Aşkın Tablosu

Kaderin çizdiği yol

Yazar:

Aşkın Tablosu – Ecrin kitap kapağı
Aşkın Tablosu – Ecrin kitap kapağı

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Asla durulmayan, dinmeyen, bir saniye dahi olsa rahat nefes alamadığım bir hayatım vardı. On yaşımdan beri kendimi bitmek bilmeyen olaylı döngülerin içinde buluyordum ve bugün de o günlerden birisiydi. Hala geçirdiğim buhranı, içimi buza çeviren yüzüğü, Ahmet’in karşıma geçip bana sunduğu bahanelerini atlatamamışken şimdi üzerimden ikinci bir dalga daha geçiyordu ve bende içinde savrulmak zorunda kalıyordum. Anlaşmalı evlilik. Evlilik. Daha iki hafta önce soğuduğum bu kelime şimdi beni hedef almıştı üstelik hiç beklemediğim bir yerden. ,,Kızım hazırlandın mı? Hadi ama geç kalacağız.’’ Sabah erkenden uyandırılmıştım, hazırladığımız kahvaltıda ben anca iki lokma yiyebilmiştim ve annemle babam ben odadayken hazır vaziyette eve gelmişlerdi, şimdi de beni hazırlanmam için acele ettiriyorlardı. Her şeyi olabildiğince yavaş yapmaya çalıştım çünkü ne ayaklarım gitmemi istiyordu ne de benliğim. ,,Geliyorum anne!’’ oysa daha üstümü bile değişmemiştim. ,,Kız var ya tam rüyalarımdan bir an yaşıyorsun.’’ Gamze yine her zamanki gibi durumu yumuşatmaya çalışıyordu çünkü içimdeki fırtınayı bir tek o duyuyordu. Gamze konuşmasının hemen ardından giysi dolabının kapaklarını açtı, ben ise öylece ayakta, onun yakınında duruyordum. ,,Elbise mi istersin tişört mü?’’ annemle babama kalsa beni muhtemelen gelin topuzu ve yüzümdeki renklerin yoğunluğuyla gönderirlerdi görüşmeye. Elbise bile giymek istemediğim bir anda olduğumdan beyaz bir tişört ve altıma mavi bir kot pantolon istemiştim gamzeden. Gamze bana yardımcı olduktan sonra saçlarımı doğal kıvırcık haliyle açık bıraktı. ,,Makyaj yapayım mı? Çok güzel olursun.’’ Alaylı bir tavırla hafifçe güldüm. ,,Ne oldu Gamze sende mi meraklısın beni evlendirmeye?’’ gamzenin iç çekişini duyduktan hemen sonra ellerimdeki sıcaklığı hissettim. ,,Işık deme şöyle, benim de içime sinmiyor bu durum ama elimizden bir şey gelmiyor ki.’’ Zaten ne zaman elimizden bir şey gelmişti ki? Benim için ne zaman bir şeyler yolunda gitmişti ve ben bir şeylere mecbur kalmayarak yaşamıştım ki? Sanki hayata kaderimin esiri olmak için doğmuştum, kimsenin elinden bir şeyin gelmediği bir vaka olmak için. ,,hem küçücük bir umut bile olsa bu ortaklık sayesinde tekrar görebilirsin Işık, inan bana ne yapıyorsam daha doğrusu ne yapılıyorsa senin için yapılıyor. Elbette daha tanımadığın hatta adını bile bilmediğin bir çocukla evlenmeni istemem ama tekrar görmeni istiyorum Işık. Çizdiğin resimleri görmeni istiyorum, elinde tuttuğun fırçanı ve her yere bulaştırdığın renkleri görmeni istiyorum, her sabah uyandığında yüzüne vuran güneşin ışığını görmeni istiyorum, yürüdüğün yolu görmeni ve elinde tuttuğun hatta adında tuttuğun ışığı gör istiyorum.’’ Ben de istiyordum. Hem de hiç istemediğim kadar. Söylediği her söz ruhuma, kalbime, benliğime işledi sanki. Her cümlesinde kalbimi yakıp geçen bir sıvı aktı, daha da acıdı, canımı yaktı. Canımın yanışı ise toparlanmakta güçlük çeken kalbimin keskin parçalarıyla birleşti, gözlerimden aktı her bir parçası. Hiçbir şey söylemek istemeyerek ellerimi gamzenin ellerinden uzaklaştırıp ona sıkıca sarıldığımda sırtımı sıvazlayarak bana karşılık verdi. ,,Ağlama güzelim, geçecek hepsi söz veriyorum.’’ Geçecek miydi sahiden, ne zaman geçecekti? Çok sürmüştü geçmesi. ,,Canım çok acıyor Gamze, çok acıyor. Ben onu bile hala unutamamışken, kalbimden atamamışken şimdi bir başkasıyla sırf gözlerim açılsın diye nasıl evleneceğim? Aklımda da kalbimde de o varken istemediğim bir insanla nasıl aynı yola adım atacağım? Çok çaresiz hissediyorum.’’ İlk defa, içime gömdüğüm her bir cümleyi ve her bir kırığı iki hafta sonra ilk defa bu kadar yoğun dile getirmiştim. İçimi yakan alev o kadar büyüktü ki artık kül olmuş bedenimde ve ruhumda yer kalmamıştı. Gamze bir süre sırtımı sıvazlayıp saçlarımı okşayarak beni teselli etti, en azından denedi. Beni kendisinden uzaklaştırdığında ise gözlerimden akan yaşları sildi parmaklarıyla. ,,Hiçbir şeye mecbur değilsin Işık, kendini hiçbir şeye zorlamak zorunda değilsin ama ar…

Bölümün tamamını WritePad'de oku