Bölüm 9: Küllerden Doğan
Yazar: Nur

Gece, yalının koridorlarında yankılanan sessizlikle sona ermişti. Ancak günün ilk ışıkları odaya sızdığında, Alara için hiçbir şey eskisi gibi değildi. Yatağın bir köşesinde oturmuş, pencereden İstanbul’un sisli sabahına bakarken, Devran’ın ona bıraktığı o belirsizlik hissinin yerini daha derin bir kaos almıştı. Devran, kapı eşiğinde durmuş, bir süredir onu izliyordu. Üzerinde sadece siyah pantolonu vardı ve o her zamanki otoriter duruşu, yerini daha savunmasız, daha karmaşık bir ifadeye bırakmıştı. Gece yaşananlar, aralarındaki o "ince çizgi"yi tamamen yok etmişti ama şimdi, gün ışığında her şey çok daha gerçek ve çok daha tehlikeli görünüyordu. "Düşüncelerine ortak olmamı ister misin?" dedi Devran, sesi bir önceki gecenin o yoğunluğundan arınmış, ancak yine de baskınlığını koruyordu. Alara ona döndü. Bakışlarında bir teslimiyet değil, bir sorgulama vardı. "Düşüncelerim artık senin kontrolünde değil, Devran," dedi, sesi hafifçe titrese de kararlıydı. "Dün geceki o 'avcı ve av' oyununun artık geçerli olmadığını ikimiz de biliyoruz. Oyun bitti." Devran bir adım öne çıktı, ancak bu kez Alara geri çekilmedi. Adamın gözlerindeki o kehribar rengi ışıltı, Alara’nın üzerinde bir alev gibi dans ediyordu. Devran, elini hafifçe Alara’nın saçlarına attı; bu hareket, dün geceki tutkunun bir yansıması gibiydi. "Oyunun bittiğini düşünüyorsan yanılıyorsun," diye fısıldadı Devran, yüzü Alara’nınkine tehlikeli derecede yaklaşmıştı. "Oyun bitti, Alara. Şimdi gerçek hayat başlıyor. Ve inan bana, bu, bir avcının kurduğu en tehlikeli tuzak olacak." Alara, Devran’ın ona sunduğu bu yeni ve karanlık dünyanın içine çekilirken, aslında kendi özgürlüğünü mi yoksa tutsaklığını mı seçtiğini bilmiyordu. Bölüm notu: 9. bölüm, ilişkinin "oyun" evresinden çıkıp daha karmaşık, psikolojik bir boyuta taşındığı bir dönüm noktası oldu. Devran artık sadece bir kontrolcü değil, duygusal olarak da Alara’ya saplantılı hale gelmeye başladı.