5. ŞİFA
Yazar: Ada F.

Marketteydik ve benim aldığım ilk şey 2 kutu süttü. "Önce eve lazım olanları alalım." Dedim reyonlara bakarak. "Tamam o zaman. Makarna, pirinç, bulgur ve mercimek alalım." Hemen o reyonlara gidip dediklerini aldım ve yanına gidip elimdeki paketleri market arabasının içine koydum. "Başka ne lazım?" Diye sordum. "Sen ne istiyorsan o." Ama böyle demeye devam ederse harbi iflas ettiririm ben ona. "Deme şunu! İflas ettiririm seni bak!" Dedim düşüncelerimi dile getirerek. Güldü. "Ettir. Boynum kıldan ince." "Emin misin?" Başıyla onayladığında ilk gittiğim reyon cici bebe reyonuydu. Evet, çocukluğumdan beri bıkmadan yediğim nadir tatlardsn biriydi cici bebe bisküvisi. Bir paket cici bebe bisküvisi aldım. Gözlerim Serhat'a kaydı. Aslında fiziği güzeldi ama bağımlı olmasının verdiği etkiyle az yemek yiyordu. Onu düşünerek bir paket çikolatalı yulaf aldım. Sade yulaf yemeyi sevmiyordu. Tadının buğday gibi olduğundan yakınıyordu. Bu yüzden çikolatalı almıştım. Elimdeki paketleri arabaya koydum. Sonra abur cubur reyonuna yürüdüm. Akşam yemekten sonra sufle veya browni yapmayı düşünüyordum. Bu yüzden parmaklarımın ucunda yükselerek reyonun üst kısmından 3 paket kalıp çikolata aldım. Pasta malzemeleri reyonuna geldiğimde kabartma tozu, vanilya ve pudra şekeri aldım. Elimdeki paketler çoğalınca arabaya koydum. Gözlerim kakao reyonunu aradı. Bulamayınca kaşlarımı çattım. Kesin gözümün önündeydi ama ben görmüyordum. "Ne arıyorsun?" Diye sordu Serhat. "Kakao paketlerini görebiliyor musun?" Diye sordum ona dönerek. "Orada." Diyerek işaret parmağıyla üst rafı işaret etti. Parmaklarımın ucunda yükselerek bir paket almaya çalıştım ama yapamadım. Şansımı deneme amaçlı birkez daha yükseldiğimde arkamdan damarlı bir el, almaya çalıştığım kakao paketini aldı. Şaşkınca kafamı çevirdiğimde görmeyi beklediğim şey Serhat ile burun buruna gelmemiz değildi. Kesinlikle değildi. "Niye can çekişiyorsun? Söylesene bana!" Diye sitem ederek çekildiğinde parmaklarımın ucunda yükselmeyi bırakacaktım ki dengemi kaybedip geriye doğru sendeledim. Tam düşeceğim sırada belime dolanan damarlı kolları buna engel oldu. Hint dizisi mi çekiyoz bu ne romantiklik amk. Güzel anlarımım katilisin iç ses... Ben belimdeki ellerinin şokuyla onun gözlerine, o ise incinmemden korkar gibi bana endişeyle bakıyordu. Gözleri dudaklarıma kaydığında istemsizce bende onunkilere bakarak yutkundum. "Püü, gençlerde edep kalmamış! Yazık!" Diyen bir teyzeyi duyduğumuzda elektrik çarpmışçasına birbirimizden ayrıldık. "Teyze!" Dedim telaşla. "Düşündüğün gibi bir şey yok! Düşüyordum, kurtard-" "Tam olarak düşündüğün gibi teyzecim ve bu sizi hiç ilgilendirmez! Başkalarının edeplerini sorgulayacak en son insan bile değilsiniz!" Diye sertçe çıkıştı Serhat. Ben Serhat'a hayretle bakarken teyze cıkcıklayarak "Terbiyesiz!" Dedi ve bizim olduğumuz reyondan uzaklaştı. Serhat bana baktığında yutkunarak gözlerimi kaçırdım. Az önce ne yaşandı amk O elindeki paketi arabaya koyarken "O nasıl kol, o nasıl el, o nasıl ses anasını satayım..." Diye mırıldandım. Duymadı. Duymasın zaten amk ego yığını iki saat kendini överdi Sövmesene iç ses. Ayrıca takıldığın şeyi sikeyim o kadar şey yaşandı tek takıldığın şey bu mu aq Derin bir nefes aldım ve içimden sabır çekerek tekrar abur cubur reyonuna geldim. Kendime vişneli, Yaren ve Serhat'a çikolatalı popkek aldım. Onları da arabaya attıktan sonra durdum. Gözüme büyük marketin en sevdiğim yeri takılmıştı. Kitap bölümü... "İflas ettiririm dediğin bu mu güzelim?" Diye sordu Serhat alayla aldığım ürün sayısını kastederek. Ona sinsi bir bakış attım. "Bu daha başlangıçtı. İflas ettirmemi istemiyorsan şimdiden söyle yoksa sonucuna karışmam." Dedim. "Ettir dedim, Karadeniz gözlü. İflas ettir beni." "Eyvallah, benden günah gitti." Diyerek kitap bölümüne ilerledim. Öncelik olarak Kardeşimin Koruyucusu ve Çalıkuşu adlı romanları aldım elime. Sonrasında okumak istediğim birkaç Wattpad romanını aldım. Yaren'e ayıp olmasın diye onun da okumayı en çok istediği Bu Defa Prenses Kendini Kur…