AŞKŞİFA | YARI TEXTİNG

13. ŞİFA

Yazar:

AŞKŞİFA | YARI TEXTİNG - Ada F. kitap kapağı
AŞKŞİFA | YARI TEXTİNG kitap kapağı

Kitapçılarda hep aynı koku vardır. Eski sayfalar, hafif toz, ders çalışan öğrencilerin içtikleri kahvelerin kokuları... Şuan bulunduğumuz kitap rafının önü de aynen bu kokuların birleşimiydi. Bugün bu kokuya bir şey daha karıştı. Heyecan. Başımı kaldırdığımda onu gördüm. Karşımda duruyordu. Elinde gördüğüm şeyle gözlerim şaşkınlıkla açıldı. Hasiktir... Elinde bir kitap buketi vardı. Kahverengimsi tonlarda bir kağıda sarılmış birkaç kitap, kitapların aralarındaki boşluklarda minik, beyaz kuru papatyalar, kitapların köşe kenar kısımlarında ise mavi süs kelebekler vardı. Benim her zaman hayalimdi bir çiçek, bir kelebek, bir kitap buketi. Bu hayalimden Yaren'e bahsetmiştim bir keresinde. Serhat'ın normalde haberi yoktu. Muhtemelen Yaren söylemişti ama bir önemi yoktu. O bana kelebekli çiçek detaylı bir kitap buketi hediye ediyordu. Bundan daha güzel birşey olamazdı. "Motorcu..." dedim kısık bir sesle. "Gerçekten mi?" Gülümsedi. İçtenlikle, aşıkmış gibi... Hayır, düzeltiyorum. Bana meftunmuş gibi... "Gerçekten," dedi. "Çünkü sen rastgele biri değilsin." Kalbim... saçma bir şekilde yumuşadı. Yaklaştı ve aramızdaki mesafeyi yalnızca bir adıma indirdi. "Nehir," dedi adımı yavaşça. Adımı bu kadar sakin söylemesi içimi titretti. "Senin yanında... ilk defa birşeylerden kaçmak istemiyorum." Birşeylerden kastı gerçeklerdi. Bunu gözlerinden okuyabiliyordum. Boğazım düğümlendi. Serhat gerçeklerden kaçmayı bilen biriydi. Sessizce uzaklaşmayı, içine kapanmayı, kendini saklamayı çok iyi biliyordu. Serhat kendini açmadığı sürece onu asla anlayamazdınız. Ve Serhat kendini kolay kolay herkese açmazdı. Ama şimdi gözlerimin içine bakıyordu, saklanmadan. "Ben seni düzeltmem," dedi. "Yaralarını silemem. Hiçbir yara silinmez, izleri kalır. Ama onları gördüğüm halde yanından gitmem. Yaralarını silemem ama unutturmaya çalışırım." İşte şimdi kalbim gerçekten teslim oldu. Ailem, geçmişim, korkularım... hepsi bir an sustu. Çünkü biri ilk defa yaralarımı temizlemek istercesine bana bakıyordu. Beni yaramla yargılamadan... "Elimdeki not..." dedim fısıldayarak. "Ciddi misin? Aşkın şifasını bulabilir miyiz?" "Hayatımda ilk defa bu kadar ciddiyim." Gözlerim doldu ama ağlamadım. Bu bir acı anı değildi. Bu... güzel bir andı. "Peki," dedim yavaşça. "Beni yarı yolda bırakmayacağına söz veriyor musun?" Hiç tereddüt etmedi. "Yanında yürümeye söz veriyorum." Büyük laflar değildi belki de.. Ama gerçekti. Elini uzattı. Parmaklarım onunkilere değdiği anda içimde bir sıcaklık yayıldı. Yakıcı değildi bu defa. Sakin, güvenliydi. Sığınmak istediğim bir liman gibiydi. Elimi tuttuğunda başparmağı hafifçe elimi okşadı. O kadar küçük bir hareketti ki... ama kalbim o an tamamen ona doğru döndü. Bir insan bir insanın en ufacık bir hareketine bile düşer miydi, erir miydi? Aşıksa evet... Aklıma dünki öpüşmemiz geldi bir an sebepsizce. Kalbim hızlanmaya başladı. Yutkundum ve utancımı bastırmaya çalıştım. "Sergavat..." dedim hafifçe gülümseyerek. "Bu kitap buketini saklayacağım. Çünkü..." "Çünkü?" "Çünkü bir gün korkarsam eğer... Aklıma senin bu mektup tarzı notun, çıkma teklifin ve ince düşünceli hediyen gelecek. Sen geleceksin. Ve ben senin düşüncenle sakinleşeceğim." Gözleri yumuşadı. "Korktuğun an elini sol göğsünün üstüne, kalbine koy. Daima senin kalbinde atıyor olacağım, daima benim kalbimde atıyor olacaksın. Daima, senin yanında olacağım." dedi. Ve ben o an anladım... Şifa bazen büyük mucizeler değildir. Bazen birinin sana, sanki gitmeyecekmiş gibi bakmasıdır. Umarım hep yanımda olursun Serhat. ***** Eve nasıl geldiğimi bile zor hatırlıyordum. Motorla değil, taksiyle gelmiştim çünkü üç kişi bir motora sığamazdık. Üç kişi bir motora sığsanız hem trafikten men edilir, hem trafik cezasını sergavatın götüne sokmuş olurdunuz. İç sesime göz devirip kapı zilini çaldım ve elimdeki kitap buketine baktım. İnsan kitaplara bu kadar anlam yükler mi? Ya da kelebeklere? Çiçeklere? Yüklüyormuş demek ki. Kapı açıldığında karşımda yengemi gördüm. Bana gülümseyerek bakarken bakışları elime döndüğ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku