ben onlara göre değildim. Benim önceliğim onlar olurken onların önceliği hep başkaları olurdu. "Bu akşam yemek pişirmesek?" Diye sordu Serhat. "Niye? Ne yiyeceğiz?" "Dışarıdan söyleyelim. Olmaz mı?" "Bana olur da Yaren'e de sor. O belki istemeyebilir." Alayka güldü. "Yaren ve fast food istememek? Bu imkansız." "Diyorsun?" "Yani. Tanıyorum malımı." "Anladım." Diye mırıldandım. Sonra aniden için kuşkulandı. Anlık bir dürtüyle sordum. "Benden sakladığın birşey var mı?" Anlık duraksadı. "Var," diye itiraf etti. "Anlatacak mısın?" "Şimdi değil, vakti değil." Dedi gözlerini kaçırarak. Kriz geçirdiğini bilmemi istemiyordu demek ki. Ama kriz geçirmesi onun illeti bırakmaya başladığının bir işaretiydi. Böylesine olumlu bir şeyi benden saklamasına kızdım içten içe. Neden sakladığını anlayamıyordum. "Peki." Dedim zorlamayarak. Onu da anlamak lazımdı. Psikolojisi kötüydü sonuçta. Fazla yüklenmemek gerekirdi. "Böylesine salak bir düşünceye kapılmana inanamıyorum!" Dedim birden sitem ederek. "Ne?" Diye sordu şaşkınca. Ayağa kalkıp yanıma gittim, oturdum. "'Sendeki yerimi anladım' derken neyden bahsettin? Ne anladın?" Ne anladın Yurdagül, ne anladın? Yutkundu. "Yengen 'önemli şeyleri kontrol ediyor' dediğinde ve benim mesajlarıma bakmadığını gördüğümde kendimi hala samimi kefesine sokamadığımı zannettim. Bir de dün gece soğuk yaptın ya. Dedim herhalde bu kız beni sevmiyor. Anlık üzüldüm işte." Kendini uzun uzun açıklamasına karşı gülümsedim. Tatlı adamdı vesselam. "Dün gece soğuk yapmam sana kırgın olduğum içindi." Aniden yüzüm düştü. "Sana trip atayım derken seni kırdığımın farkında değildim. Özür dilerim." Dedim samimi bir tavırla gözlerine bakarken. "Kırılmadım. Sadece o düşünceye kapıldığım için biraz üzüldüm, hepsi bu." Cevap vermedim. Aklıma attığı mesaj sayısı ve aramalar gelince sordum. "Sen beni niye o kadar aradın?" Sonra gülerek "Hayır aklına hiç mi gelmedi okula ya da staja gideceğim ihtimali?" "Geldi. Ama sonra bana haber verirsin diye düşündüm. Onun dışında aklımdan türlü düşünce geçti." Dedi iç çekerek. Kız Nehir bu adam harbi aşık İç sesime kulak vermedim. Söyledikleri, benim için endişelendiğine dair işaret miydi? Bu düşünce kalbimin hızlanmasına sebep olurken kolt…