AŞKIN SKORU

GİRİŞ

Yazar:

AŞKIN SKORU - thenightandmoon kitap kapağı
AŞKIN SKORU kitap kapağı

Selamlarr,uzun bir aradan sonra ben geldimm Özleştik,buluşalım dedim ve kendimi burada buldum canimm Nasılsınız?? Futbol ve bilhassa Fenerbahçe kurgumuz ile geldim Desteklerinizi esirgemeyin olur mu,beğeni yorumm Hayat akmıyor,neyse çok konuşmayayım bölümü bırakıp kaçayımm ❤️❤️ İyi okumalarr,yorumlarda buluşalımm ❤️❤️ Bölüm Şarkısı:Sena Şener-Bak Bana ****************** İsimlerin bedenlerimizde bize bir hayat biçtiğinden söz ederdi büyükler ya da belki onlar da öyle olmasını umardı.” Aman ha ismi güzel olsun,şansızlık getirmesin. ”derlerdi. Asıl şansızlığın kendileri olduğunu bile bile hemde. Şansızlık ya da şansa sahip olmak kime göre belirleniyordu? Benim şansımın bana göre belirlenmediği kesindi yoksa yaşamak için bu şehri seçmezdim. Ve her daim kurallarla dolu bir hayatı seçmezdim.Ben kendi hayatımı seçmezdim. Büyükler böyle konuşarak bize şans mı veriyorlardı? Yoksa tüm şansımızı alıyorlar mıydı? Biz şansımızı,hayatımızı kendimiz mi şekillendiriyorduk?Sanki mış gibi yapıyorduk. Şanslıymış gibi Mutluymuş gibi Seviyormuş gibi Seviliyormuşuz gibi … Bunun cevabı koca bir hayır çünkü şans bize değil,bizi dünyayı getiren aileye veriliyor.İsimlerimizi bile onlar belirlermiyor mu zaten,alın işte size işte bunun güçlü bir kanıtı. İsmimiz onların bize verdiği hayat olmuyor mu? Ben Dilek, Esin Dilek Dağdelen. Adımdan önce soyadımın duyulacağı ortamda doğmuş ve büyümüştüm. Halbuki ben adımla duyulabilmeyi tercih ederdim.Çünkü adımı seviyordum.Her ne kadar anlamıyla uzaktan yakından bir ilişkim olmasa da seviyordum işte. Çünkü adımın her zaman soyadımdan önce gelmesi taraftarıydım. Esin’in iki anlamı vardı.İlki: sabahları esen hafif yel, sabah yeli. İkincisi ise : Herhangi bir nedenle içe doğan güzel duygu ya da düşünce, yaratıcı içe doğuş. Dilek ise:dileme,arzu etme ve isteme anlamlarına gelirdi. Ben sanırım Dilek olmayı daha çok seviyordum.Sanırım diyorum çünkü babamın onay vermediği herhangi bir düşünceyi sadece sanardım.Emin olamıyordum. Hayatım mesleğim dışında arzularımla ilerlememişti.Babam ne derse “ Tamam baba,yaparım baba. ”deyip yapmıştım.Büyüğümdü evet,kötülüğümü istemezdi buna da evet ama kendi kararlarımla bir yol çizebilecekken hep babamın ağzından çıkacak iki kelimeye ya da kaşlarının hareketine bakardım. Uzun lafın kısası hep onay almaya ihtiyacım olacak şekilde yetiştirilmiştim. Hangi noktada patlayacağımı bilemiyordum,ama elbet bir yerde patlayacaktım. Neden bu kadar kanıtlarla konuştuğum sorgulanacaktır,şimdi psikolog Esin Dilek Dağdelen ile tanışıyorsunuz.İstanbul Üniversitesin’de psikoloji eğitimimi bölüm birinciliğiyle tamamladım,ne kadar mükemmeliyetçi yetiştirildiğimi bu noktadan anlayabilirsiniz. Ve fark ettiniz,karşımda tek bir insan olduğunu bilsem de sen anlayabilirsin diyemem.Siz anlayabilirsiniz derim. Ve hep siz dememin diğer bir sebebi de ünlü kliniklere bir süre sürekli mail yoluyla cv’mi atmış olmam. Babam her ne kadar onun yardımıyla tanınmış bir yerde mesleğime başlayabileceğimi söylese de ,kendi emeğimle işimin başına geçmek istedim. Gerekirse reddedilmeliydim ama sonucunda kendim çabalamalıydım. İstanbul’da yaşamamın tek kaldırabilir sebebi evimin Fenerbahçe’de oluşuydu. Ailem İstanbul’un başka bir ilçesinde yaşıyordu ama meslek hayatına atıldıktan sonra kendi evimi tutmak istemiştim.Büyük bir ev değildi,1+1 bir evdi ama beni huzurlu hissettiriyordu.Bana yetiyordu.Ayaklarımın üstünde durabildiğimi hatırlatıyordu ve bu hissi hiçbir şeyle değişemezdim. Evimin bulunduğu konumdan anlaşılacağı üzere fanatik Fenerbahçeliyim.İşim olmadığı sürece her maça gitmeye çalışırdım.Gerekirse dünyanın bir ucunda olsun,maça gidebilmek için işlerimi günler öncesinden hallederdim.Bu özelliğim üniversite mezuniyetinden sonra ortaya çıkmıştı,çünkü artık kararlarımda biraz daha özgürdüm.Danışanlarım fanatikliğimi bilirdi ve iş arkadaşlarım kaybettiğimiz maçlardan sonra benimle uğraşmazdı.Tersimin pis olduğu klinik tarafından bilinirdi. Klinik demişken,ünlü bir klinikte çalışıyorum.Adını şimdi söylemeyeceğim çünkü bund…

Bölümün tamamını WritePad'de oku