Bölüm 7: Maskelerin Düşüşü
Yazar: Nur

Devran, Alara'nın arkasından bakarken içindeki o tanıdık huzursuzluğu ilk kez anlamlandıramıyordu. Alara'nın ona meydan okuyan duruşu, sadece bir başkaldırı değil, aynı zamanda aralarındaki "güç savaşı"nın yeni bir evreye girdiğinin işaretiydi. Alara ise odadan çıktığında soluk soluğaydı. Koridorun loş ışığında, kendine aynada baktı. Karşısındaki kadın artık korkak bir "kafesteki kuş" değildi. Devran'ın avı olma fikri artık yerini, avcının zihnine sızma isteğine bırakmıştı. Ertesi gün, Devran ofisinde Alara'yı beklerken masasının üzerinde duran belgeleri incelemiyordu. Düşünceleri, dün gece Alara'nın söylediği o cümlelerde takılı kalmıştı: “Zaafın bizzat kendisiyim.” Bu, onun gibi kontrolün her zaman kendisinde olduğunu düşünen bir adam için kabul edilemez bir riskti. Alara kapıyı tıklatmadan içeri girdiğinde, odadaki hava yeniden değişti. Devran ayağa kalktı; aralarındaki gerilim, sanki bir telin kopma anındaki sessizlik gibiydi. "Oyunun kuralları değişti, Devran," dedi Alara, sesindeki kararlılığı gizleme gereği duymadan. "Artık sadece senin istediğin kadar oynamayacağım." Devran, Alara'ya doğru bir adım atarak aralarındaki mesafeyi kapattı. Gözlerinde, daha önce hiç görmediği bir ifade vardı; bu öfke değildi, belki de ilk kez hissettiği o tehlikeli merak duygusuydu. "O zaman," dedi Devran kısık bir sesle, "bana bu oyunun nasıl biteceğini göster." Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. İkisi de bu karmaşık dansın içinde birbirlerini yok mu edeceklerdi, yoksa bu karanlık bağ onları hiç tahmin etmedikleri bir sona mı götürecekti?